SAHANIN EFENDİSİ TONALİ OLUR MU?

 

2000’li yılların başında temeli atılan ve sahanın her yerinde harika oynayan mükemmel kadroyu halen ezbere saydığımız AC Milan, yakalanması güç başarılara imza atmıştı. Çocuklara meşin yuvarlağı sevdiren Milano ekibi, başta Serie A ve Şampiyonlar Ligi olmak üzere birçok kupa kaldırmıştı. Rüya takımı izleyebilmiş biri olarak kendimi oldukça şanslı hissediyorum. Ancak her güzel şeyin sonu olduğu gibi sergilediği oyunla herkesin beğenisini kazanan kırmızı siyahlılar, 2010’a yaklaşırken kan kaybetmeye başlamıştı. Emektar ve lider oyuncularının gerek futbolu bırakması gerek takıma veda etmesi nedeniyle yeni bir yapılanmaya gidilmişti.

SAHANIN HAKİMİ TONALİ OLUR MU?

AC Milan, kadrosunu transfer edilen yıldızlardan ve yatırım yapılan genç oyunculardan oluşturmuştu. Yönetimin hem idari hem de ekonomik hamleleri tutmayınca Milano ekibi düşüşe geçmiş, zamanla el değiştirmesine rağmen aranan kan bulunamamıştı. Büyük riskler alan kırmızı siyahlılar, ne teknik patronunda ne de 11’inde hedefi vuramamıştı. Alınan hatalı kararlar ve yapılan yanlış transferlerin yanı sıra sahanın içinde daha büyük bir kriz vardı.

Milan’ın Geleneği

AC Milan, asıl gücünü daima geleneklerinden, kulüp ruhundan ve sahanın üstünde hakimiyet kuran, arma için savaşan ve Milano ekibinin değerlerini bilen efendilerden almaktaydı. Öncesini yaşım gereği pek bilmem. Baresi’yi ve Weah’ı anıları okuyarak ve videoları izleyerek takip ettim. Ne kadar büyük topçu olduklarını ve Milan’ın ne anlam ifade ettiğini gördüm.

https://encrypted-tbn0.gstatic.com/images?q=tbn%3AANd9GcS_--qegl4ImSi9HstpigusBTIi6uo1enNHJg&usqp=CAU

Costa Curta, onları takip etti. Harika bir stoper ve sahanın kaptanıydı. Onun son dönemlerine yetişebildim ancak. Maldini ve Nesta ikilisinin uyumu sayesinde yedek de otursa liderdi. Aynı dönem sayılan ve sadece çok az küçük olan Paulo Maldini ise diğer kaptandı. Baba Maldini, bu formayı yıllarca terletmiş ve ardından oğluna devretmişti. Babadan iyi Milanlı olan Paulo Maldini, sahadaki abileri tarafından hem liderlik hem de performans açısından özel olarak yetiştirilmişti. 18 yaşında sırtına geçirdiği 3 numaralı formayı 24 yıl boyunca çıkartmayan kaptan, sahanın sembol ismi ve hırsın, geleneğin geldiği güç olmuştu. O, hayatını adadığı kulüpte jübile yaptıktan sonra AC Milan artık eskisi gibi olmayacaktı.

SAHANIN HAKİMİ TONALİ OLUR MU?

Paulo’nun takım arkadaşları da onun gibiydiler. Ona sadece ekibe öncülük etmek ve sahaya hükmederek rakiplerini hapsetmek kalıyordu. Flippo Inzaghi ve Andrea Pirlo’nun kırmızı siyahlılarla yolları aynı anda kesişmişti. Inzaghi, sahanın ileri ucunda Sheva ile birlikte defansları yıldırmış, yıllarca takıma ağabeylik etmiş ve kulübü için ne gerekirse onu yapmıştı. Onun da veda vakti gelmişti. Pirlo ise takımın beyni olmuş, duruşu ve tavırları ile takıma yön vermekteydi. Onun ayrılığı daha farklı oldu. Panenkacı Andrea, Milano ekibinin ezeli rakiplerinden Juventus’a gitti.

Dümeni kullanan Kaka Leite, enteresan bir futbolcu profiliydi. Zengin olduğu halde sadece zevk için oynayan Brezilyalı maestro, kibarlığı, hal ve tutumu ile tam bir beyefendi yüzüydü takımın. 22 numaralı Kaka, çizmeden Cr7’yi de kadrosuna katan Los Galacticos’a transfer olmuştu. Milan’ın efsane sol açığı Clarence Seedorf, fiziği, azmi, şutları ve ağır başlılığı ile formayı bırakmadı ve rakip defanslara korku saldı. Gennaro Gattuso, tekmeye kafa uzatır, sert ve ruhuyla oynar ve inadını sahaya yansıtırdı. 8 numaranın yegane temsilcisi olan hırçın çocuk, asla pes etmez ve daima isyan ederdi. Her güzel şeyin sonu olduğu gibi bu kadronun da dağılma vakti gelmişti. Bundan sonra sahanın efendisi kim olacaktı?

https://icdn.sempremilan.com/wp-content/uploads/2020/04/uefa-champions-league-semi-final-manchester-united-v-ac-milan-1.jpg

Sahanın Hakimi Kim Olur?

Bana futbolu ve Barcelona’yı sevdiren Ronaldinho, Beckham, El Fenomeno, Mario Balotelli, Ibrahimovic gibi yıldızları kadrosuna katan Milano ekibi, başarıyı yakalayamadı. Gelenler ya futbolculuklarının son dönemlerindeydiler ya da yetenekli ama dikiş tutturamayan sorunlu profillilerdi. Transfer edilen Alexander Pato ve Thiago Silva gibi oyuncular da çare olmadı. Yine de iyi bir performans sergileyen T. Silva, kırmızı siyahlılardan sonra hala büyük takımlarda başarılı olarak oynuyor. Abate ve Bonaventura bu dönemde eksik olan parçaya en yakın ve beğendiğim oyunculardı. Ama asla sahanın gerçek efendisi olamadılar.

Cutrone’un gelecek vaat ettiğini ve aranan kan olduğunu düşünsem de o da çare olmadı. Paulo Maldini’nin oğlu olan Daniel’in dedesi ve babasından dolayı bu beklentiyi karşılayabileceği konusunda umutlansam da henüz gerçekleşmedi. Başta “Tamam, budur.” desek de menajerinin kulüple pazarlık yapması, ağabeyini de takıma aldırması ve gitme tehdidini savurması Donnarumma’nın da doğru isim olmadığını gösterdi bana. Ama şu inkar edilemez bir gerçek ki genç eldiven, kalesinde devleşerek Milan’a hayat verdi ve vermeye de devam ediyor.

https://sf.football.fr/wp-content/uploads/2020/05/ronaldinho_panoramic.jpg

Juventus’ta yıldızlarla gençleri birleştirmiş ama bu uyumu yakalayabilmişti. Torino ekibinin kuşkusuz en büyük avantajı yaşayan efsanevi file bekçisi Buffon’un takımda olması ve Pirlo’yu transfer etmesiydi.

Bu sorunu gören AC Milan, teknik direktörlüğe Inzaghi, Clarence Seedorf ve Gattuso’yu; yöneticiliğe ise Paulo Maldini’yi getirdi. Ama hiç biri çare olamadılar. Sahanın içinde gelenekten gelen ve takıma hükmeden hala bir efendi yoktu ve bu durum dışarıdan çözülemezdi.

https://imgresizer.eurosport.com/unsafe/1200x0/filters:format(jpeg):focal(1778x372:1780x370)/origin-imgresizer.eurosport.com/2014/05/07/1232308-26325909-2560-1440.jpg

Sol beke Theo Fernandez’in transferi ile güçlenen, Ibra’nın yeniden kadroya katılması ile gol sıkıntısını çözen ve Kessie’li Hakan’lı orta saha ile pandemiden sonra çıkışa geçen AC Milan, eski günlerine dönüş sinyalleri vermeye başladı. Theo Fernandez’i çok beğeniyorum. Kendisi büyük oynuyor. Rebic’in de takıma çok katkısı oldu ve olmaya devam ediyor. Ama eksik bir parça hala  var. Zlatan, çok iyi bir golcü ama lider olamaz. Kendisi hep en iyisini verir ve ister. Ama bu yeterli değil bence. Takım iyi değilken onları ayağa kaldırabilmeli ve hata olduğunda onlara yol gösterebilmeli. Egosunun yüksel olması da liderliği mümkün kılmıyor.

Tonali Olur Mu?

AC Milan, bu transfer döneminde beni çok heyecanlandıran bir işe imza attı. Kırmızı siyahlılar, Brescia’dan satın alma opsiyonuyla Sandro Tonali’yi kiraladı. Çocukluğundan beri fanatik Milanlı olan ve Gattuso’yu idol gördüğü için 8 numarayı seçen genç İtalyan’ın Milano ekibine tutkusunu anlatan mektubu da ortaya çıktı. Potansiyeli ile büyük umutlar yeşerten orta saha oyuncusunun transferinde kırmızı siyahlılar, ezeli rakiplerine çalım attı.

SAHANIN HAKİMİ TONALİ OLUR MU?

AC Milan, sahaya hükmedecek ve takıma hakim olacak karakteri bu sefer buldu mu? Sandro Tonali, San Siro çimlerinin efendisi olabilir mi? Elbette 1-2 sezon beklememiz Milan için de Tonali için de en iyisi olacaktır. Ancak şu unutulmamalı ki Paulo Maldini, kaptanlık pazu bandını Baresi’den aldığında daha çocuk yaştaydı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir