Kötü Seri Bozuldu; Kupa, İtalya’nın Oldu

2007’de baş gösteren ve 2012’den sonra hız kazanan seri kötü gidişatla birlikte son Dünya Kupası biletini tarihinde ilk kez kaçıran İtalya, yeni bir yapılanma kararı aldı ve 2018’de tanıdık bir isim olan Roberto Mancini’yi takımın başına geçirdi. Yeni masalın ilk dizeleri de işte böyle yazıldı. Devir, ne yazık ki artık bayrak futbolcuların dönemi değil; daha sistemli ve güçlü bir taktik anlayışla sonuca gidenlerin vaktiydi. Bu akşam 21:45’te UEFA Uluslar Ligi Yarı Finali’nde İspanya’yı San Siro’da konuk edecek olan İtalya’nın 80 gün önce kupa ile sona eren EURO 20 yolculuğunu hatırlatmak istedim.

Kötü Seri Bozuldu; Kupa, İtalya'nın Oldu

Geniş oyuncu havuzunu kullanarak alternatifli bir kadro ve taktik anlayış oturtan Roberto Mancini, EURO 2020’ye uzun bir yenilmezlik serisi, çok gol atıp kalesinde az gol gören bir takımın hocası kimliği ile katıldı ve turnuvanın favorilerinden gösterildi. Şampiyonanın açılış maçında Roma’da Türkiye’yi konuk eden İtalya’nın kupaya giden EURO 2020 yolculuğu işte böyle başladı.

A GRUBU

Klasik sert İtalyan savunmasına uygun Chiellini ve Bonucci’den oluşan stoper tandeminin yaşı, dinamizmi ve seri oyun kurulumundaki etkisi zayıftı. Kanatlardan özellikle Spinazzola – Insigne işbirliği ile etkili gelip tekniği yüksek orta saha oyuncularıyla ceza sahası çevresinde topu buluşturup seri hücumlarla skora gidebiliyorlardı. Üstelik kadrolarında Serie A’nın en iyi ve istikrarlı yerli forvetleri Immobile ve Belotti mevcuttu.

Hasrete son verip eski günlerine dönmek isteyen İtalya, A Grubu’nun ilk maçında genç ve iddialı bir jenerasyon olarak betimlenen ve seri galibiyetlerle önemli karşılaşmaları kazanan, birkaç turnuva içerisinde başarı yakalayacağı düşünülen Türkiye’yi ağırladı. İki takım da birbirini iyi tanıyordu ve ikisinin de zaafları ve kuvvetli yönleri ortadaydı. Sakatlığı nedeniyle forma giyemeyen Verratti ve Federico Chiesa’nın yerine Sassuolo’da iyi bir sezon geçiren Locatelli ve Berardi sahadaydılar. Orta saha ile savunma arasına şok preslerle seri geçiş hücumunu tercih etmek yerine kale önünde beklemeyi tercih eden Bizim Çocuklar’ın defans ikilisi topu oyuna sokmakta zorlandı. Kilidin açılmasıyla kontrolü kaybeden ay-yıldızlılar, tehdit olmayı geçip aşırı konsantrasyon kaybıyla rakibine teslim oldu. Hamleler ve değişiklikler de çözüm olmayınca İtalya, turnuvaya 3-0’lık net bir galibiyetle başladı.

Kötü Seri Bozuldu; Kupa, İtalya'nın Oldu

Sakatlıkların durumu nedeniyle Mancini, kazanan kadroyu bozmadı ve İsviçre’ye de aynı 11 ile çıktı. Fransa’yı son 16’da eleyip İspanya’yı yarı finalde son ana kadar zorlayan İsviçre’yi İtalyan çalıştırıcının öğrencileri, Locatelli (2) ve Immobile’nin golleriyle 3-0 mağlup etti ve gruptan çıkmayı garantiledi.

Grubun son maçında Galler karşısında rotasyona giden ve takımı yedeklerle değiştiren Mancini, kendini toplayan Chiesa ve Verratti’ye de formayı verdi. Gerek bu koşullardan gerek gruptan çıkmayı garantilemesinden dolayı çok zorlamadan İtalya, rakibini 1-0 yendi.

SON 16

İtalya’nın son 16 turundaki rakibi C grubunu 6 puanla 2. tamamlayan Avusturya oldu. Eskiye oranla kaliteli futbolculardan iyi bir takım oyunu yaratan Avusturya, müsabakada kısa süre sonra kontrolü eline aldı ve seri gol pozisyonlarından faydalanamadı. Karşılaşmada gol sesi çıkmayınca uzatma devrelerine gidildi. Juventus’ta sezonun oyuncusu olan, tekniği ve dinamizmini çok iyi kullanan F. Chiesa, sakatlığını tam olarak atlatınca ilk 11’in banko ismi oldu. Attığı şık golle takımını öne geçiren genç Chiesa’ya Avusturya karşılık verse de Pesina’dan gelen golle İtalya, çeyrek finale adını yazdırdı.

ÇEYREK FİNAL

Cristiano Ronaldo’lu Portekiz’i eleyen Belçika, uzun zamandır başarı beklenen altın neslin yaşlanmakta olması ve göreceği turnuva sayısının azalması nedeniyle bu şampiyonada kupaya göz dikti. Birbirini tanıyan 2 takım oyuncularının mücadelesi merak ediliyordu.

Müsabakaya etkili başlayan İtalya’nın gücünü yaptığı ani hücum preslerle kırıp seri ataklarla tehlike yaratan Belçika, De Bruyne ile tehdit etse de yakaladığı şansları değerlendiremedi. İtalya, ancak duran topla tehlike yaratacak gibi duruyordu. İlk yarının ortalarında topu rakip alana yıkmayı başarıp kendi oyununu oynamaya başlayan Azurriler, Barella’nın güzel golü ile öne geçti. Sergilediği performansla ülkesi adına kilit rol oynayan Lorenzo Insigne, birkaç Belçikalı’yı ipe dizip uzaktan sert ve düzgün bir vuruşla belki de şampiyonanın en güzel golünü attı. Ama Kırmızı Şeytanlar’ın pes etmeye niyeti yoktu. 3 dakika sonra kazanılan penaltıyı gole çeviren Lukaku, Milano derbilerinde olduğu gibi Donnarumma karşısında gülen taraf oldu ve farkı 1’e indirdi.

2. yarıda risk alan ve yüklenen Belçika’ya karşı İtalya, bekleyip kontra ataklarla etkili olmayı hedefledi. Donnarumma’nın kalesinde hata yapmaması üst turlar için sevindirici olsa da harika bir turnuva geçiren Spinazzola’nın geçirdiği sakatlık sonucu 6 ay sahalardan uzak kalacak olması moralleri bozdu. Verratti’nin formayı almasıyla orta sahadaki üretkenliğin azalması ve rakipler karşısında daha çok zorlanılması bir başka eksiydi. Mücadelenin 2. yarısını domine eden Belçika karşısında hata yapmayan İtalya, son 4’e adını yazdırdı.

YARI FİNAL

Avrupa Şampiyonası’nda yıllardır klasikleşen İtalya – İspanya eşleşmesi bu kez yarı finalde gerçekleşti. Son 4 turnuvada da karşılaşan 2 ekip; 1 defa çeyrek final, 1 kere final ve 1 sefer de son 16’da eşleşti. Seride İspanya’nın 2-1 üstünlüğü bulunuyordu. 2 ülke de son dönemdeki başarısızlıklarından silkelenip kupayı kaldırmak ve yeni kuşaklarıyla bir seri başlatmak istiyordu. Bayrak adamlar ve klasikleşen taktikler yerini farklı anlayışlara bırakmıştı. Puyol, Maldini, Cannavaro, Ramos, Gattuso, Pirlo, Raul, Fabregas, Senna, Buffon, Inzaghi, Nesta, Xavi, Inıesta, Casillas, Totti ve Del Piero gibi isimler artık yoktu ve futbol, eskisi gibi değildi.

Kötü Seri Bozuldu; Kupa, İtalya'nın Oldu

KADRO

Turnuvada başarılı bir oyun sergileyen Spinazzola’nın çeyrek finalde Belçika karşısında talihsiz sakatlığı nedeniyle sol bekte Emerson yer aldı. Insigne ile Spinazzola’nın sol kanattaki uyumu ve işbirliği büyük bir güçtü. Kanatlardan etkili hızlı hücumlarla ortaya yönelen İtalyanların bundan nasıl etkileneceği merak konusuydu. Onun dışında kadroda değişiklik yoktu.

Şampiyonanın başından itibaren eleştiri alan Alvaro Morata, hocasının ve takımının desteği düşünüldüğünde taktiksel sebeplerle yedek kaldı. İspanya, Dani Olmo’yu sahte 9 oynatarak santrforsuz çıkmayı tercih etti. İlk başta bakıldığında Morata’nın savunmaya katkısı ve takım oyunundaki etkisi nedeniyle İtalya karşısında faydalı olacağını düşünsem de ilk düdük çaldığında Luis Enrique, haklı çıktı.

TAKTİK

Önde basıp orta sahayı kalabalık tutarak oyunun hâkimiyetini eline almak isteyen İspanya, oyunu rakip alana yığarak İtalya’nın açık vermesini bekledi. Orta sahayı Olmo’nun yardımıyla dörtleyen Matadorlar, Jorginho – Barella – Verratti üçlüsüne üstünlük kurdu ve ilerde baskı sonucu kazandığı toplarla klasik seri pas oyunuyla İtalya’ya topu göstermedi. Ayrıca doğru presle topu oyun kurmakta zorlanan savunma ikilisine bırakarak hataya zorladı. Bulunan boşluklardan kanat forvetleriyle pozisyon aradı.

İspanya’nın baskısına top defansa geldiği anda şiddetli presle karşılık vermek isteyen İtalya, kısa bir bölüm için de olsa oldukça tempolu ve hareketli bir görüntü çizdi. Fakat İspanya’nın orta sahaya egemen olup rakip sahada sergilediği dominant futbol sonucu Azurriler, geri çekilmek ve kendi ceza sahası önünde savunma yapmak zorunda kaldı. Orta saha üçlüsünün mücadeleyi kaybetmesiyle atağa çıkmakta zorlandı. İtalya’nın duran top ve seri hızlı hücumlar dışında bir şansı yoktu.

2. yarıya iki takımın da risk alarak başlamasıyla oyun hareketlendi ve pozisyonlar oluşmaya başladı. Bireysel hatlar yorgunlukla birlikte ön plana çıktı. 60’ta Chiesa ile öne geçen İtalya, 62’de Immobile’nin yerine Berrardi’yi oyuna sürerek İspanya’ya kendi sahte 9 taktiğiyle karşılık verdi ve orta saha mücadelesini dengelemeyi planladı. Aynı anda Ferran Torres’in yerini Alvaro Morata’ya bırakmasıyla skor dezavantajı olan Matadorlar, taktiksel değişiklikle oyuna santrfor alarak Olmo’yu kanada attı. Önde olmanın avantajıyla Mancini’nin öğrencileri sonuç odaklı oynamaya, vites düşürüp süreyi eritmeyi denemeye başladı. 80’de İspanya’nın A. Morata ile skoru eşitlemesiyle maç farklı bir hal aldı. R. Mancini, 85’te Insigne’nin yerine Belotti’yi oyuna dahil ederek hamlesini yaptı. Uzatma devrelerine kadar 2 ülkenin futbolcuları da riske girmedi

İlk uzatma devresinde son kozlar oynandı ve nadir pozisyonlardan da sonuç çıkmaması üzerine 2. uzatma devresinde penaltılara razı, elenme korkusunun hüküm sürdüğü ve zamanı öldüren bir oyun sergilendi.

KARŞILAŞMA

1. Yarı

4. dakikada Barella’nın ofsaytta kalmasıyla ilk tehlikenin yaşandığı maçın 16. dakikasında Busquets’in Barella’yı düşürmesi sonucu kazanılan serbest vuruşta Insigne’nin ortası savunmadan döndü. 34’te kendi yarı sahasından hızlı çıkan İtalya, Insigne’nin işbirliğiyle geliştirdiği atakta Emerson, ceza sahasının sol çaprazından şutunu çekti ve top auta gitti.

İtalya’nın atağa çıkarken santrya yakın kaybettiği topta ceza sahasından şutunu çeken Ferran Tores, İspanya’nın ilk pozisyonunu kaydetti. 25’te Azurrilerin yine merkezde meşin yuvarlağı kaptırmasıyla dengesiz yakalayan Matadorlar, sağ kanatta Oyarzabal’ı topla buluşturdular. Onun ortasında Olmo, çektiği şutun Bonucci’den dönmesi sonucu tekrar topu önünde buldu. Şansını bir daha deneyen Olmo, Donnarumma’yı geçemedi ve top kornere gitti.

Kötü Seri Bozuldu; Kupa, İtalya'nın Oldu

2. Yarı

Devreye seri pozisyonlarla başlayan İtalya’da 48’de Simon’un hatasında fırsatı yakalayan Insigne’nin vuruşunda top kornere giderken 49’da Immıbile şansını denedi ama yine olmadı. 52’de ise Immobile, Insigne ve Chiesa’nın geliştirdiği hücumdan da sonuç çıkmadı.

52. dakikada sağ kanattan tehlikeli gelen Oyarzabal, ceza sahası yayının üstündeki Busquets’e pasını çıkardı. Tecrübeli oyuncunun vuruşunda top üstten az farkla dışarı çıktı. 57’de Olmo, Pedri ve Ferran Torres’in geliştirdikleri ataktan faydalanamayan İspanya, 1 dakika sonra da Oyarzabal ile istediğini alamadı. 60’ta Olmo’nun vuruşunda oluşan karambolde top İtalyan file bekçisinde kaldı.

60. dakikada Donnarumma, meşin yuvarlağı vakit kaybetmeden oyuna soktu ve sola açılan topu süren Insigne, ceza sahasındaki Immobile’ye pas atmak istedi. Savunmadan seken meşin yuvarlağı önünde bulan Federico Chiesa; topu aldı, düzeltti, sağa çekti ve sol çaprazdan şık bir vuruşla uzak köşeye gönderdi ve İtalya’yı öne geçirdi. 68. dakikada Insigne’den topu alan Chiesa, pasını Berardi ile buluşturdu. Onun şutunda top direkte patladı. 80’de ise İspanya defansında açık arayan Chiesa’nın aradan bıraktığı pasta Berardi, sağ çaprazdan vurdu ve Simon çıkardı.

Kötü Seri Bozuldu; Kupa, İtalya'nın Oldu

65. dakikada oluşan karambolde Berardi’den seken top J. Alba’nın önünde kaldı. Onun pasında topla buluşan Atleti’nin yıldızı Koke, hafif yükseklikte Oyarzabal’ın kafasının hizasına ortaladı ve Oyarzabal meşin yuvarlağı dışarı gönderdi. 2 dakika sonra bu sefer Oyarzabal indirdi; Olmo auta attı. Oyuna girdikten sonra yavaş yavaş etkili olmaya başlayan A. Morata, 77’de Bonucci’ye takıldı ve köşe vuruşu kazanıldı. 80. dakikada Berardi’nin İspanyol eldiven Simon’a takılmasıyla başlayan Matadorlar hücumunda hızlı çıkarak İtalyan savunmasını hazırlıksız yakalayan Morata, Olmo ile verkaç yaptıktan sonra Donnarumma’yı terse yatırarak fileleri havalandırdı ve skoru eşitledi. Normal sürenin son saniyelerinde ise korner ile başlayan atakta Dani Olmo, ara pası denedi; Chiellini’in eli, düşerken topa çarpınca İspanya penaltı bekledi. Devam kararı sonucu müsabakada uzatma devrelerine gidildi.

1. Uzatma

98. dakikada kazanılan serbest vuruşta sol çaprazdan açılan yerden ortayı Donnarumma çeldi. Dönen topa vuran Morata, Chiellini’ye nişanladı. 102’de ise Moreno’nun sağdan ortasında kalesinden çıkan Donnarumma, topu yumrukladı. Devamında LIorente’nin şutu bu kez Bonucci’den döndü.

2. Uzatma

110. dakikada Toloi’nin kullandığı taçta Di Lorenzo, Chiellini ile oynadı. Onun defansın arkasına attığı uzun topta Berardi, topu ağlarla buluştursa da pozisyon ofsayttı. Başka da pozisyon olmayınca ilk finalisti penaltılar belirleyecekti.

Penaltılar

İspanya adına Moreno ve Thiago Alcantara penaltıları gole çevirirken Olmo ve Morata, Donnarumma’ya takıldılar. İtalya’da Belotti, Bonucci, Bernardeschi ve Jorginho penaltıları gole çevirirken Locatelli bu şansı kullanamadı. Seri penaltı atışlarını 4—2 önde tamamlayan İtalya, toplamda 5-3 kazanarak İspanya’yı eledi ve adını finale yazdırdı.

Kötü Seri Bozuldu; Kupa, İtalya'nın Oldu

HATA

Şampiyonaya 11’de ve etkili başlayan, goller atan Locatelli, Verratti’nin dönmesi ile kenara geldi. Kendisinden yeterince faydalanılmaması, formunun kesilmesi ve muhtemelen küstürülmesine rağmen penaltılara giden maçta ilk penaltıyı ona attırmak büyük bir riskti. Kaçırmasına şaşırmadım açıkçası. Turnuvanın bana göre yıldızı olan Mancini, bunu nasıl düşünemedi asıl şaşırtan o. Bir de o kadar mahkum oynanan bölümde veya bu tarz başka maçlarda topu oyuna sokmakta zorlandığın ve rakibinin önde bastığı anlarda Alessandro Bastoni hamlesini bekledim açıkçası şampiyona genelinde. Hem genç hem sağlam stoper hem de pasör bir oyuncu bulmak zaten zorken olandan neden faydalanılmadı?

İlk maçtan itibaren eleştirilen, ıslıklanan, istenileni veremeyen ve tartışma konusu olan Alvaro Morata, oyuna girip golü attıktan sonra kahramanlığını ilan etmişti. Turnuva genelinde penaltıları kaçıran Morata, hazır kendini kurtarmışken niye penaltı kullandı? Luis Enrique’nin izin vermesini ve Morata’nın bu topa girmesini anlamak gerçekten çok güç.

En kritik ve damga vuran hata maç anlatımındaydı. Mesleğe yıllarını vermiş ve başarılı olan bir isimle dalga geçmek değil amacım. Sadece golde değil golden 8 dakika önce de Federico Chiesa’ya, Inzaghi denmiş, golde ise ısrarla bu hatadan dönülmeyip üst üste aynı şekilde telaffuz edildi. İsim zaten benzemezken Pippo, futbolu bırakalı yıllar olmuştu. Başka oyuncuların da birbirine sık sık karıştırıldığını hatta bu yüzden bazı pozisyonların anlatımda es geçildiğini gözlemledim. Genel hazırlıkta sıkıntı vardı. Fakülte sayılarının ve mezunlarının arttığı, sektöre girme hayali kuran yetenekli bir sürü gencin olduğu dönemde bazen yer açmak gerekmiyor mu sizce de?

FİNAL

Kupaya bir adım kalmıştı. Wembley’de İngiltere ile İtalya bu hikâyenin sonunu getirip noktalayacaktı. Diğer takımların aksine İngiltere’nin dolaşmayıp turnuvanın 7 maçtan altısını evinde oynaması, önce Danimarka ardından İtalya taraftarlarının karşılaşmalara alınmama kararları, uygulanan hakem inisiyatifleri ve sergilenen zevksiz oyun; futbol kamuoyunda İngiltere’nin değil İtalya’nın desteklenmesine sebep oldu. Üç Aslanlar’ın da İspanya ve İtalya’dan aslında pek farkı yoktu. Onlar da seri başarısızlıkların ardından silkelenmek ve kupayı tarihlerinde ilk kez kazanmak istiyordu. Onlar da diğerleri gibi yıldızlarından olmuştu (Beckham, Gerrard, Terry, Owen, Ferdinand…). Onlar da yeni kuşaklar ile yapılanma aşamasındaydılar. “Kupa, evine gelecek.” mottosuyla da antipati kazanmaktaydılar.

KARŞILAŞMA

1. Yarı

Evinde oynamanın etkisiyle taraftar desteğini de arkasına alan İngiltere, alışık olduğumuz gibi 2 bekinin de hücuma katılması sonucu birinin ortasında diğerinin kafa vuruşuyla 2. dakikada öne geçti. Alanı iyi kapatan ve skoru korumasını bilen Southgate’in öğrencileri, Mancini’nin talebelerine fırsat tanımadı. Erken gelen golün şokunu atamayan İtalya; isteksiz, moralsiz ve kabullenmiş bir görüntü çizdi. Sahada sonuca isyan eden ve tepki gösteren bir tek Federico Chiesa vardı. Bu hâlde de ilk yarının 1-0 tamamlanması kaçınılmaz oldu. İngiltere’nin en zayıf halkası görünen Pickford’u Mavililer’in zorlamaya çalışmaması ve geride bekleyen rakibine karşı ileride topu tutacak ve pas yapabilecek A. Bastoni’yi tercih etmemesi ilginçti.

Kötü Seri Bozuldu; Kupa, İtalya'nın Oldu

2. Yarı

Başarılı bir sezon geçirmesine rağmen sahanın İtalya adına en kötüsü olan Barella’nın 54’te kenara gelmesi Mavililer’in oyunun kontrolünü alıp karşı alana yıkmasına katkı sağladı. 2. yarı itibariyle takım arkadaşları da Chiesa’ya uyum sağlamaya başlayınca kendi oyununu sergileyen ve sahaya hükmeden bir İtalya seyretmeye başladık. Pozisyon bulan ve hırsını sahaya yansıtan Mancini’nin ekibi, 67. dakikada Bonucci’nin meşin yuvarlağı filelerle buluşturmasıyla birlikte eşitliği yakaladı. Maçı izlerken F. Chiesa, öyle bir oyun sergiledi ki bana “Bu adamın mutlaka golü var.” dedirtti. Çok yorulmuş olacak ki genç yıldız, 86’da yerini Juve’den takım arkadaşı ve mevkidaşı Bernardeschi’ye bıraktı. Müsabakanın bitmesine yaklaşık yarım saat kala neredeyse yeniden başlamasıyla heyecan ve göz zevki tavana çıksa da normal sürede başka gol sesi çıkmadı.

Kötü Seri Bozuldu; Kupa, İtalya'nın Oldu

Uzatma Devreleri

İki takım da skoru korumaya ve penaltılara yönelik oyuncu değişiklikleri ve hamleler yaptı. Kupaya sadece 30 dakika kalmışken ve birer kulbundan tutmuşken kimse hata yapmak istemediği için risk almadı. Karşılaşmanın genelindeki seyir zevkini uzatmalarda göremedik. Herkesin penaltı odaklı olduğu ortamda seri penaltı atışlarına gitmek de kaçınılmazdı.

Penaltılar

İtalya, ilk penaltıyı gole çeviren Berardi ile iyi bir başlangıç yaptı. Belotti’nin penaltıyı kaçırması soğuk duş etkisi yaptı. Juventuslu Bernardeschi ve Bonucci ise hata yapmayarak haneye +2 yazdırdılar. İtalya’nın maestrosu Jorginho, son atış için topun başına geçtiğinde sonsuz bir güven vardı. Ama Brezilya asıllı yıldız, ağları havalandıramadı. En çok güveilen 2 ismin de şanslarını kullanamamasını maçtan önce hiçbir İtalyan taraftar tahmin edemezdi.

İngiltere’de H. Kane ve Maguire, ilk 2 atışı da gole çevirerek başladılar. Oyuna penaltılar da düşünülerek dâhil edilen Saka, Jadon Sancho ve Rashford ise 3’te 0 atarak şampiyonluğu kaptırdılar ve ne yazık ki saçma ırkçılık eylemlerine maruz kaldılar. Penaltı çalışmalarını düzenli gerçekleştiren Üç Aslanlar’ın bu başarısızlığı Wembley’i sessizliğe boğdu.

Seri penaltılara giden EURO 2020 Finali’nde toplamda İngiltere’yi 3-2 mağlup eden İtalya, 1698’den sonra ilk kez kupayı müzesine götürerek şampiyon oldu. Futbol, home değil Rome’a döndü.

Kötü Seri Bozuldu; Kupa, İtalya'nın Oldu

SON SÖZ

“İtalya, bu başarısını klasikleşen İspanya eşleşmesiyle bu akşam başlayan Uluslar Ligi Finalleri’nde ve Dünya Kupası’nda istikrarlı şekilde sürdürebilecek mi?” bilmiyorum ama turnuvanın zevk veren ve sempati toplayan ekibi olduğunu biliyorum. Oyuncuların değil de teknik direktörlerin yıldızlaştığı bu şampiyonada futbola yeni taktik anlayış ve felsefe kazandıran Mancini ve öğrencilerine teşekkür ederim.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir