Londra Trenine Bir Bilet

Turnuvaya sayılı günler kalmışken ve milli takım adına herkesin bir fikri varken eleştirilmemek mümkün değil. Lakin bir seçim şansı sunulan Şenol Güneş’in kadrosunu kendimize göre değil de onun geçmişine ve son dönemdeki oyun planına göre değerlendirmeliyiz. Hali hazırda bu bir kadro oluşturma aşaması ve oyuncuların mevcut formu ya da oynatılma süresi çok da önemli değil. Seçimi ve oyun planını gelin bir de beraber bu minvalde değerlendirelim.

Geçmişten Geleceğe Güneş Rotasyonu

Çoğunlukla 4-2-3-1 dizilimi kullanan Şenol Güneş milli takımda 4-3-3 ve hatta hazırlık maçlarından 3-4-3’le de çeşitlendirdi. Takımı 26 kişiye düşürürken de bunu göz önüne alan hocanın seçimi de bize turnuva için tüyo verir vaziyette.

4-2-3-1

Bir savunmacı bek ve bir pasör stoper kullanmasına alışık olduğumuz Şenol hoca kadro seçimini de bu yönde yaptı. Keza yıllardır bir kenarda raumdeuter kullanan hoca ters tarafta ise kanat özelliği yüksek bir ters ayaklı oyuncu tercih ediyor. Forvet arkası için de şut ve koşu atabilen bir oyuncu kullanan Şenol hocanın forvet tercihinin neden Enes Ünal olduğu ise aşikar. Yer yer yıpratıcı pres isteyen, sahte koşularla arkasındaki iki forvet özellikli oyuncuya alan açabilen bir oyuncu kullanıyor olması sebebiyle sıkça ismi geçen Serdar Dursun isminin de neden alınmadığı anlaşılır oluyor. Hali hazırda bir poacher özelliği olan Burak varken tercih edilmemesi sanılanın aksine doğal karşılanmalı.

4-3-3

Bu dizilimde geçmişte ‘sarriball’ olarak tanımlanan oyun planının bir benzeri kullanan Güneş kendinden esintiler de katmıyor değil. Presi önde değil de daha çok orta alanda başlatıp rakibi dar alanda boğmayı hedeflerken arkaya da adam kaçırmama konusunun üstünde duruyor. Bu taktiğin en temel oyuncularından olan Ozan için bir alternatif üretmek de oldukça güç. Okay, Taylan hatta irfan hareketli savunmadan ziyade pozisyonel bir savunmaya daha uygunlar. Bu nedenle orda alternatif hem beklerde hem de orta sahada görev alabilecek Dorukhan Toköz. Güncel formu ve oyun süresi eleştirilse de 25-30 metreye sıkışmış pres planında oldukça etkili bir oyuncu olduğunu daha önceki maçlarda gösterdi. Özellikle üstünden zaman geçmiş olsa da Fransa maçı buna net örnek. Keza Beşiktaş’ı çalıştırırken de aynı verimi almıştı hoca. 3’lü orta sahadan bir beklenti de en az bir iç oyuncusunun ceza sahası koşusu atması. Solda oyun kurucu bir Hakan varken içeride adam çokluğu sağlayan da Sağ içten gelen Ozan ya da Dorukhan olacak belli ki. Okay ya da Taylan’ın ortada emniyet sibobu olduğu düşünürsek ilk planda savunma istediği sol bekten bu sefer bir dengeli hücum katkısı da bekleyen Şenol hocanın Rıdvan tercihi de daha anlaşılır hale geliyor. Üstelik rakip fark etmeksizin oyunu elinde tutmak isteyen bir yapıda ayağı temiz bir bek istediğini düşünürsek Caner’in olmayışı gayet doğal. Keza savunma katkısı alamadığı da aşikar.

3-4-3 ve Kadro Dışı Kalanlar

Azerbaycan maçında gördüğümüz bu taktik için soru işaretleri hala mevcut. Hücum yapısında mecburen beklere mahkum kalan takımda iki isim bu konuda umut vadediyordu aslında. Efecan ve Halil Akbunar bu dizilimde sağ ve sol beki yedekleyebilecek gibi görünürken savunma anlamında tek hamleli oyuncular olmaları savunmanın 5’li değil 3’lü olması anlamına geliyor. İleri rotasyonda ise kenarlarda yaratıcı oyuncu isteyen Güneş, bu nedenle onların üstünü çizdi ve çokça tartışılan Abdülkadir’i kadroda tuttu. Orta saha için de çok iyi bir alternatif olduğunu ligin son haftalarında göstermesiyle 26 kişi gibi geniş bir kadroda olmaması zaten abes kaçardı. Mahmut’un neden olmadığı ise ilk iki taktiği düşününce belli. Daha iyi muadilleri Okay ve Taylan.

FM DİLİNDE

Büyük bir kitlenin oynadığı ve taktikleri oyuna yansıtmak istediği Football Manager oyunu üzerinden anlatalım bir de taktiği. Hem oyun planını daha rahat anlamak hem de şampiyona öncesi Şenol hocanın yapacaklarını oyunda gözlemlemek çoğumuz için eğlencenin dibi demek.

Sol bek için kanat bek savunma da diyebiliriz tabi. Hatta Okay yerine İrfancan oynadı zamanlarda çok yönlü bek bile olabilir o pozisyon. Rıdvan’ın pas kabiliyeti ve henüz olgunlaşmamış olması kaynaklı geri dönüşlerde topa hamle yapma isteğini de böylece absorbe etmiş oluyoruz.

Çıkış yaptığı dönemde de Ozan’dan mezzala destek olarak yararlanan Şenol Güneş burada da aynı şeyleri bekliyor ondan. Norveç maçında attığı gol de bunun en bariz örneği üstelik. Ofansif orta saha olmaması sebebiyle hareketli ve top sürebilen bir orta alan isteyen Güneş özellikle sağ bekinden orta sahaya yakın pres katkısı da istiyor tabi.

BİLETE GİDEN YOL

Gruplarda yeni milli takımızı düşününce yenemeyeceğimiz bir takım yok. İtalya karşısında muhtemel bir 4-3-3 ile sahada olacağız. Grubu olası bir 7 puanla bitirdiğimiz taktirde ise, tek maç usulü giden eliminasyon sisteminde ise sürpriz yetenekleri ile sahneye çıkabilecek yıldızlara ve çalışkanlığı ile rakibi bozmaya yönelik taktiklere sonuna kadar sadık  hırs küpü oyunculara sahibiz.

Bekle bizi Londra. ÇILGIN TÜRKLER GELİYOR!!

 

Baki Bahadir
Latest posts by Baki Bahadir (see all)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir