Türkiye’de Politik Sinema | Sonbahar

Sonbahar | Meselesi Olan Filmler

Sinemanın bir sanat dalı olmasının yanı sıra bir araç olarak da işlevlendiren alt türlerinden birisidir politik sinema. Bir meselesi olan ve bu meseleyi sanatsal biçimde, bağlamından koparmadan seyirciye aktaran filmlerdir.

Türkiye, tarihinde bulunan darbeler, kadın cinayetleri, faili meçhuller, öğrenci hareketleri, Kürt sorunu gibi pek çok politik mevzu vesilesiyle bu sinema türü için bir açık pazardır. Günümüzde ortaya çıkan meselelerin çoğu da zaten politik ve sınıfsal hale gelmiştir. Türkiye’ye dair anlatılacak gerçekçi bir filmin politik olmama gibi bir durumunun da kaldığını sanmıyorum. Sinema sektöründe dahi film çekebilmek için alınan desteklerdeki eşitsizler hat safhada. Böyle bir düzende filmlerin bir meselesi olmaması da trajikomik bir hal almaktan öteye gidemiyor.

politik sinema _ hayat dönüş

Yıllardır hem arthouse hem de ana akım sinemada çeşitli örneklerini görürüz. Ancak bu eski politik filmlerin çoğu konvansiyon haline gelmiş, didaktik ve slogan atarcasına meselesini gözümüze sokmaktan ileri gidememiştir. 90’ sonrası başka bir anlatıyla yeni bir temel oluşturan Türkiye sinemasında toplumsal meseleler şahsileştirilmiş, daha sade nitelikler edinmiş, olaylara dışarıdan bakmak yerine kendini tam içinde konumlandırmıştır. Bu sinemanın en iyi örneği ise 2008 yılında gösterime girmiş Sonbahar filmidir.

Sonbahar

politik sinema- sonbahar

Özcan Alper’in yazıp yönettiği, Onur Saylak ve Megi Kobaladze gibi isimlerin başrolünü üstlendiği yerli bir politik filmdir. 2000 yılında “Hayata Dönüş Operasyonu” adında vahşice bir cezaevi şiddeti ve kıyımını konu ediniyor. Ancak bu konuya hapishane penceresinden bakmak yerine, operasyonda şiddet gören solcu gencin yalnızlığı ve çaresizliğinin yanında yürüyor film. Belki bir gazete köşesinde bile yer edinemeyen bu gençlerden birinin hayatını gözler önüne seriyor Sonbahar. Bunu da acıklı bir anlatı üzerinden değil hem naif hem de dimdik durarak işliyor. Karadeniz’in müzikleri ve kasvetiyle meselenin özü de öyle harmanlanmış ki ortaya kapalı ama büyüleyici bir film çıkmış doğrusu. Özenle düşünülmüş bazı sahneler hiçbir diyalogla anlatılamayacak mesajları da bünyesinde barındırıyor. Operasyonun gerçek tarihinden tam 8 yıl sonra aynı gün gösterime giren Sonbahar, incelikli hikayesiyle hem politik hem de sanatsal çerçeveden Türkiye sinemasının zirve filmlerinden biri haline geliyor.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir