Oyun Coşkusu ve Duygular (1)

Şüphesiz Abdullah Avcı’nın Trabzonspor’a gelişinin ardından birçok şey yazıldı çizildi. Oyun anlamında süreklilik esasına dayanan ‘takım savunması’ tezi bu alanda ön plana çıkan en önemli değişim oldu.

Abdullah Avcı’nın her maç sonunda özellikle üzerine basa basa vurguladığı en önemli birkaç kelimenin başında şüphesiz ‘Oyun Coşkusu ve ‘Duygu’ gelmekteydi. Trabzonspor, bu alanda oynadığı çoğu maçta performanstan öte skor odaklı sonuçlar ile öne çıktı. Bunun temel faktörlerinin başında futbolcu grubunun hoca tarafından transfer edilmeyişi oldu.

Yine de Abdullah Avcı, mevcut oyuncu grubu üzerinde konu başlığında da belirttiğim oyun coşkusunu ve duygusunu mutlak suretle en maksimum seviyeye taşıdı. Galibiyetlerin sürekliliği, skor odaklı olsa da özellikle savunma anlamındaki doğru ve istikrarlı devamlılık ister istemez takıma bu alanda oyun coşkusunu kattı.

Bu coşku, devamlılık esasına göre futbolcular üzerinde belirli bir etki oluştururken futbolcuların duygularını ön planda tutmasına katkıda bulundu.

Trabzonspor, uzun süredir koruyamadığı kadro istikrarı ve oyunu geliştirebilecek teknik ekibi en azından bu geçiş sürecinde yakalamış görünüyor. Abdullah Avcı, bu anlamda kendi kadro iskeletini kurduğunda oyun coşkusu skor anlamında daha belirgin bir hale dönüşecek, futbolcuların saha içerisinde yansıttıkları kazanma duygusu ve alışkanlığı çok daha net şekilde gözükecektir.

Bu yazı dizimde sizlere oyun coşkusu ve duyguların futbolcular üzerinde oluşturduğu, oluşturabileceği ve sürekliliğin ne derece önemli faktörlere dönüşeceğini anlatacağım.

Dislokasyon ile futbol ve Trabzonspor üzerinde görüşmeye devam edeceğiz.

“Arkası yarın..”

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir