Punk Müziğin Ortaya Çıkışı Ve Sex Pistols

Tarihin müzik açısından akışını değiştiren birkaç dönem var. Bunlardan bir tanesi de Punk kültürü ve Sex Pistols müzik grubu. Bu yazıda sizlere Punk olmak, Punk müzik, Punk anlayışı ve Sex Pistols’tan bahsedeceğim.

“Peşinde olduğumuz şey kaos, müzik değil.”

Bu sözün sahibi Johnny ‘‘Rotten’’ Lydon yani tarihin en önemli Punk grubu olan Sex Pistols’ın solisti. Yukarıda geçen cümlesi ise Daily Mail gazetesine Punklar hakkında sorulan bir soru üzerine verdiği cevap.

1970’li yılların ortalarında hippilerden nefret eden ve onları alçak gören bir akım çıktı. Bu akım Rock müzik içerisinde yaygınlaşmaya başladı ve genelde 3 akor ile yapılan basit ve herkesin çalabileceği şarkılar müzik dünyasını sardı. Bu akım sevdalıları için hiçbir zaman Jim Hendrix, Eric Clapton ya da Jimmy Page gibi yetenekli olmak gerekmez hatta akorları yanlış basmak, şarkıyı söylerken detone olmak bile önem arz etmez. Çünkü insanlık hata yapmak için doğmuştur ve mükemmel olma çabası sizi sokaktaki çocuktan uzaklaştırır. Punk akımı ortaya çıktığında aslında “yeni dada” ismi verilmişti fakat daha sonra bu akım Punk olarak adlandırılmaya başlandı. Simon Reynolds’ın kitabı “Seks İsyanları’na” göre Punk kelimesi 16.yüzyılda dişi fahişe ya da ibne anlamında kullanılmıştır. 1971 basımı Oxford sözlükte ise fahişe anlamında kullanılmıştır. Daha sonraları ise bu anlamlar hep kaybolmuş ve günümüzde hiçbir işe yaramayan, değersiz manalarına gelmektedir.

Punk dünyası için en önemli kitaplardan biri olan “Punk Felsefesi” kitabını yazan Craig o Hara’ya göre Punk, “bir gençlik modasıdır. İnsanın içinden gelen bir başkaldırma ve değişimdir. Muhalefetin güçlü bir sesidir.” diyerek aslında Punk’ı çok iyi bir şekilde özetlemiştir.

Punk akımı dünyaya ilk adımını Londra ve New York kentleri ile atmıştır. Punk ortaya çıktığı günden beri ekonomik durumu kötü olan, varoşlarda yaşayan beyaz tenli gençlerin ilgi odağı olmuştur. Antiburjuva ve Antikapitalist bir tarz ile yaşayan bu gençlerin düşüncesi çok açık ve netti. Zaten geleceklerinin olmadığını düşünen bu gençler, liseden mezun olduktan sonra ya işsiz kalacaklar ya da az maaşla uzun süreler çalışacaklardı. Bu sebeple Punk müzik onların tutunacağı bir dal olmuştur.

İngiliz yazar Jon Savage Punk tarzını müzik açısından çok iyi özetlemiştir. Bu özete göre davulcu gümbür gümbür çalmalı, basçı sürekli aynı notayı çalmalı, amplikatörünü 11 seviyesine getirmiş bir gitarcı ve anlaşılması güç bir şekilde sahneden mikrofonuyla sloganlar fırlatan bir solist. Amaçları Rock müziğin en temeline inmektir. Tıpkı hiçbir müzik eğitimi almamış bir siyahi blues sanatçısı gibi. The Kinks, The Who ve David Bowie’nin müziklerinde aslında Punk’ın ilk kıvılcımlarını çaktığı yerler olmuştur.

1975 yılı sonlarında Sex adlı mekânda takılan Paul Cook, Glen Mattlock ve Steve Jones bir grup kurmuşlardır fakat tek eksikleri bir solisttir. New York Dolls kurucusu Malcolm Mclaren’den bir solist bulması için yardım istemişlerdir. Bir gün Sex isimli dükkânda Alice Cooper’ın I’m Eighteen şarkısını taklit ederek söyleyen ve grup üyelerinin de orada olduğu bir ana denk gelen Johnny Rotten, Mclaren’in önerisiyle gruba katılmıştır. Küçük yaşlardayken geçirdiği bir menenjit sonucu hafif kambur kalmıştı Rotten ve nota bilgisi, şarkı söyleme yeteneği kadar kötüydü. Fakat zaten bu sebeple gruptaydı çünkü Paul Cook’da bir röportajında “Onun şarkı söyleme yeteneği pek önemli değildi çünkü biz de enstrümanları çalmayı yeni öğreniyorduk.” diyor.

Grup üyeleri gerçekten de sokaktan gelme insanlardı. Cook elektrikçide çırak, Matlock ise bir işçi çocuğu olarak yaşamını sürdürüyordu. Grubun belki de en bıçkın üyesi Steve Jones ise hırsızlık, kavga çıkarma, huzuru bozma ve sarhoşluk gibi sebeplerle sicili kabarık biriydi. Hatta kendisi David Bowie’nin ekipmanlarını bile çalmış usta bir hırsızdı. Daha sonra gruba Matlock yerine katılacak olan Sid Vicious ise polise saldırma, silah taşıma, araba hırsızlığı gibi suçlardan sayısız kez tutuklanmıştı. Sex Pistols aslında içinden geldikleri hayatı yansıtıyordu. Hayatı aynen gördükleri gibi karşılıyor ve anlamsız, çirkin ve asap bozucu bir müzik üretiyorlardı. Pistols’ın ortaya çıktığı dönemde dünyanın gündemi olan Vietnam Savaşı tabi ki Punkçılar’ın da odağından kaçmamıştı. Hippiler de bu konuda boş durmamışlardır fakat Punk’ın gösterdiği etkinin yanında çok zayıf kalmıştır.

Punklar Rock kültürüne, topluma, tarihe, Beatles’a, işsizliğe nefret kusuyorlardı. Zaten yaşadıkları hayat buydu. Onlardan da başkasını yapmaları beklenemezdi.

Pistols’ın en bilinen parçası “Anarchy In The UK” Punklar’ın marşı olarak tarihe geçmiştir. Thames Tv kanalı Queen grubunu bir program için kanala çağırmış fakat Queen grubu bu programa katılamamıştır. Onların yerine yine EMI bünyesinde üretim yapan Sex Pistols programa katılmış ve ortalığı dağıtmışlardır. Programın ertesi günü çıkan gazeteler grup hakkında hiç iyi şeyler yazmamıştı. Kibar İngilizler de bu bıçkın gençleri televizyonda taşkınlıklar yaparken görünce şoka girmişlerdi. Halkın tepkileri sebebiyle programın sunucusu Grundy iki hafta boyunca ekrandan uzak kalmıştır. Bunun yanında Sex Pistols’ın 22 günlük turnesinin 19 günü iptal edilmiştir. EMI çalışanları albümü ambalajlamayı reddetmiştir. Çok az sayıda bulunan ambalajlı “Anarchy In The Uk”lerin büyük bir koleksiyoncu kitlesi olduğunu da belirtmek gerek. Tabi bu olaylar sonrası EMI, Sex Pistols ile yollarını ayırmıştır. Parça radyolarda yasaklanana kadar sadece 5 kez çalmasına rağmen 55.000 adet satışa ulaşmıştır. Anarşizm teriminin ilk kez popüler kültürde kullanılması adeta bomba etkisi yaratmıştır.

“Anarchy In The Uk” ile aynı sene içerisinde çıkan “God Save The Queen” parçası sadece Britanya’da değil Commonwealth ( İngiliz Milletler Topluluğu) coğrafyalarında da okunan marş ile alay etmektedir. Kraliyetin değerlerine adeta bir saldırı da bulunmuştur Sex Pistols. Kraliçe Elizabeth’in tahta çıkışının 50. Yılı kutlamasına yakın bir süreçte çıkan parçanın kapağının konuğu bizzat kraliçedir. Kraliçenin gözleri ise siyah bir bant ile kapatılmıştır. Bantın üzerinde ise çeşitli dergi ve gazetelerden kesilmiş harfler ile “God Save The Queen” yazmaktadır. “Anarchy In The UK” parçası gibi bu parça da toplumda bomba etkisi yaratmıştır ve Sex Pistols’ın ikinci plak şirketi olan A&M’in arta kalan bütün kopyaları yok etmesine neden olmuştur fakat parça çok başarılıdır ve listelerde yer almıştır. Parça BBC listesinde üstü bantlı şekilde yer almıştır. Parça o kadar başarılı olmuştur ki BBC listesinin bir numarası karanlıktır.

Parçada ‘Gelecek Yok’ diye bağıran Pistols, Britanya’nın kuzey ucundan yani İskoçya’dan “The Exploited” isimli grubun çıkmasına vesile olmuştur. Exploited grubu da “God Save The Queen” benzeri bir parça yaparak bu sefer ABD’yi topa tutmuşlardır. Sex Pistols sonrasında piyasaya çıkan The Clash, Ramones gibi gruplar da Punk’ın kalitesini göstermişlerdir. Pistols grubu Punk açısından tam bir öncü ve hükümetler açısından da baş belası olmuştur. Çıktıkları dönemde ortalığı karıştıran, ilk konserlerinde onuncu dakikada fişleri çekilen bir grup olmuşlardır. Bu olay dışında müzik dünyasında haklarında en çok kitap yazılan gruplardan biri olmuşlardır. 1977 yılında Thames nehrinde bir botta parti düzenlerken parlamento binası önünde “Anarchy In The Uk” çaldıkları için tutuklanmışlardır. Basçı Glen Matlock dışarıda gezerken sürekli dayak yediği için gruptan ayrılmıştır ve yerine gelen Sid Vicious ise bas gitarı eline aldıktan sonra ‘ bu gitarın iki telini kim kıçına soktu’ diye tepki göstermiştir. Röportajlarından birinde neden gitar çalışınız bu kadar kötü sorusuna ‘10 dolar biriktirip bir gitar aldık fakat 10 dolar daha biriktirip ders alamadık. Bizi sevenler zaten böyle seviyor’ diyerek ustaca bir cevap vermişlerdir. Thames Tv’de çıktıkları programda yola çıkma hikâyeniz nedir sorusuna ‘bok’ cevabını veren grup, hiçbir zaman uzun soluklu bir plak şirketi üyesi olamamıştır.

İsimlerinin anlamı sorulduğunda ise ‘İngiliz gençliği sadece sex’i biliyor, sapık bir çağda yaşıyoruz, Sex Pistols penisi temsil ediyor. Bizler de penisiz’ cevabını vermişlerdir.

İngiltere birçok büyük rock grubuna ev sahipliği yapmıştır. Led Zeppelin, Queen, Black Sabbath ve Beatles bunlara çok iyi örnekler oluşturur fakat Sex Pistols’ın ortaya çıkışı, yaşam biçimleri, müziğe bakış şekilleri tamamen bizi yansıtmaktadır. Hiçbir zaman müzik eğitimi almayan hatta başladıkları zaman enstrüman çalmayı bile bilmeyen gençler olarak dünyayı sarsmışlardır. Üyelerin sokaktan gelmesi Rock dünyasına bir başkaldırıdır.

Grup üyelerinin şu an neler yaptığını merak edenler varsa Glen Matlock, Steve Jones ve Paul Cook birçok farklı grupta çaldı. Gruba sonradan katılan Sid Vicious ise 1979 senesinde vefat etmişti. Solist John Lyndon ise Trump destekçiliği yapmakta. Bir röportajında Sid Vicious için ‘he was an idiot’ tanımını kullanan Lyndon, Punk kültürü namına şu an hiçbir şey yansıtmıyor.

Sokaktan gelme insanların da dünyayı kasıp kavurabileceğini gösteren ve müzik bilmeyen insanların da müzik üretebileceğini gösteren bir grup olmuştur Sex Pistols. Onlardan ilham alan birçok grup ve birçok müzisyen için ;

ANARCHY IN THE UK !!

 

Latest posts by Burhan Umut Korkmaz (see all)

Burhan Umut Korkmaz

Grup ve albüm incelemeleri yapıp, Rock müzik ve tarihi hakkında yazılar yazıyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir