Yeni Bir Ülke: Hırvat Futbolunun Yakın Tarihi PART 2

 

PART 1’IN LINKI: http://dislokasyon922.com/damalar-savas-ve-kotu-mavi-cocuklar-hirvat-futbolunun-yakin-tarihi-part-1/

Yazıya başlamadan önce ufak bir bilgi vermek isterim. Dinamo Zagreb dün 3-2 kazandığı maçın rovanşında Krasnodar’ı sahasında 1-0 yenerek Avrupa Ligi’nde Son 16 turuna kaldı. Turnuvadaki en yüksek istatistik oranına sahip olan Dinamo, Şampiyonlar Ligi 3.Ön Eleme turundan geldigi Avrupa Ligi’nde henüz yenilgi yüzü görmedi.

Dinamo Zagreb vs Krasnodar (1-0) | Europa League Highlights - The Global Herald

Ayrıca bu galibiyetle Prva HNL, 2021-22 ligler sıralamasinda Süper Lig’in 1 basamak önüne geçti. Türkiye insanının Doğu Avrupa veya Kuzey Avrupa takımı görünce nasıl küçümsediğini, dalga geçtiğini biliyoruz lakin Molde, Kopenhag, Dinamo Zagreb, Olympiakos, Kızılyıldız gibi takımlar şu an üç büyüklerden çok daha iyi bir durumda. Prva HNL bile kendisini her geçen gün geliştirip Avrupa’daki seviyesini yükseltirken bizim ligin hızla daha kötüye gitmesi üzücü maalesef. Umarım Anadolu insanı olarak artık durumu kabullenip gerekli dersleri çıkarır ve bu durumu düzeltmek icin çözüm ararız.

Neyse biz yazımıza dönelim. Dinamo Zagreb’in averaj takımı olmaktan çıkıp Avrupa’nın en iyi underdog takımlarından birine dönüşmesi sonraki partın konusu.

HAJDUK’UN DEĞİŞİMİ

Hajduci od partizana prešli u ustaše - Sputnjik Srbija

Önceki partta Maksimir İsyanı’ndan ve Dinamo Zagreb’in ayrılık sürecinde nasıl bir anlama geldiğini anlatmıştım. Aslında Maksimir’de ülke parçalanmamış, savaşa giden süreci başlatmıştı. Sırplar ve Hırvatlar arasında ipleri kopartan olay ise Hajduk’un mabedi Poljud’da yaşandı.

Dosya:Poljud panorama 2.jpg - Vikipedi

Önceki partta detaylıca anlattığım gibi II.Dünya Savaşı’nda direniş göseren Hajduk devrimden sonra Tito’nun takımı olmuştu. Lakin değişen ortam ve yükselen milliyetçilik akımı karşısında maalesef Hajduk’un bu kimliği de güncel kalamadı.

Tito’nun öldüğü gün Hajduk Split-Kızılyıldız maçı vardı. Tito’nun ölümü anons edilirken kol kola seramoniye çıkan iki takımın oyuncuları gözyaşlarına boğuluyordu. Tribündeki izleyicilerin de pek bir farkı yoktu onlardan. Sonunda maç ertelendi çünkü insanlar gerçekten çok kederliydi. Daha sonra görüntülerdeki oyuncuların çoğu kameranın bozuk olduğunu söyleyip ağladıklarını reddedecekti.

Hajduk Split - Crvena Zvezda 1:3 (1980.) - YouTube

Ancak Hajduk daha sonra geleneklerini hızla terk etmeye başladı. 1950 yılında kurulan ve o zamanki hükümetin böyle oluşumlardan çekinmesi sonucu kapanan Torcida Split tribünlere geri döndü ancak taraf aldığı kanat aynı bu olacaktı:

Ustase Hajduk Split - YouTube

Hjaduk’un devrimci durusunu bitiren olay ise Maksimir İsyanı’nın yaşandığı 1990 senesinin yaz tatilinde gerçekleşecekti. Taraftarlar yönetime büyük bir baskı yaptı. Hajduk Split logosunun tekrar değişmesini istiyorlardı. Sonunda Yugoslavya ve Sosyalizm’i temsil eden yıldız kalktı ve damalar geri geldi. Hajduk artık Yugoslav Partizanlarının değil Hırvatlar’ın takımıydı.

Podcast: Hajduk Split - Outside Write

1990-91 sezonuna yeni logosuyla giren Hajduk 26 Eylül 1990 tarihinde ezeli rakibi Partizan’ı ağırlıyordu. Dinamo Zagreb ve Kızılyıldız taraftarları arasında yaşananlar yüzünden maça deplasman yasağı kondu. İyi ki de kondu yoksa yaşanan olaylar daha kötüye gidecekti.

Mac güzel bir ortamla baslamış Torcida da iyi bir atmosfer yaratmıştı aslında.

MEMORIES: Hajduk Split - Partizan 26.09.1990

Lakin Partizan maci baştan sona kadar üstün götürüp 2-0 öne geçince ortam gerilmeye başladı. 57.dakikada taraftarlar sahaya girmeye başladı ve Partizanlı futbolculara linç girişiminde bulundu. BHD bayraklarıyla ortalığı yakıp yıküyordu Hajduk taraftarları. Lakin ülkedeki her şeyin bittiğini gösteren detay başka olacaktı. Bayrakların bulunduğu yerin kontrolünü ele geçiren Hajduk taraftarları Yugoslavya bayrağını indirip yaktı. BBB bile bu kadar ileri gitmemişti.

Torcida cephesinde değişen bir durum yok. Poljud’daki kale akrasında milliyetçi koreografilere imza atmaya, Sırplar’a sövmeye, konfederasyon bayrağı dalgalandırmaya, Anti-Komünist posterler açmaya devam ediyorlar. Buna rağmen takımlarına gösterdikleri sevgiyle Dalmaçya kıyılarında bir değer olarak kabul ediliyorlar

Hajduk Split Ultras (Torcida Split) - Best Moments - YouTube

Taraftarlar artık Stepjan Filipoviç gibi figürleri örnek almıyor. Hajduk taraftarlarının yeni yüzü Marko Perkovic namı diğer Thompson. Thompson, II.Dünya Savaşı döneminde Naziler tarafından Ustaşalar’a verilen ve Sırplarla Yahudileri katletmek için kullanılan en popüler silahlardan biriydi. Marko Perkoviç, İç Savaş döneminde ortaya çıkan milliyetçi rock grubu Thompson’un vokalisti. Faşist şarkıları yüzünden pek çok ülkede sahneye çıkması yasaklanan Thompson 2018 Dünya Kupası başarısından sonra yapılan kutlamalarda nasıl olduğu hala çözülemeyen bir şekilde sahneye çıkarıldı ve Hırvat futbolcularla birlikte milliyetçi şarkılarını söyledi. Domagoj Vida, Luka Modric gibi futbolcular bu şarkılara çoşkuyla eşlik etti. Bu durum dünya genelinde pek gündeme gelmezken Balkanlar içinde bir skandala neden oldu. Size bu başarının pek de sempatik olmadığını söylemiştim.

Thompson - Torcida razara sa sjevera (LIVE) - YouTube

Hatta solcu ve romantik gitarist Bilic’in bile Euro 2008’de takımıni gaza getirebilmek için yanına getirdiği akustik gitarla Thompson şarkıları çalıp söylediğine dair bir rivayet vardır.

Split şehri günümüzde Tudjman’ın kurduğu muhafazakar ve milliyetçi HDZ(Hırvat Demokratik Birliği)’nin en yüksek oy oranlarından birini çıkarıyor.

Bad Blue Boys’un da Torcida’dan pek bir farkı yok. Zagreb şehri Split’e göre biraz daha emekçi kesime sahip. Hırvatistan’ın başkenti Sosyal Demokratlar’ın kalesi olarak biliniyor. Bu yüzden Dinamo’nun genel taraftar kitlesi daha açık olsa da kale arkasındaki BBB pek çok Ustaşa’yı içinde barındırıyor. Geçen sezon Manchester City deplasmanında 3 kişi Nazi selamı verdiği için gözaltına alınmıştı mesela. Maksimir’deki kale arkasında sürekli beslenen ideoloji aynen bu:

Dinamo Zagreb and their Bad Blue Boys – National Icon or Fascist Relic? | In Search of Perfection

İki takımın taraftar grupları genellikle politik eylemlerden uzak durmaya ve takımlarını her şeyin üstünde tutmaya çalışıyor. Bu yüzden imza attıklari eylemler Delije ya da Grobari kadar bilinmiyor. Lakin iş milli maçlarda biraz farklılaşıyor. Bu ileriki partların konusudur.

BAŞKAN

Predsjednik Republike Hrvatske - Zoran Milanović

Franjo Tudjman. Hırvat bağımsızlık davasının önderi aynı zamanda Mostar başta olmak üzere Güney Bosna’daki katliamların sorumlularından. Yugoslavya’nın bölünmesine sebep olan aşırı milliyetçi politikacılardan ve Hırvatistan Cumhuriyeti’nin ilk cumhurbaşkanı. Ustaşalar tarafından Jasenovac’daki toplama kampında işlenen cinayetleri aslında Yahudiler’in yaptığını iddia edebilecek kadar fanatik bir Hırvat faşisti. Bizim aramızda ise daha çok Demirel’in yakın dostu olarak biliniyor.  Türkiye ile Hırvatistan arasındaki yakın ilişkilerin temelini atan Tudjman, Demirel tarafından devlet nişanı da almıştı. Hatta Tudjman öldüğünde diğer ülkelerin liderleri onun savaş suçlarını protesto etmek için gitmezken bir tek Süleyman Demirel, Hırvatistan’a ucmustu.

Tudjman, 14 Mayıs 1922 tarihinde Hrvatsko Zagorye’de fakir bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Liseyi okumak için Zagreb’e taşınan Tudjman’ın babası Styepan, Hrvatsko Zagorye’deki Antifaşist Hareketi’nin kurucularından birisidir. Ancak devrimden sonra yeni rejimi eleştirdiği için 1946 yılında Yugoslavya Gizli Polis Teşkilati tarafından öldürülmüştür. Partizan devrimi sırasında Tito’nun en yakın silah arkadaşlarından biri olan Tudjman orduda generalliğe kadar yükselmişti. Bir futbol cahili olduğu halde 1954 yılında ordunun takımı Partizan’a sekreter olarak girmiş, 1958 yılında kulübün başkanı olmuştu. Kulübün başında çok kısa bir süre kalan Tudjman’in yaptığı tek değişiklik kulübün sarı-lacivert olan renklerini siyah-beyaz yapmak olmuştu. Bu durum daha sonraki yıllarda Hırvatistan’da “Eski Partizan başkanı bize nasıl liderlik eder?” sorularını sordurturken Kızılyıldız taraftarları bu durumla ilgili ezeli rakipleriye hala dalga geçiyor.

Tudjman - Osnivač NK Partizai - Posts | Facebook

Tito ondan sıkılınca 1961 yılında üniformasini asıp Zagreb’e dönen Tudjman, Zagreb Üniversitesi’nde akademi kariyerine başladı. Burada 150 kadar tarih, modern milli tarih, askeri teori, uluslararası ilişkiler gibi konular hakkında makaleler yayınlayan Tudjman bölgesel savunma kavramını savunuyordu. Yazılarında Anti-Marksist ve milliyetçi öğeler bulunduran Tudjman yeni rejimin BHD döneminden dolayi Hırvat milletine suçluluk kompleksi aşılamasını da eleştirmişti. 1967 yılında emekli edilen Tudjman, Hırvat muhaliflerin gözaltına alınmaya başlandığı 1972 yılında yurtdışındaki Hırvat göçmenlerle ilişkide olma suçlamasıyla hapse girdi. Tito ona acıyınca sadece 2 yıl ceza aldı ve 9 ay yatıp çıktı. 1981 yılında coğulcu demokrasi hakkında raportajlar verdiği için tekrar tutuklanan Tudjman 1 yıl hapiste kaldıktan sonra sağlık problemlerinden ötürü serbest bırakıldı. 1984 yılında tedavisi bitince hapse tekrar alınan Tudjman sadece 3 ay sonra tahliye edildi.

Index of /pub/wikimedia/images/wikipedia/hr/5/52/

1989 yılında 67 yaşındayken bu sefer politika kariyerine başladı. Milosevic’in hegamonyacı Sırp milliyetçiliği karşısında Hırvatlar’ın tahrik olması onun için harika bir firsattı. Milletinin 900 yıl boyunca baskı altında yaşadığına inanan Tudjman, Hırvat Demokratik Birligi(HDZ) adında bir parti kurarak bağımsız bir devlet için ilk adımı attı. İlk olarak SFYC’nin bağımsız bir devletler konfederasyonu olması için Belgrad’daki meclise teklif veren Tudjman daha sonra çok partili seçimleri kazanarak Hırvatistan Sosyalist Cumhuriyeti’nin başkanı oldu. Hırvat topraklarındaki kurumları hızla yenilemeye ve özelleştirmeye başladı, polis kuvvetlerini silahlandırdı. Halka ulaşan ve büyük bir destek bulan Tudjman 1991 yılında referandum ilan etti. Halkın %94’ü bağımsızlık lehine oy kullanınca Yugoslavya Federal Ordusu, Hırvatistan’a girdi ve savaş başladı.

Croatian War of Independence - Wikipedia

Federal Ordu, Zagreb ve Dalmaçya arasındaki bağlantı noktası olan Knin bölgesini ele geçirip giriş çıkışları kapamıştı. Bu bölgede Sırp nüfus yoğunluktaydı ve referandum sonucu Knin Sırp Özerk Cumhuriyeti kuruldu. Önce, başta Vukovar olmak üzere pek çok taşra şehrinde savaş kurallarını çiğneyen katliamlar yapan işgalci Sırp kuvvetlerini alt ederek topraklarını koruyan Hırvatistan daha sonra Tudjman’in en büyük ideali ile gaza geldi: Mostar başkentli Büyük Hırvatistan. Güney Bosna’yı topraklarına katıp hem Yugoslavya’daki bütün Hırvatları bir araya getirmek hem de tamamen Batı’ya dönük bir devlet yaratmak istiyordu Tudjman. Bosna Savaşı’nın ilk dönemlerinde Bosna’da Hırvat askerleri vardı, bölgedeki ilk katliamlar ve tecavüzler de Hırvatlar tarafindan yapıldı. Mesela herkes Mostar Köprüsü’nü Sırplar’ın yıktığını sanır ancak Hırvatlar yıkmıştı. Daha sonra Federal Ordu bölgedeki hakimiyeti ele geçirince tepelere konuşlanan sniperlar, Srebrenitsa Katliamı gibi insanlığa sığmayan olaylar basladi ve savaş daha cok Boşnaklar ile Sırpların arasında yaşanmaya başladı. Daha sonra özellikle Türkiye olmak üzere pek çok ülke arabulucu rolü oynadı ve Bosna Hırvatları ile Bosna Müslümanları anlaşarak ortak bir federasyon altında birleşti. Tudjman ilk yıllardaki katliamlarina rağmen uzlaşma için büyük bir rol oynadı. Şu bir gerçektir ki Tudjman olmasaydı, Milosevic Bosna’dan bu kadar kolay vazgeçmezdi. Günümüzde Bosna Hersek iki federasyondan oluşur: Sırp Cumhuriyeti ve Bosna-Hersek Federasyonu.

Tudjman’ın eylemleri bununla sınırlı değil.  Sırplar’ın Bosna ile uğraşmasını fırsat bilip büyük bir ordu toplayan Tudjman 1995 yılında Batılılar’ın da desteğini alıp Knin’deki özerk cumhuriyet üzerine harekat emri verdi. Yıldırım Harekatı’nı düzenleyen Hırvatistan bu cumhuriyetin varlığına son verdi. Sırplar kitle halinde sürgüne yollandı ve Tudjman böylece topraklarından Sırplar’ı temizlemeyi başardı. Ardından basın açıklaması yaparak görevin tamamlandığını, bağımsız Hırvat devletini kurduklarını açıkladı.

Tudjman savaş sürecinde bunları yaparken ülkenin içinde de rahat durmayacaktı. Kendini Balkanlar’ın Abraham Lincoln’ü olarak gören Tudjman insanlara Hirvat bilinci aşılamaya ve her şehirdeki tabelaların isimlerini baştan düzenleyip iz bırakmak istiyordu. Lakin bir değişiklik ona pahalıya patlayacaktı.

Savasş ve zaferden kısa bir süre sonra balkonlarda damalı bayraklar sallanmaya, şehir meydanında Ban Jelacic heykeli dikilmeye devam etti lakin insanlar gündelik sorunlarına gömülmüştü. Ülkedeki issizlik oranı %18’di ve Hırvatistan Batılılaşma yolunda Slovenya kadar yol alamıyordu. En önemlisi insanlar hala Hırvat olduklarına alışmış değillerdi. Yeni kapitalist düzende şirketleri özelleştirip, yabancı ülkelere peşkes çeken Hırvatistan, hızla Batı’ya yanaşıyordu. Günümüzde Hırvatlar, bir Batı Avrupa toplumu olduğunu ve Sırp hakimiyetinde geçen yılları çoktan geride biraktıklarını iddia eder. Onlara göre hala kiril alfabesi kullanan, kaba Sırplarin aksine Hırvatistan medeni bir Batı Avrupa ülkesi. Eh Slovenler kadar olmasa da söyledikleri şey doğru sayılır. Günümüzde vatandaşlar Hirvatistan’ın bir Balkan devleti olduğunu söyleyenlere pek hoş yaklaşmazlar.

Ban Jelačić Square, Zagreb, Croatia. | Zagreb croatia, Croatia, Zagreb

Yani 90’lı yıllar her bakımdan bir kabuk değişikliğiydi bu Adriyatik toplumu için.

Tito’nun 50’li yıllarda futbol aracılığıyla halkı nasıl elinde tuttugunu ve milli takımın insanlara nasıl Yugoslav kimliği yerleştirdiğini iyi bilen Tudjman aynı şeyi Hırvat bilincini oluşturmak için yapmak istedi. Bunu önce Dinamo Zagreb üzerinden yapmayı denedi ancak fena çuvalladı.

HIRVATİSTAN ZAGREB

Футбольные клубы: Динамо (Загреб, Хорватия) ч.1 - NK Dinamo Zagreb - 10 Января 2012 - Блог - Football Foto

Tudjman, Zagreb’e dönünce Dinamo’yu takip etmeye başlamıştı. Başkan olduktan sonra ise ayrı bir ilgi göstermişti. BBB savaştayken Tudjman, Dinamo isminden kurtulmak istedi. Çünkü Dinamo ismi ona Komünizm’i cağrıştırıyordu. Düşündüğü ilk isim HASK Gradanski Zagreb oldu. Lakin kısa süre sonra kentteki ihtiyarlar bu ismin bir saçmalık olduğunu ortaya çıkardı çünkü HASK ve Gradanski II.Dünya Savaşı sonrası kapatılana kadar kentin hakimi olmak için mücadele eden iki ezeli rakipti. Yani bu bir takımın ismini CSKA Spartak Moskova koymak gibi bir şeydi. Bir sezon sonra Tudjman tekrar isim değişikliği yapti ve HASK Gradanski Zagreb, Croatia Zagreb oldu.

NK Croatia Zagreb crest. | European football, Football team logos, Soccer logo

Lakin bu isim de her yerinden şovenizm fışkırıyordu. Bad Blue Boys bu hareketi anti-demokratik buldu ve karşı çıktı. Tudjman’ın tavırlarını yadırgamaya başladılar ve bir anda sevgi nefrete döndü. Kimse kulübün yeni ismini kullanmıyor Dinamo demeye devam ediyor ancak Tudjman ısrarla Croatia ismini insanların kafasına yerleştirmeye calışıyordu. BBB maçları boykot etmeye başladı. Savaştan önce 20-25 bin kişinin önünde maçlara çıkan Dinamo bu dönem maçlarını 1.000-2.000 kişiye oynamaya başladı.

Tudjman’ın kulüple olan ilgisi sadece isimle sınırlı değildi.

“…Bir keresinde Auxerre’le oynayacağı önemli bir Avrupa maçı öncesi, takım ligde Primorac’la karşılaştı. “Mac başlamadan önce Tudjman geldi soyunma odasına” diye iddia etmişti Primorac başkan yardımcısı. “‘Çocuklar’ dedi. ‘Hayal kırıklığı istemiyorum 6-0 olacak ona göre! Çalım atmayın.’ Dinamo 6-0 kazandı. Manchester United’ın Avrupa maçları öncesinde hoşuna gidecek türden bir politik destekti bu”(Simon Kuper-Futbol Asla Sadece Futbol Degildir(1994))

Tudjman, Dinamo’ya büyük bir devlet desteği sağlıyordu. 1996 yazında Dinamo, Şampiyonlar Ligi 2.Ön Eleme turunda Partizan ile eşleşmişti. Belgrad’daki maçı 1-0 kaybeden Dinamo rakibini Maksimir’de coşkulu bir kalabalığın önünde  5-0 yenerken Tudjman maçı locadan izlemişti. Prva HNL kurulduktan sonra 1992-93 sezonunda ilk sampiyonluğunu kazanan Dinamo daha sonra Hajduk’a üstünlük kurarak 1996-2000 yılları arasında 5 sene üst üstte şampiyon oldu. Lakin taraftarlar hiç de mutlu değildi. BBB boykota devam ederken “Demokrasi İçin Dinamo” adlı bir imza kampanyası başlatmıştı.

The Democratic 'Hooligan'? Radical Democracy and Social Protest Amongst Football Fans in Croatia – Balkanist

Bir gün Tudjman mitinginde ufak bir grup Dinamo bayrakları açmaya başladı ve “Croatia değil Dinamo” diye bağırdı. Tudjman bunu görünce kızdı ve grupla şiddetli bir laf dalaşına girdi. Tepesi iyice atan başkan “Dinamo istiyorsanız Sırbistan’a gidin!” diye bağırdı. Bu lafı ona sadece takıma değil şehre mal oldu. O yıl muhalif partiler Dinamo ismini geri vermeyi vaad etti ve HDZ yerel seçimlerde Zagreb’i kaybetti. Tudjman’ın 1999’daki ölümünden 1 yıl sonra yönetim hemen bir oylama yaptı ve 10 yül sonra Dinamo ismine kavuştu. Geçtiğimiz günlerde Dinamo’nun ismine kavuşmasının 21.yıldönümüydü ve Dinamo taraftlarları bu olayı yine sevinçle kutladı.

Sveto ime Dinamo! - Index.hr

İLK JENERASYON

Soccer World Cup 1998: Croatia wins third place - The Waterboy Report

Tudjman Dinamo’ya ulaşamamıştı belki ama elinde hala milli takım vardı. Geçmişte Yahudi ve Sırplar’ı öldüren Ustaşalar’dan güç alan Tudjman yeni devleti ile bir şeyler başarmak istiyordu. Lakin Hırvatistan 4 milyonluk küçük bir ülke olduğu için yapabileceği şeyler pek sınırlıydı. Futbolda ülkesini derecelere sokmak hariç ve şansına elinde harika bir oyuncu jenerasyonu vardı.

Stoperde Slaven Bilic-Igor Tudor tandemisi, orta sahada Robert Prosinencki, Niko Kovac, Aljosa Asanovic gibi yıldızlar, forvette Real Madrid ile La Liga’yı kasıp kavuran Davor Suker, Milan efsanesi Zvonimir Boban.

Yugoslav ekolünün mirasını başarıyla devralan Hırvat kulüpleri özkaynak konusunda hala önemli bir kültüre sahip.

Teknik direktörü; 1982 yılında Dinamo Zagreb’i 24 yıl sonra şampiyon yapan ve bu şampiyonluğun ulusal bilinci uyandıran ilk olay olduğunu iddia eden Blazevic, olan Hırvatistan Milli Takımı’nin kaptani attığı tekme ile ülkesini sembolik olarak da olsa savaşa sokan Zvonimir Boban’dı. Güney Hırvatistan’da doğup büyüyen Boban entelektüel birikimi olan biriydi ve İtalya’da sürekli ülkesinden çoşkuyla bahsedip duruyordu.

Zvonimir Boban | Best football players, Football players, Football

Blazevic ile Tudjman çok yakın iki arkadaştı ve Blazevic, Tudjman ile bir araya gelip taktik konustuğunu doğrulayacak ve başkanın futboldan çok iyi anladığını ekleyecekti.

1996 yılında Hırvatistan elemeleri geçerek İngiltere’deki Euro 96’ya katıldı. Tarihlerinin ilk milli turnuvasında finallere kalmışlardı. Bu durum gündelik sorunlarına gömülen halkı yine ortak bir kimlikle bir araya getirdi. Oynadıklari rolün futboldan büyük bir anlam ifade ettiğini bilen futbolcular da vatansever duygularla mücadele ediyordu.

Hırvatistan o yaz Notthingham’da ilk maçını kendileri gibi tarihinde ilk kez uluslararası bir futbol turnuvasının finallerine erişen Türkiye ile oynuyordu. Maç oldukça çekişmeli giderken golsüz eşitlik bozulmuyordu. 86.dakikada Türkiye’nin kullandığı korneri döndüren Hırvatlar kontra atağa çıktı. Sonrası hepimizin bildiği hadise şste Alpay, Vlaovic’i indirmeyerek ilerlemesine izin verdi Vlaovic de rahatça golü attı. Turnuvanın ikinci maçı ise Hırvatlar icin daha ikonik. Rakip son şampiyon Danimarka’ydı. Kaderin cilvesine bakın Euro 92 için eleme gruplarını ikinci tamamlayarak elenen Danimakra, Yugoslavya’nın ambargo yemesi üzerine turnuvanın başlangıcına 13 gün kala apar topar takımı apar topar bir araya getirerek turnuvaya katılmış ve şampiyon olmuştu. Şimdi rakip parçalanan Yugoslavya’nın ana parçalarından biri ileydi. İlk yarısı ortada giden maçta denge 53.dakikada Suker ile bozulmuş 81.dakika Boban farkı 2’ye çıkarmıştı. 90+3.dakikada Danimarka farkı azaltmak için gelirken gelişen kontra atakta Suker turnuva tarihinin en ikonik gollerinden birini atarak skoru tayin etmişti. Schmechiel’in bakışları ve Suker’in iki elini kaldırarak yaşadığı gol sevinci ile bir devir kapanmıştı.

Croatia - Denmark 3:0 - Croatian Football Federation

Sonraki hafta Portekiz’e 3-0 yenilmesine rağmen 6 puan toplayan Hırvatistan çeyrek finale yükselmiş ve turnuvayı kazanacak olan Almanya’ya 2-1 yenilerek ilk turnuvasında başarılı bir tablo göstermişti.

Asıl başarı ise 1998 yazında geldi. Tarihinin ilk Dünya Kupası için elemeleri geçen Hırvatistan, Arjantin, Japonya ve Jamaika’lı gruptan kolayca çıkıp son 16 turunda Romanya’yı 1-0 ile geçti. Çeyrek finalde rakip Almanya’ydı. Herkes Euro 96’da yaşananların tekrar edileceğini ve son Avrupa şampiyonu Almanya’nın yoluna devam edeceğini sanıyordu. Lakin Lyon’da büyük bir sürpriz yaşandı. 45+3.dakika Jarni ile öne geçen Hırvatlar Vlaovic ve Suker’in son dakikalarda attığı ard arda iki golle farka giderek yari finale kaldı.

1998 FIFA World Cup™ - News - Suker: We have the most talented players - FIFA.com

Dünya şampiyonu olma fikri Hırvat halkını tekrar yükseltiyor ve bir bayrak altında birleştiriyordu. İnsanlar ülkeleri ile gurur duyuyordu. Yarı finalde rakip ev sahibi Fransa’ydı. Hırvatistan, Suker’in 46.dakikada attığı golle final kapısını aralasa da 1 dakika sonra Thuram maça denge getirdi. 69.dakikada bir kere daha sahneye çıkan Thuram ülkesini finale taşırken Hırvatistan boynu bükük ayrılıyordu. Lakin hala madalya şansları vardı. Rakip Hollanda’ydı. Suker maçı yine boş geçmeyip turnuvanın gol kralı olurken Hırvatistan maçı 2-1 kazanarak dünya üçüncüsü oldu.

France '98 - when Croatia crashed the World Cup party | Reuters

2000’li yıllarda başarısız sonuclar alıp 90’lardaki jenerasyonunu aratan Hırvatistan 1998’deki bronz madalyadan 20 yıl sonra bu kez ülkeye gümüş madalya ile gelecek lakin bu başarü herkesi gaza getirmeyecekti. Bu da ileriki partların konusudur.

DAMALILARIN ÖLÜMSÜZ DERBİSİ

Hajduk Split v Dinamo Zagreb: Ethernal Derby | Eurasia Diary

Gelelim yazının en heyecanlı konularından birine. Eternal Derby denince akla Avrupa’nın belki de en tehlikeli derbisi olan Belgrad Derbisi gelir. Ancak Eternal Derby kavramı pek çok Balkan ülkesinin en önemli derbisi için kullanılır. Hırvatistan’ın ölümsüz derbisi ise Dinamo Zagreb ve Hajduk Split arasında oynanıyor.

Welcome to Croatia's 'Eternal Derby' - FIFA.com

Belgrad Takımları gibi Dinamo ve Hajduk da Bosman Kuralları ve savaş sonrası eski güçlerinin çok uzağında kaldı. Dinamo son yıllarda kurduğu jenerasyonla Avrupa’da başarılı sonuçlar elde edip savaştan sonra  Yugoslavya bölgesini en iyi temsil eden takım olsa da Hajduk 26 senedir Sampiyonlar Ligi göremiyor. İki takım da özkaynak üzerine kurulu. Ancak iki takımın futbolcu çıkarmak için geliştirdikleri yollar farklı. Dinamo genelde altyapıdan çıkardığı gençleri parlatırken Hajduk ülke içinde kurduğu scouting ağıyla ligdeki potansiyelli oyuncuları çerez parasına kadrosuna katıyor. İstisnalar tabii ki var mesela ülkemizde yakından tanınan Slaven Bilic ve Milan Rapaic doğma büyüme Split çocuğu.

Slaven Bilic | Slaven bilić, Hnk hajduk split, West bromwich

Hajduk mali olarak girdiği zorlu dönemden dolayı bu özelliğini kaybetmeye başlasa da Dinamo, Doğu Avrupa’nın en iyi özkaynak takımlarından biri olmuş durumda. Altyapının yanında son yıllarda yurtdışında etkili calışan bir scouting ağı geliştirdiler. 16 yaşında Barcelona altyapısında tutunamayan Dani Olmo’yu tek bir kuruş ödemeden Dinamo II’ye getiren Zagreb oyuncuyu adeta yeniden inşa edip yıldız yaptı. 2020 yılının Ocak ayında piyasa değeri 35 milyonu bulan oyuncu RB Leipzig’e 20 milyon euroya satıldi. Bu rakam Olmo gibi bir oyuncuya göre düşük sayılır lakin oyuncunun sözleşmesinin bitimine 1 sene kaldığı için anlaşma hiç de fena değil.

RB Leipzig Confirm Signing of Dani Olmo from Dinamo Zagreb | Bleacher Report | Latest News, Videos and Highlights

Bunun dışında Arsenal U-23 takımından getirdikleri Robbie Burton ve koronavirüsten dolayü İtalya’dan ayrılan Roma altyapısının yıldızı Daniel Barel Tueto-Fotso arkadan gelecek neslin en önemli neferleri arasında.

Aslında bu maçlar derbi sayılmaz çünkü bildiğiniz gibi derbi aynı şehrin ya da bölgenin takımları arasındaki maçlara denir. Ancak Prva HNL’de oynanan en nefret dolu rekabet birbirine kilometrelerce uzakta bulunan iki şehrin takımı arasında.

Derbideki ana rekabet unsuru iki büyük şehrin kültür çatışması. Zaten Dinamo ile Hajduk arasındaki dostluğun düşmanlığa dönmesinin sebebi ülkenin en büyük iki takımı olarak kalmalarının yanında Zagreb ve Split şehirlerinin rekabeti. Bu rekabet ülke kurulduğunda başladı. Split şehri büyük bir heyecan içindeydi çünkü herkes yeni kurulan devletin başkentinin Split olacağını konuşuyordu. Lakin merkezi konumundan dolayı Zagreb başkent yapıldı. Devamında ülkenin eğlence, sosyal, iş, idari imkanları bu şehre kaydırılınca zor duruma düşen Split halkı bu durum karşısında isyan etti.

Zagreb şehri ülkenin kuruluşundan sonra yenilenme calışmaları ile sade ama çok şık bir imar planına kavuştu. Hırvatistan’ın başkenti Alman mimarili binaları, bol bol yeşil alanları, havalı spor takimları, temiz metroları ve gece kulüpleriyle albeniye sahip bir kent. Tarihsel etkileşimler yüzünden gereksiz boyutlarda da olsa Zagreb insanında büyük bir Alman hayranlığı var. Nitekim Zagreb insanı yukarıda bahsettiğim elit Batı Avrupa insanı profiline en yakın görünümü sergiler.

Zagreb Uçak Biletleri | Türk Hava Yolları ® | Şehir Rehberi

Ülkenin kıyılarına indiğimizde ise bu Alman hayranlığı yerini İtalyan etkisine bırakıyor. Avusturya-Macaristan etkisinde kalan kuzeyin aksine güney şehirleri ve Dalmaçya Adaları Venedik kültürüyle daha iç içe yaşadı. Dubrovnik’den sonra Dalmaçya’nın en gözde ikinci şehri olan Split, limanları sayesinde işlek kalan güzel bir Akdeniz şehridir. Akdeniz kültürünü şehrin her sokağında görebilirsiniz. Zagreb insanının aksine Split’liler ülkenin Balkanlar ve Akdeniz tarafını daha çok gösteriyor.

Explore Dalmatia from Split to Dubrovnik - 6 Days | kimkim

Birbirine benzemeyen iki şehrin futbol rekabeti de çok güzel olacaktı tabii. İki takım arasında şu ana kadar 223 maç oynandı. Maçların 96’sını Dinamo 70’ini Hajduk kazanırken 57 maçta beraberlik bozulmadı. Dinamo ezeli rakibine 314 gol atarken kalesinde 256 gol gördü. Derbideki en farklı skor 1955 yılında görüldü ve Hajduk rakibini Maksimir’de 6-0 yendi.

Prva HNL 1992 yılında, Hırvatıstan’ın bağımsızlığını ilan etmesinden sonra kuruldu. 2 puan sistemiyle ve 12 takımla oynanan 1992 sezonunda 22 maç sonunda 36 puan toplayan Hajduk Split, Prva HNL’nin ilk şampiyonu olurken o zamanki adı HASK Gradanski olan Dinamo 26 puanda kalarak 5.olmuştu. Rekabeti kızıştıran maçlar ise 1992-93 sezonunda oynandı. Ligde oynanan maçlar berabere biterken Croatia Zagreb adıyla oynadığı ilk sezonu şampiyon tamamlayan Dinamo 21 Prva HNL şampiyonluğunun ilkini kazanıyordu. 29 sezon oynanan ligde tam 21 şampiyonluk. Ne hegamonya ama. 30 Mayıs 1993 tarihinde Poljud’da oynanan Hırvatistan Kupası finalinin ilk ayağını ise tam 45.000 kişi izledi. Split şehri maça büyük bir ilgi gösterdi ve Hajduk maçı 4-1 kazandı. Maksimir’deki rovanşı 2-1 kaybetmesine rağmen ilk maçtaki skorun avantajıyla şampiyon olan Hajduk kupasını Maksimir’de kaldırdı.

HNK Hajduk Split

Bu maçın ardından oynanan çift ayaklı Hırvatistan Süper Kupa maçları 0-0 ve 4-4 biterken deplasman golü avantajı Hajduk’a kupayı getirdi. Süper Kupa finalinden 1 ay sonra Poljud’da oynanan lig maçı yine 4-2 Hajduk galibiyeti ile sona erdi. Zagreb’den bu zaferlere yanıt gecikmedi ve mavililer rovanş maçını Maksimir’de 4-0 kazandı. 1993-94 ve 1994-95 sezonlarını sampiyon bitirerek ligde iki sene üst üstte şampiyon olan ilk takım Hajduk olurken Dinamo buna 1996-2000 yılları arasında 5 senelik bir hegamonya kurarak cevap verecekti. 2000-01 sezonunda normal sezonu 3.tamamlayan Hajduk beklenmedik bir şekilde 10 haftalık play-off turunun sonunda 66 puan toplayıp Dinamo’nun 1 puan önünde şampiyon olarak ligdeki rekabet ortamını kısa süreliğine de olsa geri getirdi. 2001-02 sezonunda ise Hajduk Split ile girdiği yarışı kazanan NK Zagreb, Bursaspor benzeri bir başarü hikayesi yazarak sezonu şampiyon olarak tamamladı. Ilk kez Prva HNL iki takim disina tasinmisti. Ertesi sezon şampiyonluk çekişmesi Dinamo ile Hajduk arasında yaşanmaya devam etti. 2002-03 sezonunda şampiyon Dinamo olurken 2003-04 ve 2004-05 sezonlarında Hajduk üst üstte iki kez şampiyonlugu Akdeniz kıyılarına taşıdı.

2004-05 sezonu Dinamo tarihinin en berbat sezonu oldu. Normal sezonu 7.bitiren Zagreb ekibi sezonu Küme Turu’nda tamamlarken Hajduk, Inter Zapresic ile girdiği şampiyonluk yarışını kazanarak altıncı kez Prva HNL sampiyonu oldu.

Točno 15 godina je prošlo. Navijači se plaše da bi moglo još toliko... | Dnevnik.ba

Bu sezon ligde bir devri kapattı. Hajduk Split bir daha şampiyonluk yüzü göremezken bundan sonra oynanan 15 sezonun 14’ünü şampiyon tamamlayan Dinamo Zagreb ligi adeta bitirdi.

GNK Dinamo Zagreb prvaci 2013 - YouTube

Artık sezon sonlarındaki şampiyonluklar pek çoşkulu kutlanmıyor çünkü Dinamo Zagreb’in şampiyon olması bir rutine dönüştü. Bu durum is Zdravko Mamic isimli bir adamın Dinamo Zagreb başkanı olmasıyla gerçekleşti. Federasyonu kontrolü altına alan Mamic bir hakemler çetesi kurarak mafyatik bir lig yarattı. Hajduk Split taraftarları bu duruma en büyük tepkiyi koyarken Dinamo taraftarları da farklı davranmıyor. BBB yıllarca maçlara gitmedi ve 90’larda olduğu gibi taraftarlar takıma tekrar küstürüldü. Sadece Prva HNL değil milli takım bile Mamic’in kontrolüne girmişti. Bunları yazının sonraki partında detaylı olarak okuyacaksınız biz derbiyi anlatmaya devam edelim.

2005-06 sezonunda Dinamo şampiyonluga kolayca ulaşırken kupayı son hafta Maksimir’de Hajduk Split’i 1-0 yendikleri maçın sonunda kaldırdı. O maçta elde edilen gelirlerin hepsi Lahey’de yargılanan İç Savaş suçlularına bırakıldı. 2006-07 sezonu makasın en açık olduğu sezonlardan biriydi. Dinamo sadece 1 mağlubiyet ve 2 beraberlik alarak 33 haftayı 92 puanla kapattı ve Hajduk Split’e 20 puan fark attı. Nisan’da şampiyonluğunu ilan eden Dinamo’nun kadrosunda Dejan Lovren, Luka Modric, Eduardo gibi isimler vardı. Sezonun son maçı yine Hajduk’a karşı 35.000 kişiye oynanırken Dinamo dostane havada geçen derbiyi 3-0’la kazandı. O zaman taraftarların mafya yönetimiyle bir sorunu yoktu, güzel bir takım ve ezici sonuçlar vardı yani Dinamo taraftarları mutluydu.

GNK Dinamo Zagreb added a new photo. - GNK Dinamo Zagreb | Facebook

Lakin sonraki seneler Mamic karanlık yüzünü her geçen gün daha fazla gösterdi. Günümüzde Poljud’da oynanan derbiler kapalı gişe yaparken Maksimir derbi için ancak 10-15 bin kişiyi çekebiliyor. Sebebi belirttiğim gibi Mamic’den nefret eden taraftarlar. 2006-2012 yılları arasında Dinamo’yu umutsuzca takip eden bir Hajduk vardı. 2008-11 yılları arasındaki şampiyonluk yarışları diğer sezonlara göre daha çekişmeli giderken bu yıllardan sonra Hajduk, Dinamo’nun bir daha yanına yaklaşamadı. 2012-13 sezonunda Dinamo’nun arkasından gelen 2. sıradaki ekip Dinamo’nun pilot takımı Lokomotiva Zagreb’di. Durum o kadar vahim olmuştu. 2013-14 sezonunda oynanan kupa maçını 5-0 kazanıp tarihinin en büyük derbi galibiyetini alan Dinamo 2008-2017 yıllari arasında 9 sene iç sahada derbi kaybetmememe serisi de yapmıştı.

1/4 finala Kupa: Dinamo - Hajduk 5:0 | splitski.portal

Daha sonra İtalyan yatırımcıları ile güçlenen Rijeka ikinci sırayı ele geçiren takım oldu. Her geçen sezon daha da güçleniyorlar. 2013-14 sezonundan beri ligi her yıl Hajduk’un önünde genelde 2. sırada bitiriyorlar. Hajduk ise 3, 4 ve 5. basamaklar arasında gidip gelen Avrupa Ligi mücadelesi veren bir takıma dönüştü. Önceki partta anlattığım gibi Hajduk 8 sezon kupaya, 10 sezon bir Avrupa organizasyona katılıma hasret iki kere de iflasin eşiğinden döndüler. Bütün bunlara rağmen 2016-17 sezonundaki derbiyi 2-0 kazanarak 9 yıl sonra Maksimir zaferi alan Hajduk, Dinamo’nun zirveyi kaybetmesine sebep olmuştu.

Dinamo (Z) - Hajduk 0:2 • HNK Hajduk Split

Rijeka ele geçirdiği koltuğu bırakmadı ve sezonu şampiyon tamamlayarak Dinamo’nun 11 sezonluk serisine son verdi. 2017-18 sezonunda Rijeka şampiyonluğa bir kez daha yaklaştı ama yaptığı saçma puan kayıplarıyla Dinamo’ya 3 puanla gecildi. Sonraki iki sezon Bjelica’nın kurduğu jenerasyon sayesinde Dinamo rahat bir şekilde şampiyon olmaya devam etti. Günümüzde Dinamo’nun şampiyonluk yolunda ciddiye aldığı takımlar Rijeka ve Osijek. Mamic’in 2015 yazında operasyon yemesi(evet sonraki partın konusu) Dinamo’nun hakimiyetini sarsmaya başladı. Ligdeki rekabet ortamının geri dönme ihtimali var ama Hajduk’un şampiyonluk hasretine son verme ihtimali epey düşük. Sürekli hoca değiştiriyorlar ve istikrarsızlar.

Aslında sahada pek bir zevk vaad etmeyen bu maçlar Bad Blue Boys-Torcida maçları olarak dikkat çekiyor. Maçlarda görsel şovlar ön planda. Mevzu olarak Avrupa’nın en güçlü tribün oluşumlarından biri olan BBB bir maçta 500 meşale yakarak kayıtlı bir rekor kırmıştı mesela.

Bye Bye «Köbi» – Jantscher steht vor Absprung nach Kroatien | zentralplus

Bunun dışında sahaya etki olarak Torcida’dan daha öndeler. Maçtan bir dakika bile kopmamaları en iyi yönlerinden biri. Dünyadaki ilk ultras grubu olan Torcida da mevzu konusunda BBB’den pek geride değil hatta daha önde. Yaratıcı koreografiler ile derbi öncesi takımı gazlamayı başarıyorlar.

Hajduk's appeal partly accepted: against Brondby with supporters at Poljud! • HNK Hajduk Split

İki grup zaman zaman birbirleriyle şiddetli kavgalar edebiliyor. Euro 2008’de Türkiye’ye elendikleri efsane maçtan sonra Bad Bluye Boys ve Torcida kavgaya tutuşarak ortalığı savaş alanına çevirdi. İki takım taraftarları deplasmana gelen ezeli rakiplerinin pankartlarını ele geçirip yakmak için tekinsiz mücadelelere giriyor ki bilen bilir tribüncülükte pankart demek namus demektir.

Bana göre iki takım arasındaki en güzel atmosfer 2015-16 sezonunun açılış maçında yapıldı. Mamic operasyon yemiş Bad Blue Boys “Hırszlar Gider” yazılı dev bir pankart ve büyük bir kortejle yıllar sonra Maksimir’e dönmüştü. Torcida üyeleri de mutluydu çünkü Zagreb’de oynanan son derbide Mamic, Zagreb Polisine bir liste vererek grubun yarısını gözaltına aldırmış olayı protesto eden Hajduk maça çıkmayıp 3-0 hükmen yenilmişti. Dinamo 2014-15 sezonunu üst üstte 10.kez bu sefer namağlup şampiyon bitirerek sezona başlıyordu. Sıkıcı geçen maç 1-1 bitti ancak kimse sahaya odaklanmıyordu. Maksimir yıllar sonra kapalk gişe oynuyordu ve iki takımın taraftar grubu kale arkalarında tatlı bir yarışa girmişti.

Dinamo Zagreb - Hajduk Split 12.07.2015

DEVAM EDECEK…

 

Kerem Kizilboga
Latest posts by Kerem Kizilboga (see all)

Kerem Kizilboga

Fenerbahçe ve St.Pauli'yi tutar, Balkan sporu ve Alman liglerini takip eder, spor sosyolojisi üzerine yazılar yazar, metal dinler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir