Sanat ve Sanatçı

“Bir şeyleri görme biçimimiz bildiklerimiz ve inandıklarımızdan etkilenir.”

Sergen Yalçın'a görkemli tören; 20 bin taraftarın önünde imzayı attı

Çok değil, bundan beş altı ay öncesine kadar herkesin şüpheyle yaklaştığı, kafasında birer etiket bile yapıştırdığı birçok isim bugün bir sanatçının maharetli elleri arasında şekillenmiş, bambaşka bir eser olarak önümüze çıkıyor. Evet, Sergen Yalçın’ın Beşiktaş’ından, onun dokunuşlarıyla bambaşka birer kimlik kazanan futbolcularından bahsediyoruz.

Sezona başlayan Beşiktaş kadrosuna kimin ne kadar inancı vardı, gelen transferler kaç kişiyi tatmin etmişti diye dönüp baktığımızda “ben biliyordum böyle olacağını ya” diyebilenlerin sayısının hayli az olacağını tahmin etmek pek de zor değil.

Kariyeri boyunca bekleneni hiçbir zaman tam anlamıyla verememiş Rachid Ghezzal, tesislerin merdivenlerini koltuk değnekleriyle inip çıkıyor denilen Vincent Aboubakar, çok geç olmadan baskete mi yönelse diye düşündüren Cyle Larin ve daha birçoğu… Hepsi şu an tıkır tıkır işleyen bir makinanın temel parçalarını oluşturuyor, sisteme değer katıyor, fark yaratıyorlar. Peki bu bir tesadüf mü? Yoksa efsunlu bir elin, sihirli dokunuşları mı?

C:\Users\Feyza\Desktop\Başlıksız-1.png

Beşiktaş takımının sezon başından beri günden güne büyüttüğü, geliştirdiği oyunu denk gelişlerle açıklamak çok akıl kârı olmaz diye düşünüyorum. Çünkü Ali Rıza Sergen Yalçın elindeki kadroya, esame listesindeki o isimlere belki de hiçbirimizin bakmadığı gibi baktı, hiçbirimizin görmediği gibi gördü ve şimdi o isimlerde kendi inandıklarının bir yansımasıyla karşılaşmanın meyvelerini topluyor.

Kaç kişi beklerdi Cyle Larin’den daha sezonun ortasında ulaştığı bu tabela katkısını? Ya da iki senedir doğru düzgün sahaya çıkamayan Aboubakar’dan böylesine bir devamlılık ve verimliliği? Gökhan’ı takımda tutmak varken bu da nereden çıktı, denilen Valentin Rosier’in etkili hücumcu bek performansı, “fakir Mahrez’i” Ghezzal’ın takımın beyni olması, yıllardır nereye ihtiyaç olsa oraya koşan Atiba Hutchinson’ın otuz yedisinden sonra kazandığı on numara özellikleri, Abdullah Avcı’yla kenar çizgiye hapsolmuş “bal yapmayan arı” N’koudou’nun oyunsal değişimi… Kaçımız bunları hayal edebilmiş, bir de bu hayale inanmıştık ki? İşte sanatçı tam da bu noktada ayrılıyor diğerlerinden; Görülmeyeni görüp, herkes tarafından görünür kılmak. 2020-2021 Beşiktaş’ı mutlu sona ulaşır mı bilinmez ama Sergen Hoca’nın yaptıkları her ne olursa olsun sezonun sonunda ayakta alkışlanır, akıllara kazınır. Burası kesin.

Sergen Yalçın: Bırakın sahada oynayalım - Son Dakika Futbol Haberi

Futbolun “f”sini izleyemediğimiz onlarca maç oynanırken bu yoğun haftalarda, eminim ki Beşiktaş maçları herkese biraz olsun nefes alma, en azından bu oyunun seyir zevki veren bir branş olduğunu hatırlama fırsatı veriyor. Yoksa kalenin önüne çekilen otobüslerle, üst üste iki pas yapamayan takımlarla, golü bırak isabetli şut olmadan tamamlanan maçlarla, topun arkasına geçtik masallarıyla futbolun aslını iyiden iyiye unutacak gibiyiz.

Ligin boyunun kısalmasıyla birlikte maç ve oyun seçmek futbol adına olmasa da takım menfaati adına çok daha iyi ve güvenli bir yol olacaktır belki de bu kritik virajda. Fakat küçük yaşlarda Serpil Hamdi Tüzün Hoca’yla çizdiği gollerin çoğunu birer birer atan Sergen Yalçın, şampiyonluk senaryosunu da kafasında çizdiği, düşlediği güzel oyunla gerçekleştirmekte kararlı görünüyor. Çünkü takımı, yer, mekân, zaman, kadro fark etmeksizin istediği oyunu her şekilde oynayabiliyor. Diğer bir deyişle Sergen Hoca takımına baktığında görmek istediği oyunu her şekilde oynatabiliyor.

Hayallerimin Öğretmeni

O yüzden hocanın da dediği gibi “bırakın oyuncular sahada mücadele versinler” Böylesine çamura saplanmış, debelendikçe dibe batan bu düzende bırakın niyeti olan oynasın, oynasın ki daha fazla bu oyuna olan umutlarımızı yitirmeyelim.

Latest posts by Feyza (see all)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir