Ne Olacak Barça’nın Hali?

Futbol denilince akıllara ilk gelen kulüplerden biridir Barcelona. Köklü geçmişi, spektaküler yıldızları, muhteşem altyapısı (La Masia) ve onlarca kupasıyla futbol tarihine adını şimdiden altın harflerle yazdırmış bir kulüp. İspanya’da ve dünya futbolunda ezeli rakibi Real Madrid ile birlikte büyük bir hegemonya sağlamalarıyla ve oynadıkları futbolla birçok futbolsever nesli, yıllarca büyülemeyi başarmış bir takım. Ancak hayattaki her güzel şeyde olduğu gibi burada da zamanla sorunlar oluşmaya başladı.

Doğal olarak her takımda inişli çıkışlı performanslar görmek mümkün fakat Barcelona’nın son yıllarda durumu pek parlak değil ve böylesine büyük bir kulüp için şu anki görüntü, en azından taraftarlar açısından, kabul edilebilir bir durum değil. Lig tablosu veya Şampiyonlar Ligi’ndeki istenmeyen sonuçların ötesinde Barcelona, izleyenlerin alışık olduğu Barça gibi oynamıyor. Bu takımın en büyük parçası olan Lionel Messi, artık Barcelona’da futbol oynamaktan zevk almıyor gibi duruyor. Kulüp yönetimindeki sorunlar, Katalunya Bölgesi’ndeki siyasi olaylar, takımdaki yıldızların istenilen performansı gösterememesi, son gelen teknik direktörlerle oyuncuların yıldızının bir türlü barışamaması, haliyle kargaşa ve başarısızlığı beraberinde getirdi.

Barcelona: 1 - PSG: 4 MAÇ SONUCU

Çok değil, 2000’li yılların sonuna doğru, teknik direktörlüğe Barcelona’da birçok kupa kaldırmış Frank Rijkaard’ın yerine B takımın teknik direktörü Pep Guardiola getirilmişti. O zamanlar daha çok genç olan bu adam, kurguladığı “Tiki Taka” taktiğiyle başarıdan başarıya koşuyor; biz de onun usta bir teknik direktör olma yolculuğunu hayranlıkla izliyorduk. Messi, Eto’o, Xavi, Iniesta, Ibrahimovic, David Villa gibi birçok süperstar Guardiola’nın Barça’sında oynayarak oyuna lezzet katıyorlardı. 2009’da bir sezonda alınabilecek altı kupanın altısını birden alan Katalan devi durmak bilmiyordu. Bir futbol felsefesinin zirvesi olan 2010/11 sezonu Barcelona kadrosu, bazı futbol otoritelerine göre tarihin en iyi takımıydı.

Arsenal manager Arsene Wenger saddened by Pep Guardiola's decision to step down at Barcelona

Pep’in 2012’deki ayrılışı, üzücü bir ayrılık olmuştu. Yerine yardımcısı Tito Vilanova getirildi ancak rahatsızlığı sebebiyle kısa bir süre görevinde kalabildi. Sonrasında Gerardo Martino ile anlaşan Barça, aradığını onda da tam anlamında bulamayınca rotasını eski oyuncusu Luis Enrique’ye çevirdi. Luis Enrique Dönemi’nde şaşaalı bir hücum üçlüsüne (Messi-Suarez-Neymar) sahip olan takım, beraberce rekorları altüst etti ve ligde de avrupa kupalarında da şampiyonluklar kazandı. 2017 yazında Neymar’ın PSG’ye dudak uçuklatan bir bedelle gitmesi ise güzel günlerin geride kaldığının ilk işaretlerindendi. Neymar sonrası Messi’nin yanına monte edilmeye çalışılan Coutinho, Griezmann ve Dembele pişman olunan transferler konusunda birbirleriyle yarışmaya devam ediyorlar.

Futbol Akademi » Üçlünün en hırçını: Suarez

Enrique sonrası dönemde ise ne Ernesto Valverde ne de Quique Setien istenilen seviyeyi yakalayabildi. Özellikle Setien ile alınan 8-2’lik Bayern faciası, bardağı taşıran son damla olmuştu. 2020/21 sezonuna Ronald Koeman ile başlayan Katalan kulübü, geçtiğimiz sezonki silik görüntüsünü ve taraftarlarının üzüntüsünü devam ettiriyor. Koeman’ın da bu performansla çok uzun süre Katalan ekibinde kalamayacağı açıkça görülüyor.

Barcelona bir kulüpten daha fazlası olduğu için ait olduğu yere geri döneceğini biliyoruz ancak bu geri dönüşün nasıl epik bir hikayeyle olacağını bilmiyoruz. Belki bu sorunun cevabı Pep’in evine geri dönmesindedir. Belki de La Masia’dan çıkan yeni bir kahraman, gelecekteki Barcelona ile güzel günlere doğru yelken açacaktır. Bunun için bir süre beklemek gerekiyor. Bu süre zarfında ise futbolseverler, Cruyff’un anısını yaşatacak, göze hoş gelen oyunu merakla bekliyor olacaklar.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir