Union Jack Kelt Yoncasına Karşı: Old Firm

 

Ben bu yazıyı kaleme alırken Rangers, Celtic’i ağırlıyordu. Önümdeki maç 0-0 devam ederken tahminim Gerrard’ın Rangers’ının 3 puanla döneceği yönünde.(Ortada giden maç Celtic stoperi Nil Bitton’un kırmızı kart görmesiyle değisti. Rangers maçı 1-0 kazandı) Kökleri 1800’lü yıllara dayanan Old Firm şüphesiz dünyanın en köklü derbilerinden.

İskoçlar ne yazık ki her alanda olduğu gibi futbolda da İngiltere’nin gölgesinde kaldı. Halbuki Britanya’ya ilk Şampiyonlar Ligi kupasını getiren takım İskoçya’dan çıkmıştır. Futbol endüstriyelleşince İskoclar; Arap, Amerikan sermayesi ile globalleşen pahalı Premier Lig ekipleriyle baş edemedi. Scottish Premiership günümüzde pek popüler ve büyük bir lig değil. Bu durumun bir diğer sebebi de sportif alanda bir rekabetin bulunmaması. 124 sezonluk ligde şampiyonluk kupası sadece 18 kez Glasgow dışına cikti. Şu ana kadar lig 11 farklı şampiyona sahip. Ama 35 yıldır Celtic ve Rangers’dan başka şampiyon olan bir takım yok.(Bunu başaran takım Aberdeen’di başlarında ise Alex Ferguson vardı.). Ligde dönen 3, 4 yıllık seriler gayet olağan karşılanıyor. Bununla birlikte bana göre Celtic ve Glasgow Rangers, Premier Lig’deki sermaye takımlarından çok daha köklü kültürlere sahip.

Premier Lig’de göremeyeceğiniz bir durum daha var. Liverpool şehrinde Everton taraftarı olan bir babanın Liverpool taraftarı oğlu olabilir, Manchester şehrinde United taraftarı olan birinin City taraftarı bir kuzeni olabilir. Lakin Glasgow’da bir aile masasında asla bir Celtic taraftarı ile Rangers taraftarı yan yana bulunamaz. Çünkü kulüpleri onları eğlendiren bir spor takımından çok mezheplerini, etnik kökenlerini temsil eden oluşumlar. Eğer İskoçya vatandaşı iseniz tuttuğunuz takım siz doğmadan çoktan seçiliyor. Prosbiteryen iseniz Rangers, Kelt iseniz Celtic.

Old Firm" derbisi olarak anılan Glasgow Rangers - Celtic rekabetinde 400. randevu - Eurosport

İki takimin dinamiklerinden kısaca bahsedecek olursak. Old Firm en çok mezhep muhabbeti ile öne çıkar. İki kulübün farklı mezhepten oyunculara çok kolay yer vermediği ve yine farklı mezhepten taraftara sahip olmadığı bilinir. Celtic için bunun doğru olmadığını ve ezeli rakibine göre kesinlikle çok daha açık olduğunu söyleyebilirim. Ama Rangers’ın açılması o kadar kolay olmadı. Bana göre ise bu derbinin en önemli noktası siyasi ve sosyal ayrılıklar.

FUTBOLDAN ÖNCE

Great Famine | Definition, History, Causes, & Facts | Britannica

Birleşik Krallık, İngiltere ve İskoçya’nın birleşmesiyle 1707 yılında kurulmuş olsa da tabii ki Londra’dan yönetiliyor. Daha sonra bu birliğe İrlanda da katılmış 1820’lerden sonra Victoria Dönemi ile de hepimizin bildiği gibi “Üzerinde Güneş Batmayan” imparatorluk olmuştur. Braveheart filminde Mel Gibson ile tanıdığımız Willian’nın torunları olan İskoçlar ise krallığa en bağlı topluluk olur. Dünyanın her yerinden sömürgeye sahip olan İngilizler en cok İskoçlar’a güveniyordu. İskoç ulusal kimliği Britanya bayrağı ile yok edilir ve İskoçlar loyalizmin temsilcisi olur.

Pins Great Britain-Scotland | Friendship Pins Great Britain-XXX | Flags G | Crossed Flag Pins Shop

Ta ki 19.yüzyılın sonlarında gelişen göç dalgasına kadar. İrlanda’daki patateslerde pythophtra infestans adlı bir mantar çıkar. Ülkedeki patateslerin %40’ı heba olur. Temel besin maddesi patates olan İrlanda halkı için bu büyük bir yıkım anlamına gelir. 7 yıllık bir kıtlık başlar ve pek çok İrlanda’lı açlıktan ya da hastalıktan ölür. Ülkede bir göç dalgası başlar. Zenginler Amerika’ya giderken tercih ettikleri şehir genelde Boston olur(Boston Celtics’in isim ve logosunun nereden geldiğini ögrenmiş oldunuz). Çalışan kesim ise o kadar şanslı değildir ve İskocya’ya göç eder. İskocya’da sayısı hızla artan Katolik mezhebine mensup Keltler kısa sürede Glasgow kentinde kendine has mahalleler oluşturur. Üst ve elit kesimi İskoçya yerlileri oluştururken Keltler ülkede alt kesime mensuptur. Bu Alman sosyolog Webber tarafindan da ortaya konar. İrlanda’dan gelen Keltler ülkenin sadece sosyal değil siyasi yapısını de değistirir. Çünkü 7 yıllık kıtlığın sonunda Irlanda’da 1848 İsyanı çıkmış ve sömürücü politikalar sonucu nüfusunun %25’ini kaybeden Keltler, Kralcılar’a karşı Cumhuriyetciler olarak ortaya çıkmıştır. Keltler, İskoçya’ya gelirken anti-emperyalist fikirleri ve sınıf bilincini de götürür. Londra için tehdit anlamına gelen büyük bir kitle oluştururlar. İrlanda’daki bağımsızlık sesleri İskocya’dan da çıkmaya başlar.

Celtic Cross Scotland free image

Glasgow Rangers 1872 yılında İskoçya yerlileri tarafından kurulur, kısa sürede İskoc burjuvası ve Protestan kesimin desteğini kazanır. Kraliyet bayrağının üç rengini alan Rangers’ın varoluş amacı şüphesiz krala bağlılıktır. Günümüzde Ibrox Park’da en çok dikkatimizi çeken şey Birleşik Krallık’ın bayrağı Union Jack.

Rangers Poppy Display - Armed Forces Tribute - YouTube

1888 yılında ise kentin ezilen tarafı bir futbol kulübüne ihtiyaç duyar. Glasgow Katolik Kilisesi, ismi Kelt’den türeyen Celtic’i kurar. Logosu ve renkleri İrlanda halkının sembolü 4 yapraklı yonca olan Celtic tahmin edilebileceği gibi alt kesimi oluşturan Keltler’in desteğini kazanır. Celtic Park’da en çok dikkatimizi çeken şey İrlanda bayrağı.

Derby Pictures From Parkhead | Classic UCLA Bruins Rediscovered

BILLY BOYS VE IRA

How NOT to celebrate winning the Scottish Cup

İki takım arasındaki ilk maç 1888’deki dostluk maçıdır. Bu maç aynı zamanda Celtic tarihinin ilk maçı olarak kayıtlara geçer. Celtic maçı 5-2 kazanır. 1891 yılında dünyanın en eski liglerinden biri olan Scottish Premiership kurulur ve Old Firm resmi turnuvalara taşınır. 1890-91 sezonunda Dumbarton ve Rangers ligi ilk 2 sırada tamamlar ve ligin ilk sezonu birden fazla şampiyonla tescil edilir. Sonraki sezonlarda Glasgow Rangers ve Celtic ligin en güçlü takimları olarak ortaya çıkar. En ciddi rakipleri Edinbourgh temsilcileri Heart ve Hibernian’dır. 1900’lü yıllardan sonra ise Glasgow takımlari zirvede yalnız kalır. Old Firm derbisi bu yıllarda pek nefret dolu değildir. 1904 Scottish FA Cup finaline kadar herhangi bir olaya sahne olmaz. Ta ki 1920’li yıllara kadar. İrlanda 1922 yılında birlikten ayrıldığını ilan ederken Birlesik Krallık’ın Kuzey İrlanda’yı işgali ile 1998 yılına kadar sürecek bir kriz başlar. Bu sorun İskocya’ya da sıçrar. Protestanlar Kuzey Irlanda’nın Birleşik Krallık’a ait olduğunu söylerken, Keltler İrlanda’nın tam bağımsız bir bütün olduğunu savunur. İrlanda Kurtuluş Ordusu anlamına gelen IRA örgütü Kuzey İrlanda’da kurtarılmış bölgeler ilan ederek ortaya çıkar. Celtic taraftarı bu örgütü sonuna kadar destekler.

IRA ile baş edilememesi sonucu Kuzey İrlanda’daki Protestanlar paramiliter bir örgüt olan UVF’yi kurar ve iki taraf arasında silahlar, bombalar susmaz. Bu yıllarda Ibrox Park’da en çok söylenen beste Billy Boys marşıdır. Billy Boys, Glasgow sokaklarında ortaya çıkan ırkçı ve loyalist bir çetedir. Amaçları Keltler’i öldürerek ya da ülkelerine dönmeye zorlayarak İskoçya topraklarından temizlemektir. Tabii ki bu marş 1960’lı yıllarda yasaklanır lakin Glasgow Rangers taraftarları yine de bu korkunç marşı söylemeye devam ediyor.

Billy Boys 4 Mile Tavern - Posts | Facebook

Billy Boys’un en önemli icraatlerinden biri daha sonra Londra’da Chelsea taraftarının uyarlayacağı Glasgow Gülümsemesi’dir. Jilet veya neşterle kurbanın ağızlarının kenarına derin bir kesik atılır. Kurban bağırırken kesik kulağa kadar ulaşabilir, dikildikten sonra ise her zaman bir iz kalır. Popüler kültürde bunu Heath Ledger’in Joker’inde görebiliriz.

Heath Ledger'in Joker'iyle Joaquin Phoenix'inkini Kıyaslamak Neden Doğru Değil? - Ekşi Şeyler

Filmde “Bu yaraların nasıl olduğunu bilmek ister misin?” repliği ile başlayan ve her sahnede farklı bir hikaye anlatılan bu kesiğin kökeni kan dondurucu olaylara dayanır. Chelsea’nin taraftar grubu Headhunters ise bunu ağıza kredi kartı sokup yumruk atarak yapar. “Green Street Hooligans” filminde Birmingham taraftarlari kıstırılan ana karaktere “Chelsea Gülümsemesi’ni bilir misin?” diye bir soru yönelterek ağzına kredi kartı sokar. Daha sonra West Ham taraftarı olay mahalline yetişir.

Celtic taraftarları ise Celtic Park’ı terör örgütü olarak ilan edilen IRA’nın marşlarıyla inletir. Böylece rekabet nefret sınırlarını aşar. Bir dönem olaylar o kadar sıradanlaşır ki Glasgow Rangers Ibrox Park’ın çimlerine öldürülen taraftarların küllerini serpme ritüelini yasaklar. Sebebi dökülen küller yüzünden sahanın belli kısımlarında çimenlerin görülmedigi bosluklar oluşmasıydı. 1971 yılında Ulster’de Katolik olmasına rağmen Glasgow Rangers’ı tutan ve sürekli boynuna taktığı üç renkli kaşkoluyla iki tarafın da sinirini bozan bir futbolseverin sırtından bıçaklanması ayrımın en büyük örneğidir.

Glasgow Rangers taraftarları sağcı ve loyalist bir duruşu benimserken Celtic taraftarı solcu ve cumhuriyetçi taraftadır. Rangers’ın tribün grubu olan Rangers Ultras kendileri gibi ırkçı ve faşist olan Chelsea’nin Headhunters grubuyla kardeşlik başlatır. Daha sonra bu kardeşliğe Kuzey İrlanda’nın Protestan takımı Linfield da katılır.

Manchester St. Pauli on Twitter: "Chelsea fans - that proud of being English they use Waffen SS insignia on their fan banners.… "

Celtic’in taraftar grubu ise “Yeşil Tugaylar” anlamına gelen Green Brigade’dir. 2006 yılında kurulan Green Brigade, ölen Britanya askerlerini anma gününde yaptıkları geniş çaplı protesto ile ilk kez 2010 yılında gündeme gelir. Ayrica Filistin’lilerin davasına da büyük bir destek verirler. Celtic’in kardes takımı aşırı sol tandanslı politik yapısı ile öne çıkan Almanya 2.Lig ekibi St.Pauli’dir. Green Brigade, Antifa tribün kültürünün en önemli gruplarından biridir. Rangers taraftarları da sağcı ultras gruplarına sahip  HSV ile dostluk başlatınca Glasgow-Hamburg arasında bir futbol rekabeti doğar.

Antifa_Ultras on Twitter: "PHOTO | Brotherhood banner between Celtic FC and FC St. Pauli in Leipzig (23.10.2018)… "

Son zamanlarda İskoçya Protestanları, ülkede sosyal bir ayrımın kalmadığını kendilerinin de çalışan kesime sahip olduğunu iddia ediyor. Bunda doğruluk payı olsa da İskocya Keltleri’nin alt sınıfı İskoçya Protestanları’nın üst sınıfı oluşturduğu algısı kırılabilmiş değil. Kaldı ki Rangers taraftarları “Sizin hiç paraniz yok.” gibi bestelerle ezeli rakiplerine takılmaktan geri kalmıyor.

Old Firm’in olduğu günlerde sadece Glasgow’da değil tüm İskocya’da İrlanda’da hatta Amerika dahil dünyanın her yerindeki Keltler ve Protestanlar için hayat durur.

AVRUPA’NIN ZİRVESİNDE

Pin on sportswatch

II.Dünya Savaşı sonrasi ligde üstünlük Rangers’ın eline geçer. Rangers bu dönemde sampiyonluk için Heart ve Hibernian ile mücadele eder. 1946-1965 yılları arasında sadece iki kez sampiyon olan Celtic için bu yıllarda övünülecek tek şey 1957 FA Cup finalinde Rangers’a karşı aldıkları 7-1’lik galibiyettir; ki bu hala Old Firm’in en farklı skoru. Bu durum 1965-66 sezonunda Jock Stein takımın başına gelene kadar sürer. Stein’li ilk sezonda 12 yıllık şampiyonluk hasretine son veren Celtic tarihinin en iyi yılını ise 1966-67 sezonunda görür. FA Cup finalinde Aberdeen’i ve Lig Kupası finalinde Rangers’ı yenen Celtic; Mayıs ayına gelindiğinde ligi kazanmakla kalmamış Lizbon’da son iki sezonun sampiyonu Herreira’lı Inter’i 2-1 yenerek Şampiyonlar Ligi(O zamanki adıyla Şampiyon Kulüpler Kupası)’nı kazanan ilk Britanya takımı olmuştu. Eger o kış Kıta Kupası finalinde Racing’i yenebilselerdi bir sezonda alabilecekleri bütün kupaları müzelerine götüreceklerdi. 1968-69 sezonunda ise yerel kupalarda treble yaparlar.  1969-70 sezonunda üst üstte 5.sampiyonluğunu ilan eden, kupayı da kazanan Celtic; finale kadar geldiği Sampiyonlar Ligi’nde Feyenoord’a boyun eğer. Rangers’ın bu yıllardaki en büyük başarısı 1971-72 sezonundaki Uefa Kupa Galipleri Kupası sampiyonluğuydu. Glasgow sokakları bu başarıyla bu sefer İrlanda bayrağı ile değil Kuzey İrlanda ve Union Jack bayrağıyla donatılır.

Soccer, football or whatever: Glasgow Rangers Greatest All-Time Team

Jock Stein ile şampiyonluklarına devam eden Celtic 1974 yılına kadar hicbir rakibine zirveyi göstermez. 1905-1910 yıllari arasında 6 sene üst üstte şampiyonluk rekorunu geliştirerek 9 seneye çıkarır. 70’li yılların ikinci döneminde Rangers  nihayet rekabete ortak olmayı başarırken Stein’in 1978’deki ayrilığı Celtic için bir çağı kapatır. 80’li yillarin başına Aberdeen damga vururken bizim “Ulubatlı Souness” diye tanıdığımız  Graeme Souness’in takımın başına geçmesiyle Rangers’ın altın dönemi başlar. 1989-1997 yılları arasında 9 sene üst üstte şampiyon olarak ezeli rakiplerinin rekoruna ortak olurlar. Bu şampiyonluklarin üçü Souness altısı Walter Smith ile gelmistir. Bu başarının başka bir sebebi daha var:

DÖNEK BIR KATOLİK

Mezhep Kavgası Gölgesinde Mo Johnston Transferi · Berke Dağlı · Tabella

Celtic, Katolik kökenli bir kulüp olmasına rağmen Protestan mezhebine mensup oyunculara kadrosunda yer vermekten çekinmez. Efsane teknik direktörleri Jock Stein ve efsane oyuncuları Kenny Dalglish Protestan mezhebine mensuptur mesela. Ancak Rangers I.Dünya Savaşı’ndan beri Katolik oyuncu oynatmıyordu. Bu durum şarkılara bile konu olmuştur. Rangers taraftarı ise Prosbiteryen Gençlik Grubu tarafından kurulan takımlarının geleneği ile gurur duyuyordu. 1978 yılında Prosbiteryen mezhep gazetesi Bush bu konuyu haber yapınca bir haftada 5.000 abone kaybedip kapanmıştı.

Lakin Rangers yöneticileri endüstriyelleşen futbol ortamında ezeli rakiplerinin gerisinde kaldığının farkındadır ve bu tutucu geleneğin bitmesine karar verirler. İlk adımı 1967 yılında Ian Rush’ı kadrolarına katmaya çalışarak yaparlar ama oyuncuyu ikna edemezler. 1989 yılında Mo Johnston’un Rangers’a transfer olacağı dedikoduları çıkınca ortalık feci karışır. Çünkü Johnston sadece bir Katolik değil aynı zamanda eski bir Celtic oyuncusudur . 1986 FA Cup finalinde rakibine kafa atıp kırmızı kart gören Johnston oyundan çıkarken Hampden Park’daki Rangers’lılara haç göstermiştir. Celtic’den Nantes’e transfer olan Johnston eski kulübüne transfer olmak üzereyken Rangers onu 2,5 milyon bedelle kadrosuna katarak 100 yıla yaklaşan geleneğine son verir. Rangers taraftarları buna çok büyük tepki gösterir. Bellfast’daki Rangers Taraftar Derneği transferi protesto ederek kapanır. Pek çok futbolsever maçları boykot eder. Rangers taraftarları Johnston’un attığı golleri saymaz ve 1-0 biten maca 0-0 bitti der. Ibrox Park’da top ne zaman Johnston’un ayağına gelse yuhalamalar ve ıslıklar duyulur. Katolikler ise Johnston’a dönek diyerek tavır alır. Glasgow’da kendini güvende hissedemeyen forvet oyuncusu Edinbourgh’a taşınmış ama orada Celtic taraftarları evine molotof kokteyli atınca 24 saat çalışan güvenlik şirketiyle anlaşmak zorunda kalmıştı. Celtic taraftarları bu sefer oyuncunun babasına saldırır. Her şeye rağmen Johnston iyi bir sezonu geride bırakarak lig ve lig kupası şampiyonluklarına büyük bir katkı verir. Böylece ortamı biraz da olsa yumuşatır. Yine de sezon sonu hemen Everton’a gider.

Mo Johnston returns for Old Firm match with his switch to Rangers 'still on everyone's minds'

Rangers, taraftarlarının bağnazlığını böylece yavaş yavaş yenmeye başlar. 90’lı yıllarda dev bir hegamonya kurar. 1994 yılında el değistirerek Kelly ve White ailelerinin eline geçen Celtic kendi fonunu kurar. Stadyumunu 60 bin kişiye yükselterek yapılanır ve 1997-98 sezonunda 2 puan farkla ezeli rakiplerinin rekorlarini geçmesine engel olup şampiyonluk turu atar. Ancak Rangers bir geleneğini daha yıkacaktır. 1998 yazında, tarihinde ilk kez Britanya’lı olmayan bir teknik direktörle anlaşan Glasgow’un mavi tarafi Dick Advoocat’i takımın başına getirir. Bunun ödülünü 1998-99 ve 1999-00 sezonlarında şampiyonluk turu atarak alacaklardır. Milenyuma geldiğimizde Rangers 49, Celtic 37 şampiyonluğa sahipti. Bu büyük fark hala kapanabilmiş değil. 12 yılda 10 kez ezeli rakibinin tur atmasını izleyen Celtic 2000’li yıllarün ilk yarısında takımın başına Martin O’Neill’i getirip Henrik Larsson, Pierre Van Hoijdonk gibi yıldızları transfer eder. 2000-01 ve 2001-02 sezonlarında şampiyon olan Celtic, 2002-03 sezonunda Uefa Kupası finaline kalarak büyük bir başarı sergiler. Ancak Porto’ya mağlup olurlar. 2007-08 sezonunda 3 puan farkla Celtic’in üst üstte 3.kez şampiyonluk turu atmasını zleyen Rangers, Şampiyonlar Ligi’nden katıldığı Uefa Kupası’nda Panathinaikos, Werder Bremen, Sporting Lizbon, Fiorentina gibi takımları ard arda ipe dizerek finale kalır. Üstelik final Britanya’da Manchester’da yapilacaktır. Lakin Rus ekibi Zenit maçı 2-0 kazanarak Rangers’ın peri masalını bitirir. 2009-2011 yılları arasında 3 sene üst üstte şampiyon olan Rangers bambaşka bir sorunla sarsılacak ve çuvallayacaktı.

4.LİGDE BİR DEV

Rangers 1-2 Peterhead - Rangers Football Club, Official Website

2011-12 sezonuna geldiğimizde Rangers şampiyonluk sayısında ezeli rakibine karşı 54-41 üstündü. Ancak bu fark hızla kapanmaya başlayacaktı. Kulüp 40 milyon pound vergi kaçırdığı iddiasiyla karşı karşıya geldi. Bu Rangers için yeni bir durum değildi. Kraliçenin sevgilisi olan Rangers yıllar boyunca mecliste aklanmış ve kollanmıştı. Celtic taraftarları ezeli rakiplerine öz evlat muamelesi çekildiğini iddia ederek yapılan her hakem hatasına abartıli anlamlar yüklüyordu. Ancak 2000’li yıllarda ayrılıkçı SNP yükselince Rangers’ı aklayacak bir güç kalmadı. Böylece son 10 yılda cehennemi yaşadılar. 2011-12 sezonunda önce 10 puan silme cezasi aldılar. Zaten Celtic’in 4 puan gerisinde olan Rangers böylece 3 yıllık serisini kaybetti. Mayıs ayında ise Federasyon tarafindan 1 yıl transfer yasağı ve 160 bin pound para cezası alan Rangers için kayyum atandı. Kulüp sahibi ömür boyu spordan men edildi. Sene sonu bütün futbolcularını kaybettiler. Yerlerine altyapıdaki gençleri apar topar profesyonel yaptılar. Ardından da tasfiye işlemleri başladı. Temmuz ayında Rangers ligin kura çekimlerine sokulmadı ve yerine Club 12 adında bir hayali takım koyuldu. 140 yıllık çınarın ligdeki kaderine ezeli rakiplerinin de dahil olduğu 11 kulübün oyu karar verecekti. Ancak kurul Rangers’ın ligde kalmasına izin vermedi. Yerlerine Dundee United gelirken mavililer 4 kademe birden düşürülerek kendini League 2’da buldu. Ancak Rangers dünyanın her yerinden taraftara sahip bir takım ve destekçilerinden güç alarak kalkmasını bildi.

Halisaha gibi deplasmanlarda oynayan Rangers bilet ve kombine fiyatlarını yükseltmesine rağmen çoğu maçı kapalı gişe oynayarak önemli bir gelir elde etti. Taraftarlar Sevco adında bir şirket yarattı. Sevco borçları üstüne alarak yapılandırdı, kulübün statını ve müzesini satın almayı başardı. Store satışları onların elini rahatlatan başka bir unsurdu. Hızla piyasa değerleri yükselmeye başladı. 2012-13 sezonunda 89 puan toplayarak League 1’e yükselen Rangers, 3.kademedeki ilk sezonunda sadece 3 beraberlik alarak 103 puan toplamıştı. En yakın takipçilerinin 64 puanda kaldığını düşünürsek bu çok büyük bir başarıydı.

Rangers Football Club on Twitter: "#Rangers Football Club League One Champions 2013/14 http://t.co/UJYQWWAHjZ"

Bu esnada Celtic zirvede yalnız kalarak uçuk puan farklarıyla şampiyonluklar kazanıyordu. Taraftarlar 2012-13 sezonunun 27.haftasında 5-0’lık Hibernian galibiyetinden sonra “Rakibimiz Can Çekisirken Biz Partiliyoruz” yazılı bir pankartla Rangers ile dalga geçiyordu. Ancak herkes bu süreçte gördü ki Rangers olmadan Celtic olmaz. Celtic olmadan da Rangers olmaz. Dinamo Zagreb’in 15 senede 14 kez şampiyon olduğu Prva HNL’den bir farkı kalmayan Scottish Premiership büyük bir marka değeri kaybetti ve futbolseverlerde Old Firm özlemi başladı. 2014-15 sezonunda herkes Rangers’in şampiyon olup en üst kademeye yükseleceğini ve Old Firm’in 2015 sonbaharında döneceğini sanıyordu. Ama Rangers, Hearts’dan 34 puan fark yiyerek sezonu 3.tamamladı. Play-offlarda Hibernian ve Quenn’s South’u saf dışı bırakan Rangers, Premiership 11.’si Motherwell ile play-out turu oynamaya hak kazandı. Ancak iki maçta da 3 yiyerek elendiler. 2015-16 sezonunda Glasgow devleri FA Cup yarı finalinde eşleşti. Bu Old Firm’in 4 yıl sonra dönmesi demekti. Maç, Celtic Park’da oynanacaktı. Normal süresi 1-1 uzatma süreleri 2-2 biten derbi penaltılara kaldı. Muzaffer cikan ekip ise mavililerdi ve Rangers uzun bir süre sonra ezeli rakiplerine karşı gülen taraf oldu. Aynı sezon 81 puanla şampiyon olan Rangers üst kademeye nihayet döndü.

Rangers 2-2 Celtic (5-4 pens) - Rangers Football Club, Official Website

Rangers ligde yokken Celtic 5 senelik bir seriyi çoktan yakalamıştı. Rangers bu seriyi tabii ki hemen bitiremezdi. Yavaş yavaş güçlenerek önce ligde ilk 2 sırayi ele geçirdiler ardından Avrupa kupalarında iş yapmaya başlayarak gelir elde ettiler.

Geçen sezon play-off şampiyonluk turuna 3 hafta kala lig pandemi sebebiyle durdu. Takımın başına Gerrard’ı getiren Rangers, Uefa Avrupa Ligi’nde çeyrek finale kadar gelmesine rağmen 1 maç eksiğiyle Celtic’in 13 puan gerisinde bulunuyordu. Lig yarıda kaldı ve Celtic şampiyon ilan edildi. Böylece 1966-1974 ve 1989-1997 yıllarındaki 9 senelik şampiyonluk rekorlarına yeni bir seri daha ortak oldu. Üstelik Celtic son 4 sezondur treble yapıyor. 4 yılda 12 kupa dünyanın hiçbir yerinde görülmedi.

GREEN LIGHT: FANS MAY JOIN TITLE PARTY AT CELTIC PARK | Celtic Quick News

Sene başında forma için Adidas ile anlaşarak modern futbolun dinamiklerine her geçen gün ayak uyduran Celtic; James Forrest, Griffiths, Scott Brown, Collum McGreggor gibi kulüp efsanelerinin yanında Ajer, Elyounouisi, Rogic gibi kaliteli futbolculara ve Ajeti gibi genç yeteneklere sahip. Son yıllarda çok beğendigim bir ekipler. Bu sezon pandemiye rağmen piyasa değerleri 100 milyondan fazla. Hedef tabii ki seriyi 10 yıla çıkarmaktı. Ama Rangers’ın başındaki Gerrard, Celtic’in rekorunu geliştirmesine adeta engel oldu. 22 hafta sonunda sadece 2 beraberlikle zirvedeler. Celtic’in 3 mac eksigini hesaba katmazsak puan farkı 19’a kadar çıktı. Daha oynanacak 14 normal sezon haftası ve play-off maçlari var tabii ama Rangers bu sezon oynanan ilk iki derbiyi de kazanarak büyük ihtimalle o senenin bu sene olduğunu cümle aleme ilan etti. Bunun yanında Avrupa Ligi gruplarından da namağlup lider çıktılar.

Rangers kit: how to pre-order the new Castore and Rangers home strip 2020/21 - and how much it costs | The Scotsman

CELTIC VE RANGERS VEYA RANGERS VE CELTIC

Old Firm derbisi Rangers'ın

Günümüzde Old Firm, Britanya bölgesindeki holiganlığın da bitmesiyle nispeten daha sakin geçen bir derbi. Yine de 2018-19 sezonunda Morelos’un Celtic kaptanı Scott Brown’a attığı yumruk epey bir gündeme gelmişti. Artık İskocya’da “Katolik misin Protestan mı?”  soruları yerine “Celtic mi Rangers mı?” soruları soruluyor.

Tartışılan bir başka konu ise hangi takımın daha büyük olduğu. Celtic hala lige hükmeden taraf olsa da Rangers’ın bu duruma suni sebeplerden dolayı düştüğünü herkes biliyor. Buna rağmen şampiyonluk sayısında Rangers’in 54-50 önde olmasi Protestanlar için övünç kaynağı. Yerel kupalarda da 114-110 Rangers üstünlüğü var. Celtic ise Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu ile Avrupa konusunda önde olan taraf. Lakin bir Celtic sempatizmanı olsam da ben ülkenin öncü takımının hala Rangers olduğunu düşünüyorum. Celtic’in ligde tek takım olarak kaldığı yıllarda bile Avrupa’da en fazla Şampiyonlar Ligi Son 16 turu görebilmesi Rangers’ın ise son yıllarda Avrupa Ligi’nde elde ettigi başarılar bu yargımı haklı çıkaracaktır.

 

Kerem Kizilboga
Latest posts by Kerem Kizilboga (see all)

Kerem Kizilboga

Fenerbahçe ve St.Pauli'yi tutar, Balkan sporu ve Alman liglerini takip eder, spor sosyolojisi üzerine yazılar yazar, metal dinler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir