THE SOCIAL DILEMMA ( SOSYAL İKİLEM)

Sosyal İkilem, Jeff Orlowski tarafından yönetilen ve Orlowski, Davis Coombe ve Vickie Curtis tarafından yazılan 2020 Amerikan belgesel dram filmidir.

Belgesel, Jaron Lanier, Aza Raskin, Shoshana Zuboff, Justin Rosenstein ve Tristan Harris gibi çok önemli isimlerin sosyal medya adı altında kullandığımız Facebook, İnstagram, Snapchat, Twitter gibi platformlarda uzun süre görev yapmış ve insanlık adına kötüye giden bu durum için bizim hiçte farkında olmadığımız kısımlarını ele alıyorlar. Peki biz bu gerçekleri görmeye hazır mıyız?

Google, Eski Tasarım Etikçisi ve aynı zamanda İnsani Teknoloji Merkezi Kurucu Ortağı Tristan Harris “Ürüne para ödemiyorsanız ürün sizsinizdir” ifadelerini kullanıyor. Yani bu demek oluyor ki bizim ücretsiz olmasına sevinerek kullandığımız tüm bu uygulamalar bizim sandığımız kadar masum işlemiyor. Bizim o uygulamalarda geçirdiğimiz zaman ile orantılı para kazanıyorlar.

Tek hedefleri, insanlığı ekran başında tutmak olan bu yapıların maalesef ki esiri olmuş durumdayız. Jeff Selbert bu durumu şu ifadeler ile açıklıyor “her bir hareketiniz izlenip kaydediliyor, tam olarak hangi fotoğrafa ne süreyle baktığınız, katılım süreniz, ne zaman yalnız ve depresif olduğunuzu biliyorlar.” Şimdi bazılarınızın aklından “olur mu öyle şey?”  “ Herkesi nasıl takip edebilecekler.” Gibi düşünceler geçebilir. Ama bir buçuk saatinizi ayırıp bu belgeseli izlerseniz ne kadar korkunç bir durumda olduğumuzu sizde çok iyi anlamış olacaksınız. Benim daha belgesel bitmeden düşündüğüm tek şey sosyal medya hesaplarımı kapatıp uzun süre kullanmamak düşüncesi oldu fakat sonra bir sürü çekilişe katıldığım aklıma geldi. İşte zaten ben onlara istediğini veriyordum zaten esiri olmuş durumdaydım ve eminim benim gibi bu durumda olan milyonlarca insan vardı. Sosyal medyada tanımadığımız insanlarla iletişime geçmek uğruna, yanımızda olan sevdiğimiz insanlarla iletişimimizi kesmiş hale gelmiştik.

Sosyal medya platformları 7’den 70’e herkesin odak noktası olmuş durumda, hatta ne yazık ki şimdilerde tablet ve telefonlar, ailelerin çocuklarını susturmak adına kullandıkları bir yöntem haline geldi. Bu süreçte çocuklarda; zeka geriliği, geç konuşma, davranış bozuklukları, erken yaşta bunalım gibi durumlar gözlemlemekteyiz.

Sosyal medyanın bize yansıttığı güzellik algıları sayesinde de herkes kendini birilerine kanıtlama, beğendirme çabası içine girmekte ve belgeselde de bu konunun şu şekilde ele alındığı görülmektedir; “küçük kız çocuklarımızın 2010-2012 yıllarından itibaren intihar oranın epey artttığı gözlemlendi ve bu demek oluyor ki sosyal medya platformlarının artışa geçtiği yıllarda intihar ve kendine zarar verme istekleri arttı.” Geliştirilen Snapchat ve İnstagram filtreleri, zayıf bir fiziğe sahip olma zorundalığı algısı, kadınları kötü etkilemekte ve birbirleriyle girmeye çalıştıkları güzellik yarışına itmekte.

Hiçbir kadın birbirine benzemek, aynı kilo aralıklarında bulunmak, aynı yaşam standartlarına sahip olmaya çalışmak zorunda değil ve zaten bunun olması mümkün de değil. Hepimiz farklı yapılar, farklı karakterler, farklı kökenlerden gelmekteyiz. Her kadın kendini olduğu gibi sevmeli ve hiçbir kadınla karşılaştırılmamalıdır. Fakat maalesef ki sosyal medyada insanlar ister istemez bu durum ile karşılaşmakta ve bununla baş etmek oldukça zor bir hale gelmektedir. Son yıllarda kendi fiziksel görüntüsünden rahatsız olan ve kendini iyi hissetmeyen kadınlarımız çareyi estetik cerrahi işlemlerinde bulmakta olduğunu eminim hepimiz görüyoruz. Bu durum ne zaman sonlanıcak yada bizi daha kötü günler mi bekliyor bilmiyorum ama umarım farkındalık oluşabilir ve bazı gerçekleri görebiliriz. Çünkü gidişatımız hiç hoş bir halde değil ve bu şekilde olmaya devam ettiği sürece insanlığın kendi içinde sürdürdüğü iç savaşı bitmeyecek, toplumumuz ilerleme katetmek yerine daha da gerileyecek, nesil değiştikçe çocuklarımızda zeka geriliği ve davranış bozuklukları artacak. Elimizden geldiğince küçük yaştaki çocuklarımızı bu platformlardan uzaklaştırmaya çalışmalıyız.  Onlara farkında olmadığımız büyük bir kötülük yapmaktayız. Sosyal medya platformları birer uyuşturucu haline gelmiş durumda ve bizlerde onların bağımlılarıyız.

 

Müşterilerine ‘kullanıcı’ diyen sadece 2 sektör var: Yasa dışı uyuşturucu ve yazılım sektörleri..

-Edward Tufte

One thought on “THE SOCIAL DILEMMA ( SOSYAL İKİLEM)

  • Ocak 6, 2021 tarihinde, saat 9:03 pm
    Permalink

    Ne güzel yazmışsınız keşke her insana ulaşabilse söyledikleriniz..

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir