Yine, Yeni, Yeniden

 

 

 

 

Thomas Tuchel’in Chelsea’nin başına gelmesi üzerinden çok fazla bir zaman geçmedi, fakat Alman teknik adamın formasyon üzerinde yaptığı birkaç değişiklik Mavilere oldukça iyi gelmişe benziyor. Nitekim alınan skorlar da bunu destekler nitelikte.

Bu değişikliklerden en belirgin olanı, şüphesiz ki savunma hattının üçlü hale gelmesi ve Kaptan Cesar Azpilicueta’nın onu seyretmeye alıştığımız ve kariyerinin en verimli dönemini geçirdiği stoper hattına geri dönmesiydi. 31 yaşındaki deneyimli ismin yıllardır deneyimlediğimiz lider karakteri ve savunmada ki sakinleştirici etkisi Chelsea’ye oldukça yaramışa benziyor.

 

Frank Lampard dçrtlü olarak kurguladığı savunma hattının bek pozisyonlarında Reece James ve Ben Chilwell, savunma göbeğinde Thiago Silva, Rudiger, Kurt Zouma ve Andreas Christensen gibi isimlere şans verdiği için bu dönemde 19 Lig maçının sadece 7 sinde forma şansı bulan İspanyol isim, Tuchel döneminde tıpkı Antonio Conte ile geçirdiği dönem de olduğu gibi oldukça verimli bir performans sergiliyor ki bu performans benim gibi üçlü savunma aşıklarının özlediği cinsten.

2012 yılında Mavilere katıldığı zamandan bu yana 8 farklı teknik adamla çalışan Azpi, 190 lig maçının sadece dört tanesini kaçırdı ve iki kez Avrupa Ligi ve Premier Lig ve bir kez de FA Kupası kazanılmasında en kilit isimlerden biri oldu.

 

 

 

Hiç kuşkusuz ki Lampard’ın en büyük hatası hem saha içinde hem de saha çok büyük bir figür ve İngiltere futbolunun son yıllarda gördüğü en büyük savunmacılardan biri olan Cesar Azpilicueta’yı efektif bir şekilde kullanamamak oldu ve yaptığı bu hata onun da sonunu getirdi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir