“Seni Baskımla Ezerim!” Liverpool – Arsenal / Premier League 3. Hafta

Premier League’in 3. haftasında Liveerpool, kendisi gibi lige iki galibiyetle başlayan Arsenal’ı konuk etti. Son dönemlerin en keyifli mücadeleleri arasına giren eşleşme, bu randevuda da izleyenleri memnun etti. İki farklı yaklaşımın sergilendiği maçın altı çizilesi noktalarını sizler için yazdım.

1) Kabul Edilmiş Üstünlük

Mücadelenin iki tarafında da kabul ediliş bir Liverpool üstünlüğü vardı maçın başından sonuna dek. Liverpool, Arsenal’ın reaktif futbolunun da katkılarıyla beraber, maçın hemen hemen her bölümünde topla daha fazla oynadı. Ev sahibi tüm oyuncularıyla rakip sahaya yerleşmeye, ceza sahasını beş oyuncula savunan rakibini açmaya çalışıyordu.

Liverpool’da sakatlığını atlatan Alisson kalesine dönmüş, Gomez de savunma dörtlüsünü tamamlamıştı. Ancak savunma önünde görev alabilecek oyunculardan Thiago ve Henderson, sakatlıkları nedeniyle kadroya alınamamıştı. Eğer Henderson oynayabilecek durumda olsaydı, Klopp’un o bölgedeki ilk tercihi olurdu. Çünkü Liverpool’un maçı domine edeceği ve rakip sahaya yığmaya çalışacağı açık seçikti. Böylesi bir oyunda Fabinho gibi daha statik ve hücuma katkısı kısıtlı bir oyuncu yerine; Henderson gibi oyunun iki yönünde de katkı sağlayacak, rakip sahada bir istasyon görevi yapabilecek ve Arsenal’ın ikili merkezine karşı nicel üstünlük sağlayabilecek bir oyuncuyu tercih etmek daha mantıklıydı. Elbette Thiago da rakip sahada çok büyük artılar getirebilirdi ancak Henderson’un savunma katkısı, onun tercih edilmesini sağlardı.

Son şampiyon Liverpool, Anfield'da Arsenal'ı konuk etti. Klopp ve Arteta'nın üçüncü randevusunda Liverpool, etkileyici bir galibiyet aldı. Son şampiyon Liverpool, Anfield'da Arsenal'ı konuk etti. Klopp ve Arteta'nın üçüncü randevusunda Liverpool, etkileyici bir galibiyet aldı.

 

Maça Fabinho başlayabilmiş, ona orta sahada Keita ve Wijnaldum eşlik etmişti. Bu üçlüyü maç içerisinde, 2’li savunma önü hattı oluştururken gördük. Klopp’un uzun süredir tercih etmediği bu varyasyonun sebebi, Arsenal’ın 4’lü karşılama hattıydı. Topu rakibine bırakan Arsenal, tamamen kendi sahasına sinmiş değildi. Liverpool stoperleri topu çıkarırken Arsenal ileri üçlüsünden ikisi onları karşılıyor, merkezdeki Xhaka – Elneny ikilisi de öne çıkarak savunma önündeki Fabinho’yu kapatıyorlardı. Böylelikle Arsenal, 4’e 3 bir üstünlük sağlıyordu rakibi karşılarken. Klopp da bu durumu görünce iki savunma önü oyuncusu kullanmaya başladı. Çoğunlukla Wijnaldum ve Fabinho’nun oluşturduğu ikili, Naby Keita’nın da ileride konuşlanması sonucu 4-2-3-1 dizilimini oluşturdu.

Arteta, ligin ilk iki haftasında olduğu gibi yine 3-4-3 formasyonuyla sahaya sürdü takımını. 4’lü orta bloğun kenarlarındaki oyuncuların gidiş – gelişleri sayesinde, pozisyona bağı olarak 5’li hücum veyahut savunma hatları oluşturabiliyordu. Bu maç özelinde, sıklıkla 5-4-1 şeklinde karşıladılar Liverpool’u. Hem kanatlarda ikişer oyuncuları bulunuyor, hem de Salah – Firmino – Mane üçlüsü ile adam adama eşleşebiliyorlardı.

Son şampiyon Liverpool, Anfield'da Arsenal'ı konuk etti. Klopp ve Arteta'nın üçüncü randevusunda Liverpool, etkileyici bir galibiyet aldı.

2) Hata ve Telafi

Böylelikle Arsenal, Liverpool’un 3. bölgeye geçiş için boşluk bulamamasını hedefliyordu. Planın hücum yönünde amaç, rakibin ön üçlüyle buluşturmayı denediği pasları keserek direkt toplarla yüklenmekti. Nitekim başarılı da oldular. 25’inci dakikada Granit Xhaka, kendi yarı sahasının ortasında aldığı topu bekletmeden Lacazette’e gönderdi, Fransız’ın tek dokunuşunda Maitland – Niles topla buluştu ve içeriye gönderdiği topa Robertson’un kontrolsüz şekilde dokunmasının ardından Lacazette son vuruşu yaptı.

Son şampiyon Liverpool, Anfield'da Arsenal'ı konuk etti. Klopp ve Arteta'nın üçüncü randevusunda Liverpool, etkileyici bir galibiyet aldı.

Yenilen golün ardından Liverpool, oyunu daha geniş alana yaydı. Atağın geliştiği kanattaki kenar oyuncusunu çizgiye açmaya, Arsenal’ın üçlü savunma merkezinden kurtarmaya çalıştı. Yenilen golden üç dakika sonra, çizgiden gelerek topla buluşan Salah, ceza alanına daldı. Tierney’i ekarte ettikten sonra attığı şutu tamamlayarak gole çeviren isim, Bellerin’in markajından kurtulan Sadio Mane’ydi.

Arteta’nın tercih ettiği dizilişin getirisinin merkezde ve kanatlarda rakibi adam adama karşılama kolaylığı olduğunu belirtmiştim. Ancak kanattaki futbolculardan biri geriye gelme konusunda geç kaldığında, dünyanın en iyi iki bekine sahip olan rakibiniz, sağ bekinin ortası ve sol bekinin bitirişiyle öne geçebiliyor. 34’üncü dakikada Arsenal’ın başına gelen şey de tam olarak buydu. Willian’ın verdiği boşluğu değerlendiren Robertson, Trent’in müthiş pasında topu ağlara gönderdi. Bu goldeki dikkat çekici bir diğer nokta, Salah’ın ilk goldekine benzer şekilde geniş alana açılarak Arsenal savunmasının dengesini bozmasıydı.

3) Otorite Liverpool

İkinci yarı, Liverpool’un iki şok golünün etkisinde sona ermişti. İkinci yarıda Klopp, oyunun temposunu elinde tutmayı ve düşürmeyi hedefliyordu. İkinci yarının ilk 7-8 dakikası özelinde de bunu başardı. Ancak sonrasında Arteta, ısrarlı şekilde topu istemeye ve maç içerisinde faydalı olmuş direkt hücumları terk ederek kısa paslarla ataklar olgunlaştırmayı tercih etti. Buna karşın Liverpool, 53 ve 90. Dakikalar arası sürüp giden, yıldırıcı bir ön alan baskısı uygulamaya başladı.

Arsenal savunmasının topla ilişkisi iyi olan tek stoperi David Luiz’di. Mevkidaşlarına göre kalbur üstü bir teknik kapasitesi olan Brezilyalı’nın parterleri ise toplu oyunda çok zorlanan isimlerdi. Üstelik, ana planı kısa paslarla savunmadan çıkmak olmayan Arsenal’de savunmacılar maç içerisinde geçilen sisteme uyum sağlayamadılar ve tek bir atak dahi organize edemediler. Liverpool’un baskısı sonucunda da sık sık kritik bölgelerde top kaptırdılar.

Tabii ki Arsenal bu zaman aralığında etkili ataklar da geliştirdi. Ancak bu atakların ana etkeni Arsenal’ın oyunu değil, Liverpool’un önde baskısı sonucu geride bıraktığı boşluklardı ve tehlikeli pozisyonları yaratanlar direkt paslardı. Örneğin sonradan ofsayt olduğu anlaşılacak pozisyonda Lacazette, Willan’ın Arsenal yarı sahasından attığı bir pasla gol fırsatı yakalamıştı. Bu fırsattan bir dakika sonra Ceballos, Xhaka yerine oyuna girdi Arsenal’da. Arteta’nın bu değişikliği, pasla oyun kurma konusundaki ısrarına devam edeceğini gösteriyordu.

Dakikalar 63’ü gösterdiğinde, Liverpool savunması bir boşluk daha verdi. O boşluğa gönderilen pasla buluşan aynı kişi iken, pası atan isim bu .sefer Ceballos’tu. Topla buluşan Lacazette, çok net bir fırsatta topu Alisson’un kucağına nişanlamış ve maçın seyrini değiştirme fırsatını geri tepti.

68’inci dakika, doğru bulmadığım bir değişiklik geldi Arteta’dan. Willan oyundan alındı, onun yerine Pepe oyuna girdi. Oysa ki Arsenal’ın topu ayağında tuttuğu oyun planında çok büyük bir tehdit olabilirdi Willian. Arsenal’ın sağdan olgunlaştırmaya çalıştığı ataklarda önemli bir yaratıcı olurdu şüphesiz. Devam eden dakikalarda da Liverpool baskısını, öncekiler kadar etkili kıramadı Arsenal.

Klopp ise değişikliğe gitmek için 79. Dakikayı bekledi, Keita ve Mane’yi oyundan alarak Milner ve Jota’yı sahaya sürdü. Keita, bu yüksek baskıda 80 dakika kendisinden beklenmeyecek düzeyde direnç göstermişti. Şimdi daha çok yüklenecek Arsenal karşısında Milner gibi yıpratıcı bir oyuncuyu sahaya sürmek son derece mantıklıydı. Öteki tarafta maçın başından bu yana büyük efor sarf etmiş, Liverpool ataklarının birçoğuna önderlik etmiş ve durmak bilmeyen bir ön alan baskısında yer almış Mane, yerini Jota’ya bırakıyordu. Bu değişiklik de, Pepe’nin girmesiyle birlikte savunmada daha da zayıflayan Arsenal sağını zorlamak açısından gerekli bir hamleydi.

Kalan dakikalarda Arsenal, beklenen den çok daha zayıf şekilde bastırdı. Önde olmasına karşın hala oyunun iplerini elinde tutuyordu Liverpool. 83. dakikada Salah, Jota’nın bulduğu büyük boşluğa topu gönderdiyse de genç oyuncu yan ağlara takıldı. Ancak 88. Dakikada, Arnold’un ortasını uzaklaştırmak isterken topu göğsüne gönderen David Luiz’in daveti geri çeviremedi Jota ve Liverpool’a merhaba dedi.

Maça akılcı ve etkili bir planla başlayan Arsenal, önce Liverpool’un eziciliği sonrasında Arteta’nın plan değişikliği sonucunda, beklendik bir mağlubiyet aldı. Eğer Arteta dikine toplara sadık kalsaydı Liverpool’u mağlup edebilir miydi bilinmez fakat bence, daha net gol pozisyonları yakalayabilirdi. Premier League’in sonraki haftasında tekrar bir arada olacağız, o zaman kadar keyifli haftalar!

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir