Royal Blood’ın Yeni Albümü Typhoons İncelemesi

İngiliz Rock duosu Royal Blood yeni albümü ile 4 yıl aradan sonra tekrar dinleyiciler ile buluştu. Typhoons isimli albüm 30 Nisan 2021 itibarıyla dijital platformlarda yerini aldı. Trouble’s Coming, Typhoons ve Limbo parçalarının single olarak sunulduğu albümde, grup üyelerinin ve Queens Of The Stone Age grubunun frontmani Josh Homme’nin prodüktörlüğü ile çıkış yaptı.

Grubun basçısı ve solisti olan Mike Kerr albüm hakkında konuşurken Typhoons albümünün kendi yaşadığı psikolojik sıkıntılar ile ilgili olduğunu aktarmıştı. Özellikle Trouble’s Coming ve Typhoons parçaları Mike Kerr’in yaşadıklarından kısımlar barındırmakta. İlk albümden büyük sükse yakalamış olan grup, Figure It Out parçalarının yaşadığı başarı ile yeni albümde bu şarkının türevlerini ortaya çıkarmayı temel almış. Albümün teklilerinden biri olan Trouble’s Coming parçası Fifa 21 ve NHL 21 oyunlarının soundtrackinde yer almakta.

Önemli inceleme sitelerinde yüksek puanlar alan albüm, Royal Blood’ın başarısının bir ödülü. Kullanıcıların da oy verebildikleri müzik değerlendirme sitelerinde 77 puanla 2021 yılının en iyi rock albümleri arasına adlarını yazdırmayı başardılar. Gelelim albümün parça incelemesine;

1-Trouble’s Coming;

Albümün hem ilk single’ı hem de ilk parçası olan Trouble’s Coming, solist Mike Kerr’in psikolojik olarak zor bir döneminin özeti. Parçayı oluştururken ise klasik rock müzik soundu ile disko ve dans müziğini birleştiren grup, AC/DC gibi aynı ritmin üzerine çalarak yarattıkları riff’i öne çıkarmak istediklerini söylüyor. Daft Punk ve Justice gruplarını çok seven ikili ‘’Şarkı tamamen ritim üzerine. Bize dostane bir ortam sağlıyor fakat içimizde sansürlediğimiz bir kısmı bu’’. Şeklinde parçayı açıklıyorlar. Ayrıca bu parça grubun Billboard Rock Şarkıları listesinde bir numaraya çıkan dördüncü parçaları. Diğer parçaları ise İlk albümden Little Monster ve İkinci albümden I Only Lie When I Love You ve Lights Out şarkıları.

2-Oblivion;

Albümün ikinci parçası Oblivion, şahsen albümdeki favori parçam oldu. Özellikle nakaratına hayran kaldım parçanın. Çoğu kişinin fikrine göre bu parça da kolaylıkla albümün tekli olarak yayınlanan parçalarından biri olabilirdi. Parçanın tek sorunu biraz kısa olması diyebilirim. Buna rağmen hem albümü iyi yansıtan hem de albümün iki teklisinin arasında bulunan enfes bir geçiş parçası olmuş.

3-Typhoons;

Albümün ikinci single’ı olan Typhoons hakkında grup üyeleri ‘’Kendi yaptıklarımızı tamamen yıkıp geçmemize gerek yok, sadece biraz değiştirip iyileştirmeliyiz. Kâğıt üzerinde küçük değişiklikler fakat parçayı dinlediğiniz zaman çok yeni hissettiriyor’’. Açıklamasını yapmışlardı. Hakikaten bu parça lirikal olarak depresif şeylerden bahsediyor olsa da müzikal açıdan verdiği hisler keyif uyandırıcı. Parçanın Fransız görsel sanatçı Quentin Deronzier tarafından çekilen bir klibi de bulunmakta.

4-Who Needs Friends;

Albümün dördüncü parçası Who Needs Friends, dinleyenlere Queens Of The Stone Age etkisi uyandıran bir parça olmuş. 2010’lu yıllarda müzikal açıdan çok üretken olan QOTSA’nın 2013 çıkılı albümü Like Clockwork’ün çıktığı zamanda kurulan bir grubu derinden etkilemiş gibi gözüküyor.

5-Million And One;

Million And One parçası albümün geri kalanından biraz daha sakin bir tona sahip. İlk dört parçanın sert ve etkili olmasının ardından araya sıkıştırılmış iyi bir parça.

6-Limbo;

Solist Mike Kerr yaşadığı zorlu dönemleri anlatırken kullandığı parçalardan biri de limbo. Kelime anlamı olarak belirsizlik manasına gelen limbo, Kerr’in içinde bulunduğu durumu iyi özetliyor. Parçanın sözlerinde geçen ‘Şimdi bir başkası oldum, tanıyamıyorum’ cümlesi sıkışmışlığını iyi anlatıyor. Parçanın ilginç özelliklerinden biri de şarkının ilk defa bir video oyunu olan Roblox serverlarında görsel olarak bir performansla yayınlanmış olması. Video oyunları kullanılarak verilen konserler, şarkı tanıtımları ilerleyen yıllarda önümüze çokça çıkacak gibi gözüküyor. Bundan önce Travis Scott Fortine adlı video oyununda bir konser vermişti. Özellikle sahnelerde, mekanlarda konser verilemiyorken grupların kendilerini bu yolla tanıtması iyi bir yöntem. Parça ayrıca Joao Retorta’nın çektiği bir klibe de sahip.

7-Either You Want It;

Albümden önce çıkan iki parça Limbo ve Boilermaker arasında bulunan Either You Want It iyi bir köprü görevi görüyor. Josh Homme’nin yardımlarıyla çıkarılan Boilermaker albüm çıkmadan önce herkesin favorisiydi. Limbo da bahsettiğim gibi video oyunu aracılığı ile tanıtıldığında insanların beğenisini topladı. Bu iki parça arasında yer almasına rağmen ikisinden de aşağı kalır yanı yok Either You Want It’in.

8-Boilermaker;

Kelime anlamı olarak biranın içine bir shot viski karıştırılarak oluşturulan içki manasına gelen Boilermaker, Josh Homme’nin özel ilgisi ile çıkarıldı. Solist Mike Kerr ayrıca bu içkiyi kendine kurtarıcı ilan ettiğini belirtmişti. Albümden çok daha önce çıkan Boilermaker ilk olarak 2019 yılında grup Avrupa turnesi yaparken çalınmıştı. Queens Of The Stone Age ile beraber turne yapan Royal Blood grubu bu turneler sırasında Josh Homme ile arkadaşlık kurmuş ve yeni albüm için tavsiyelerini almış. Parçayı açıklarken Kerr, ‘bu parçayı yapmıştık fakat albüm dolduracak başka 9 şarkımız yoktu. Bu sebeple artık ayık olmalı ve üretimde bulunmalıydım’ diyor.

9-Mad Visions;

Albümden iki sene önce Avrupa turnesinde çalınmış ve insanların çokça sevdiği Boilermaker parçasından sonra yer alan Mad Visions, Boilermaker kadar sükse yapamayacak olsa da albümün seviyesini yakalan gayet yerinde ve oturaklı bir parça. Bobbie Gordon ve Jodie Scantlebury’nin ekibe eşlik ettiği parça, Florence And The Machine ve Nothing But Thieves gruplarının albümlerinde çalışmış Pete Hutchings tarafından mixlenmiş.

10-Hold On;

Albümün sonuna yaklaştıkça parçaların biraz zayıfladığını söylemek mümkün fakat kötü demek büyük bir haksızlık olur. Hold On parçası da aynı böyle bir parça. İçten içe Mike Kerr’in kendine verdiği mesajları barındırdığına inandığım Hold On şarkısı piyano ağırlıklı bir parça olan All We Have Is Now’dan önceki son parça.

11-All We Have Is Now;

Gelelim albümün son parçasına.Bu parça için Royal Blood tarzını yansıtıyor dersek yalan olur fakat yine de dinlemeye değer ve güzel bir parça. Sadece bas gitar ve bateri kullanarak müzik yapan bir grup için farklı türde şarkılar yapabildiklerini göstermek de dinleyiciler açısından fevkalade olmuş. Geçen sene Ordinary Man albümünü yapan tarihin belki de en büyük metal-rock insanı Ozzy Osbourne da albümünde Elton John ile bir parça seslendirmişti. Bu sebeple yapılan bu seçimin normal olduğuna inanıyor ve keyifli dinlemeler diyerek bitiriyorum yazıyı.

 

ALBÜM NOTU: 7.5/10

 

Latest posts by Burhan Umut Korkmaz (see all)

Burhan Umut Korkmaz

Grup ve albüm incelemeleri yapıp, Rock müzik ve tarihi hakkında yazılar yazıyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir