UPL 20 – 21: Son 7

Ertelenen maçlar, alt ligden yükselen takımların lig bitiminden sadece 10 gün sonra ilk Premier Liga maçına çıkması, verilen 3 milli ara ve çeşitli diğer etmenleri düşündüğümüzde Ukrayna Favbet Liha kış devresi uzun zaman sonra pek izlenmeyen derecede garip bir futbol izlememize sebep oldu denebilir. Lige yeni yükselen takımların genellikle kadrolarını koruma mottosuyla sezona girmeleri ve FC Lviv’in yaşadığı yaprak dökümü, ilk devre biterken 11. sıradaki Inhulets ve hemen bir üstündeki Mariupol arasında 5 puanlık farkın bir sayıdan ziyade artık üst grup ile alt grup arasında emniyet sübabı rolünü üstlendiğini de sembolize ediyor, çünkü kadro kaliteleri bakımından Inhulets, Lviv, Rukh, Minaj’ın yukarıdakilerle yarışma şansı pek yok. Daha sonra ayrıntılı şekilde bahsedeceğiz ama Dnipro’nun durumu da tam anlamıyla bir hayal kırıklığı.

Her neyse, bu yazıda Premier Liha’da Play – Off sisteminin kaldırıldığı ve yeniden çift devreli lig usulüne dönüldüğü ilk sezonda ligin son 7 sırasının ilk devrede yaşadıklarını, doğrularını ve yanlışlarını dilimiz döndüğümüzce anlatmaya çalışacağız.

14 – Dnipro – 1 ( 8 Puan )

Sezonun açık ara değil, uzak ara en büyük hayal kırıklığı. Geçtiğimiz sezon Avrupa bileti şansını UEL Play – Off’larında Kolos’a kaybederek yitiren ve bu sezona da Dmytro Mykhalienko yönetiminde başlayan Dnipro için kabus, şablon değişimiyle henüz ilk haftada kendini göstermeye başlamıştı. Sezona 3’lü savunma ile giren Dnipro, 3. hafta bittiğinde sadece 1 puan toplayabilmiş ve takımı kuruluşundan beri çalıştıran Mykhalienko görevinden ayrılmıştı.

Takımı 4. haftadan itibaren devralan Hırvat çalıştırıcı Igor Jovicevic görev süresinin ilk 4 haftasında Dnipro’yu daha stabil bir profile sokmayı başarmış ve 7 puan toplayarak yavaş yavaş kendini bulan bir takım intibası vermeye başlamıştı, ama bu yalancı bahar da kısa sürdü. 8. haftada alınan Dynamo Kyiv mağlubiyetinden itibaren üst üste 6 maç kaybederek devreyi ligin dibinde tamamladı.

 

Mykhalienko dönemi Dnipro – Jovicevic dönemi Dnipro

Peki Dnipro ümitsiz bir vaka mı veya ilk devrede takımın hiç olumlu yönü yok muydu? Aslında Dnipro’nun kadrosu lig standartları için hayli iyi ve alttan gelen genç oyuncularla da bu sezon dikkat çekici performanslar göstermeye başladı. İlk devrede takımın en golcü ismi olan 20 yaşındaki Oleksandr Nazarenko ( 4 gol ) , yavaş yavaş olgunlaşma evresine giren 24 yaşındaki orta saha Igor Kogut ( 1 gol 4 asist ) ve Dnipro akademisinin yeni yıldız adayı 17 yaşındaki Yehor Yarmoliuk‘un performansları, eğer 2. devrede Dnipro bulunduğu konumdan yükselecekse ana isimler olacaklarının bir trailerı gibi görünüyor. Tabi öncesinde Jovicevic’in yapması gereken daha önemli bir şey var : Takım dışında her şeye benzeyen bu oyuncu grubunu bir şekle sokmak.

C:\Users\Acer\AppData\Local\Microsoft\Windows\INetCache\Content.Word\yegor-yarmolyuk-.jpg
Yehor Yarmoliuk

13 – PFK Lviv ( 9 Puan )

Geçtiğimiz sezon pandemi arasından sonra oynadığı 10 maçta sadece 3 puan toplayabilen ve hatta son 4 maçta 15 gol yiyerek sezonu tamamlayan Lviv’de yaz transfer dönemi tam anlamıyla yaprak dökümüydü. Takımın mini – Shakhtar olarak tanınmasını sağlayan Brezilyalıları yetiştirme projesinden vazgeçiş ve yaklaşık 10’u aşkın oyuncu ile yolların ayrılması, Lviv’i küme düşmenin en büyük adayı haline getirdi. Lviv’de beklentileri boşa çıkarmayarak ilk 7 haftada sadece 1 puan toplamayı başardı.

Geçtiğimiz sezon takımın başına geçen Georgi Tsetsadze ile yollarını Aralık ayı başında ayıran Lviv’de takımın başına geçen yardımcı teknik direktör Vitaly Shumsky, kalan 6 maçta hiç beklenmedik bir performans ortaya koydu. Takımın başında olduğu ilk maçta ligin flaş ekibi Vorskla’yı 1 – 0 yenmeyi başaran Shumsky, daha sonrasında ligin diğer bir ağır topu Desna’yı deplasmanda aynı skorla geçti ve gelenin gidenin farkla dağıttığı bir takımı son 6 maçta sadece 2 kez bir takıma dönüştürmeyi başardı. Shumsky’nin asıl başardığı şey ise Lviv’in kendi potansiyelini ve kırılganlığını fark ettirmesi, sürekli alan bırakan ve ligin en kolay gol yiyen takımını kompakt savunma yapabilecek bir ekibe dönüştürmesi idi.

 

Vitaly Shumsky

Lviv’in kadrosu açık ara ligin en kötü kadrosu olarak görülüyor ve son dönemdeki gelişimine karşın hala düşmenin en büyük adayı. Lviv sezonu nerede tamamlar bilinmez, ancak Shumsky tüm olumsuzluklara karşı Lviv’e pragmatik bir çözüm yolu bulmayı başardı ve meyvesini almış gibi görünüyor.

12 – Rukh Lviv ( 9 Puan )

Ukrayna’nın ve Lviv siyasetinin en önemli figürlerinden birine dönüşen milyoner Grigory Kozlovsky’nin oyuncağı Rukh, beklendiği üzere vasatın altında bir devre performansı izletti. ‘Ukraynalı Nagelsmann’ olarak nitelendirilen Ivan Fedyk’in ilk ciddi teknik direktörlük deneyimi pekte hoş başlamadı denebilir, ligin açılış haftasında Vorskla’ya konuk olan sarı – siyahlılar, ilk 45 dakika bitip skor tabelasına baktıklarında 4 – 0 geride olduklarını görmüşlerdi, ki maç 5 – 2 sona erdi.

Rukh, sezonun geri kalan kısmında Shakhtar ve Oleksandria’dan aldığı beraberlik hariç ligin en silik profilli takımlarından biriydi, geçen sezonki kadrosunu çok fazla dağıtmadan girdikleri bu yarışta istedikleri sonuçları ilk kez devrenin kapanış maçında Dnipro’yu 4 – 1’lik flaş skorla devirerek, 13 haftalık lig maratonunda ilk galibiyetini almayı başardı ve devreyi ligin dibinden kurtularak tamamladı.

Grigory Kozlovsky

Rukh sadece bir futbol kulübü mü? Bu sorunun cevabı nereden baktığınıza bağlı, Kozlovsky’nin kulübün ismiyle kurduğu ve Lviv Oblast Meclisi’nde liderliğini sürdürdüğü Rukh – Movement ( Hareket ) Partisi ve Lviv’e yaptığı sportif yatırımlar ( ki geçtiğimiz sezon 5 Milyon Dolar’lık borç nedeniyle lisans alamayarak ligden çekilen Karpaty Lviv’in borçlarını ödemeyi de teklif etmişti. ) Kozlovsky için bu yatırımın sadece futbol amaçlı olmadığını kanıtlar nitelikte, Karpaty’nin yerini alan Karpaty Halych’in henüz 3. ligde bulunuşu , Lviv gibi bir futbol şehrinde oluşan boşluğun kapatılması noktasında bir yarışa imkan tanıyor ve Kozlovsky’de fırsattan istifade bu potansiyeli kendi hedefleriyle buluşturmak istiyor, futbol da bu ajandayı gerçekleştirmek için bulunmaz bir nimet konumunda.

Rukh’ta en dikkat çekici olay ise genç forvet oyuncusu Mykola Kukharevych’in Anderlecht’e transfer olması. 19 yaşındaki forvet için 3 Belçika kulübünün takipte olduğu zaten iddia ediliyordu ama bu haberlerden 1 hafta geçmeden Anderlecht’e transferinin resmileşmesi herkese çok şaşırtıcı geldi. Bakalım Kozlovsky oyuncağını bu sezon ligde tutmayı başarabilecek mi ?

Kozlovsky’nin prensi Mykola Kukharevych

 

11 – Minaj ( 10 Puan )

Minaj, ligin bütçe ve potansiyel bakımından en mütevazı takımı olarak sezona başladı. Ukrayna’nın en batısındaki Minaj köyünden doğan ve sadece 600.000 Euro’luk bir bütçe ile geçtiğimiz sezon Ukrayna Kupası’nda yarı final gören Uzhorod temsilcisi, yeni sezona da dikkat çekici olmayan transferlerle girmişti, mesela geçtiğimiz sezonu Almanya Regionalliga’da tamamlayan 33 yaşındaki eski milli forvet Anton Shynder ve 34 yaşındaki sağ kanat Denys Kozhanov takımın hücum bölgesini takviye etmek için yaptıkları 2 transferdi. Dnipro’dan kiralanan Snizhko – Lopryonok ikilisini ve eski Vorskla’lı Tkachuk ‘u bir kenara koyarsak takımın geri kalanları arasında Premier Liga deneyimi olan oyuncu neredeyse yoktu. Peki Minaj’ın topladığı puanlardaki en büyük pay sahipleri kimdi? Şüphesiz takımın gençleri.

Minaj’ın ilk yarıda kullandığı genel taktik düzen.

Shakhtar’dan kiralanan ve sağ bek – sağ stoper pozisyonunda oynayan 21 yaşındaki Krylo Melychenko ve Vorskla’nın sözleşmesini fesh ettiği 23 yaşındaki sol bek Taras Sakiv, 3’lü savunmayı genel taktik olarak kullanan teknik direktör Vasyl Kobyn’in hem hücumda hem de savunmada elini en çok rahatlatan iki isim oldu. İlk yarının Minaj adına en değerli ismi ise, deyim yerindeyse takımın her şeyine dönüşen 24 yaşındaki Azeri kökenli ofansif orta saha Anatoly Nuriev. Geçtiğimiz sezon bir alt ligde gösterdiği 17 gol 2 asistlik başarısını bu sezon 12 maçta attığı 6 gol ile perçinleyen orta saha oyuncusu, şimdiden liginüst sıralarındaki takımları kendine çekmeyi başarmış durumda.

Anatoly Nuriev

Minaj teknik direktörü Vasily Kobyn, 1 – 1 berabere kalarak 1 puan ile devreyi kapattıkları Vorskla maçı öncesi kış arasında birçok oyuncunun gideceğini ve transferlerin yapılacağını söylemişti. Tabi Minaj çok büyük bütçelere sahip değil ve yüksek ihtimalle çok ses getiren transferler yapamayacaklar ama Sakiv – Melychenko ve Nuriev’e sahip oldukları sürece ligde kalma umutları güçlü kalmaya hep devam edecek.

10 – Inhulets ( 11 Puan )

Sovyetler’in yıkılışı sonrası ekseriyetle kirli paraya sahip zengin oligarkların Ukrayna kulüplerini satın alması ve bu zenginlerin bir süre sonra bu oyuncakları bırakarak kulüplerin iflasını doğuran döngü 2010’ların sonuna değin Ukrayna futbolunun en popüler döngülerinden biri gibi görünmekteydi. Hala kulüp sahipleri takımları satın alıyor ama sahiplerin profilleri uçuk milyonerlerden ayakları daha yere basan toprak ağalarına dönüşmüş vaziyette, bu takımların son örneği de bu sene lige yükselmiş Inhulets.

Inhulets’in ilk yarıda genellikle kullandığı yerleşim düzeni

Oleksandria ve Kolos Kovalivka’dan sonra bir tarım milyonerinin patronu olduğu 3. kulüp olan Petrove temsilcisi, bu sezonun en ilginç profilli takımına dönüştü desek yanlış olmaz. Saha şartları nedeniyle ertelenen Shakhtar maçı nedeniyle devreyi 1 maç eksik kapatan sarı – kırmızılılar ligde sadece 3 kez kaybederken, 13 haftada tek galibiyet alabildi. Temel prensibi ‘ben önce 1 puan alayım, golü yersem 2 -0 olması önemli değil’ olarak nitelendirilebilecek Inhulets, 13 gol ile ligin en az gol atan 4. takımı konumunda ve sahadan 8 kez beraberlikle ayrıdılar, takımın en golcü ismi ise 4 golle 34 yaşındaki tecrübeli Hırvat lejyoner Mladen Bartulovich. Takımın şu ana kadar dikkat çeken diğer bir ismi ise dinamizmi ile takımı ileriye taşıyan ve 2 gol 1 asistlik performansı ile devreyi kapatan 27 yaşındaki sağ bek Denys Balan .

Denys Balan

Teknik direktör Sergy Lavrynenko takımın üreticilik bakımından kısır olduğunun farkında ancak hatırlattığı bir durum var. Inhulets, stadyumunu yeniliyor ve bu bütçenin büyük kısmının yenileme masraflarına gidiyor demek, diğer bir deyişle takviye yapılsa bile bu sınırlı olacak ve 45 yaşındaki teknik adam takımı kümede tutmak istiyorsa bu kadrodan maksimum verim almak zorunda.

9 – Mariupol ( 16 Puan )

Geçtiğimiz sezonu Avrupa kupalarına gitme şansını son anda bırakarak ve teknik direktör Oleksandr Babych’in ‘artık birilerine oyuncu yetiştirmek istemiyorum’ açıklamasıyla istifa etmesiyle tamamlayan Azovlular için yeni sezon, efsanevi teknik direktör Myron Markevych’in oğlu Ostap Markevych’in takımın başına geçmesi ve kadrodaki gençleşme operasyonu ile başladı. Takımın 30 yaşını aşmış Fomin, Fedorchuk, Yavorsky gibi tecrübeli oyuncuları ve Polegenko, Dawa gibi dikkat çekici isimlerini yollayan Mariupol, her zaman olduğu gibi Shakhtar Donetsk’ten yaptığı kiralamalar ile yeniden bir kadro kurdu ki bu kiralık oyuncuların arasında Artem Bondarenko, Danylo Sikan gibi alt yaş milli takımların as oyuncuları da bulunmakta.

Ostap Markevych

Mariupol ligin performans bakımından en dalgalı takımlarından biri konumunda, tabi bunda stadyum yenileme çalışmaları nedeniyle tüm maçların deplasmanda oynanması ve kadroda yaşanan revizyonda büyük bir etken. Temel prensip olarak Shakhtar Donetsk’in yetiştirici kulübü rolünü üstlenmeye devam eden bir Mariupol izlemeye devam ediyoruz ve bu yetiştiricilik bu sezon en büyük meyvelerinden birini verdi. Shakhtar Donetsk’in yıldız adayı 2003 doğumlu sağ kanat oyuncusu Oleg Ocheretko, bu sezon kiralandığı Mariupol’de 7 maça çıktı ve 1 gol 1 asistlik performans göstermeyi başardı.

Oleg Ocheretko

Mariupol’den başlayarak Desna’ya değin giden grup, büyük sürpriz olmazsa bahar periyodunda Avrupa yarışı için birbiriyle kıran kırana bir mücadeleye girecek, bu yarışta en dezavantajlı taraf Azovlular olmakla birlikte bu yetenekli genç kadro bir sürpriz yaratabilir.

8 – Oleksandria ( 16 Puan )

Geçtiğimiz sezonu Şampiyonluk Grubunda 5.tamamlayarak Avrupa Ligi elemelerine katılan ve yarı finalde Mariupol’e elenen Oleksandria yaz transfer dönemini sol kanat Tretyakov’un bonservisini alma ve savunmaya Vantukh – Bondarenko takviyesi dışında kadrosunu koruma politikasını izlemişti.

Kadro uyumunu korumak için ideal bir 11 yaratmak iyi görünebilir ama kadronuz hantallaşmaya başladığında ve rakipleriniz sizi çözdüğünde işler pekte istediğiniz şekilde gitmeyebilir ki Oleksandria’nın devreyi beklentilerin çok uzağında tamamlaması aslında bunun bir sonucu. Hücum gücünü sadece Krylo Kovalets ve Valery Luchkevych’in yaratıcılığına bağlayan, merkezde iyi kapatıldığı zaman tatsız tuzsuz bir takıma dönüşen Sharan’ın ekibi bu sezon ilk devrede sadece 4 galibiyet alabildi.

Bu verimsiz oyun geçtiğimiz sezon 7 gol 4 asistlik performans ile kariyer rekorunu kıran Krylo Kovalets’i de etkilemiş vaziyette. İlk devreyi ligde asist kralı olarak tamamlamasına karşın, işin ironik yanı sadece 4 asist yaparak bu başarıyı gösterdi. Geçtiğimiz sezon ilk kez tartışılmaya başlanan Volodymr Sharan’ın akibeti ne olur bilinmez ama bu kısır performans devam ederse, Sharan’ın başında olmadığı bir Oleksandria’yı izlemek yakın vadede gerçekleşebilecek bir olay…

 

Hasan Kara

Molchat Doma dinliyor, Doğu Bloku ve alt ligler hakkında yazıyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir