Kâbus / Leicester City vs. Liverpool / Premier lig 24. Hafta

Ligin zirvesine tırnak geçiren ve sağlam adımlarıyla taraftarına güven veren Leicester City, şampiyonluk yarışından kopan ve önceki hafta Man City tarafından hezimete uğratılan Liverpool’u ağırladı. Maçın büyük bölümü Liverpool hakimiyetinde geçilirken Salah, takımının aradığı golü 67. dakikada buldu. İşlerin bir anda tersine döndüğü maçta Leicester, 78’de beraberliği yakaladı; 81 ve 85. dakikalarda da skoru belirleyen , galibiyet gollerini buldu. İsmini, en can sıkıcı kâbuslarımın değişilmez teması olan “çok arzuladığın ve uğruna çabaladığın bir şeyi, elde ettikten hemen sonra kaybetmek” hadisesinden alan bu yazıda; maçın taktiksel detaylarını inceledim.

1 – HAKİMİYET LIVERPOOL’DA

Ev sahibi takım stratejisi, topu Liverpool’a bırakarak merkez savunmasını olabildiğince güçlü tutmak üzerine kuruluydu. Bu sezon içerisinde Liverpool orta sahasının yaşadığı direnç düşüşü ve üretim sıkıntısı göz önüne alındığında, Rodgers’ın kurguladığı plan gayet makul gözüküyordu. Savunma önündeki Tielemans – Ndidi ikilisi, merkeze bir savunma seti çekme konusunu çok iyi kotarabilirlerdi ve öyle de oldu. Ancak maçın ilk bölümündeki Liverpool hakimiyetinin en büyük sağlayıcısı, Maddison’ın zaman zaman savunma yardımını aksatması ve takım defansında gedikler bırakması oldu. Böylelikle Liverpool, Ndidi – Tielemans setini teğet geçerek kanatlara inmeye ve süreklilikle gol pozisyonları yaratmaya başladı.

Üst üste darbeler alan Liverpool, Leicester deplasmanında, öne geçtiği maçı kaybetti. Ozan Kabak ise Liverpool'la ilk maçına çıktı.
(Tielemans ve Ndidi’nin ısı haritaları)

Liverpool'un pas haritası.

Ayrıca Liverpool, uzun bir süre sonra, çok üst düzeyde bir pres performansı gösterdi maçın 30 dakikalık bölümünde. Leicester’ın 4-2-3-1’inin merkezine uygulanan dörtlü pres, Tilkileri bir hayli zorladı.

Üst üste darbeler alan Liverpool, Leicester deplasmanında, öne geçtiği maçı kaybetti. Ozan Kabak ise Liverpool'la ilk maçına çıktı.

Leicester’ın bu handikaptan kurtulmasının en net çözümü, beklerini ve kanat oyuncularını oyun kurulumunda daha aktif şekilde kullanmaktan geçiyordu. Ancak Rodgers, böylesine bir baskıyı beklemiyor olacak ki – tabii kağıt üzerinde en güçlü olduğu merkezden vazgeçmek istememiş olması da düşük bir ihtimal değil – ilk yarı genelinde bekler üzerinden kurulan bir varyasyon görmedik.

İskoç teknik adam, rakibini karşılarken ise, sezon genelinde yaptığı gibi, 4-4-2 biçiminde dizilmeyi tercih etmişti. En uçtaki Vardy – Maddison ikilisine, Barnes – Tielemans – Ndidi – Albrigton dörtlüsü geriden destek veriyordu. Tipik bir “orta blok baskısı” uygulayan Leicester, bu yöntemle Liverpool stoperlerinin ve savunma oyuncularının bağlantısını kesmek; Liverpool’un merkezdeki pas istasyonlarını ortadan kaldırarak kenardan geliştirilecek organizasyonlara ve uzun toplara yöneltmeyi hedefliyordu.

Üst üste darbeler alan Liverpool, Leicester deplasmanında, öne geçtiği maçı kaybetti. Ozan Kabak ise Liverpool'la ilk maçına çıktı.

Bu hedeflerine de ulaştılar ancak Liverpool’un beklerden oyun kurma yetisinin ne kadar yüksek olduğunu ve “orta blok baskısı”na karşı en büyük antitezlerden olan uzun topları ne denli isabetli kullanabildiklerini hesaplamamışlardı. Zira Henderson’un etkili uzun toplarından biri, %100’lük bir gol pozisyonu yarattı ancak Salah değerlendiremedi. Bunun yanında Arnold, sezon başından bu yana, en çok hücum katkısı verdiği maçlardan birini çıkarttı.

Liverpool, rakibinin uyguladığı baskıyı, öyle veya böyle, kırdıktan ve topla birlikte rakip yarı sahasına geçtikten sonra, akıcı şekilde paslaşma fırsatı yakaladı. Özellikle orta alan çizgisi ve Ndidi – Tielemans setinin arasındaki mesafede, zorlanmadan topu yönlendirebildi Kırmızılar. Bu sayede de, bahsettiğimiz savunma setini teğet geçerken zorlanmadılar ve sıklıkla kanatlara inebildiler. Yine orta alanın Leicester kalesine bakan yarısında, Wijnaldum, Liverpoollu iç oyuncularının güvenerek topu atabileceği ve oyun kurulumuna geriden katkı sağlayan bir merkez oyuncusu gibiydi. Yine Maddison’ın aksattığı avunma görevlerinden yararlanan Hollandalı, merkezden kanada geçişlerdeki en aktif görev alanlardan birisiydi.

Konuk ekipteki etkili merkez rollerden bir diğerini de Milner üstlenmişti. Liverpool kenarlardan hücumları organize ederken, serbestliği sayesinde Milner, topun olduğu kanada giderek bir pas opsiyonu oluşturuyor veya yapılacak ortalardan önce ceza sahası koşuları atarak rakip hatları deliyordu. Onun sakatlanarak oyundan alınması, Liverpool’un orta alandaki yoğunluğunu daha da azalttı.

2 – MILNER SONRASI

İngiliz oyuncu, bu sezonun başından beri süregelen Liverpool şanssızlığına yakalanıp, sakatlık nedeniyle maçı yarıda bırakmak durumunda kalınca, onun yerine Thiago oyuna girdi. En iyi performanslarını oyunu merkezde oynayan takımlarda vermiş olan Thiago için bu maç, hiç de uygun bir ortama sahip değildi. Üstelik Milner’ın dinamizmi ve yaptığı hat delici koşular da kaybedilmiş oldu.

NEDEN LIVERPOOL’A KARŞI ADAM MARKAJI UYGULANMAMALI?

Adam markajı, futbol taktiklerinin en eskilerinden birisi. Hatta WM dizilişinin icadının da en önemli sebeplerinden birisi. Temel olarak, rakibi karşılarken, her rakip hücumcuya karşı bir savunmacıyı görevlendirmek ve savunmacıdan; rakip hücumcu nereye giderse gitsin onu takip etmesini istemek. Adam markajını etkili kılan ise futbolun doğası gereği, savunmacı takımın sağladığı sayısal üstünlük. Şöyle ki; bir takımın tüm hücumcularıyla birlikte savunma yapması, tüm savunmacılarıyla beraber hücum yapmasından çok daha olanaklı ve kolay. Dolayısıyla, 4’lü savunmayla sahaya dizilen ve ataklarda bir bekini hücumda kullanarak geride üç savunmacı bırakan bir takım, rakip sahada en fazla 7 kişi olabiliyor; oysa ki ön alandaki baskı hattını geriye çeken bir takım, kendi yarı sahasını savunurken 10 kişiyle mücadele edebiliyor. 7 hücumcuya karşılık 7 savunmacı görevlendirildiğinde, 3 savunmacı boşta kalıyor ve sahipsiz topları alarak kontra atak başlatıyorlar.

Üst üste darbeler alan Liverpool, Leicester deplasmanında, öne geçtiği maçı kaybetti. Ozan Kabak ise Liverpool'la ilk maçına çıktı.

Ancak, Liverpool gibi, düzenli olarak savunmacılarını hücuma katabilen bir takıma karşı bu yöntemi uygularsanız; hücuma katılan ve top tekniği iyi olan savunmacı (örneğin Arnold), sizin yerleşik hatlarınızı delebilir ve hücum oyuncularınızın yer değiştirmesiyle birlikte büyük boşluklar bulabilir. Mevzubahis maçta da bu durumun çok güzel bir örneği yaşandı:

Üst üste darbeler alan Liverpool, Leicester deplasmanında, öne geçtiği maçı kaybetti. Ozan Kabak ise Liverpool'la ilk maçına çıktı.

Bu pozisyonda Arnold, rakip kaleye yüzü dönük şekilde, bir pas opsiyonu arıyordu. Sonrasında Salah, sağ çizgiden kendi ceza sahana doğru yaklaştı. Bu sırada onu marke eden Ricardo da onunla birlikte orta alana kadar geldi. Salah’a pas verdikten hemen sonra merkezden koşuya başlayan Arnold topu tekrar aldı ve bu sırada Ricardo’nun arkası boştu.

Üst üste darbeler alan Liverpool, Leicester deplasmanında, öne geçtiği maçı kaybetti. Ozan Kabak ise Liverpool'la ilk maçına çıktı.

Arnold, topu buraya doğru götürerek bir orta şansı bulabilirdi. O tam bu kararı vermek üzereyken takım arkadaşı Curtis Jones, merkezdeyken, Ricardo’nun boş bıraktığı sağ kanada doğru bir koşu yaptı. Bu sırada onu marke eden Çağlar Söyüncü de onunla birlikte çizgiye yaklaştı ve Leicester’ın savunma göbeğinde çok büyük bir boşluk ortaya çıktı. Maçın genelinde merkezde topla oynayamayan Liverpool, uygulanan bu adam markajı sekansını çok iyi değerlendirerek savunmada bir boşluk bulmuş oldu. Pozisyonun sonunda ceza sahasından şut imkânı bulan Robertson, topu az farkla dışarıya gönderdi.

İlk yarının sonunda kontra ataklar sayesinde gol şansları yakalayan Leicester, bu olumu havayı ikinci yarının başına da taşımayı bildi. Maç genelinde harikalar yaratan Wilfred Ndidi, sete yerleşen Liverpool’dan sıklıkla top kazanarak bu kontra atakların yapıtaşı oldu. Nijeryalı oyuncu, savunmada verdiği güvenle, takımının ataklarda daha kolay çoğalmasına da yardımcı oldu.

Performansını merakla beklediğimiz Ozan Kabak’ın kritik hataları, tam da bu noktada başladı. Zaten çok hızlı olmayan A milli oyuncu, pozisyon almada sık sık hatalar yaptı ve birkaç tehlikeli pozisyonun sağlayıcısı oldu. Özellikle Vardy, istikrarlı şekilde Ozan’ın arkasına geçebildi. Belki Ayoze Perez hamlesi daha önce yapılsaydı, Leicester’ın bu durumdan yarar sağlamak için 85. dakikayı beklemesi gerekmeyecekti. Bir stoperin, ilk Premier Lig maçında ve Leicester’a karşı dağınık oynamasını da tabii karşılamak gerekir. Ancak Ozan, bu uyum sürecini normalden daha çabuk atlatmak zorunda. Çünkü Liverpool’un içinde bulunduğu durum, kesinlikle olağandışı ve de Liverpool camiasının, genç bir stoperin yapacağı hataları serinkanlılık ve mantıkla değerlendirebileceği bir raddede değiliz.

3 – ŞOK

Dakikalar 60’ı gösterdiğinde Liverpool, hakimiyeti tekrardan eline aldı ve 7 dakika sonra golü de buldu. Ne var ki Kırmızılar, bu sene sıklıkla tekrarladıkları üzere, skoru tutacak psikolojik direnci gösteremediler ve bir anda yerle bir oldular. Özellikle yenilen ikinci golden sonra takımın durumu içler acısıydı.

Bu sene başında üst üste gelen, hatalı VAR kararları, takımın en kilit oyuncularının uzun süreli sakatlanmaları, orta sahadaki oyun gücünün yitirilişi derken; Liverpool’un mental durumu yere çakılmış vaziyette. En korkutucu olanı ise, bir-iki aydır Klopp’un da zihinsel sağlamlığını yitirmesi. Maçlardan sonra yaptığı gerçeklik dışı açıklamalar, kenardaki hareketleri ve yaşadığı üzücü kayıp, onu etkilemiş gibi duruyor. Şimdilik en doğrusu, bu sezonda alınacak sonuçları önemsemeden, gelecek sezon için kadro iskeletini ve yeni oyunu oturtmaya çalışmak gibi duruyor. Bu sene özelinde, ilk 4 içinde kalmak, Liverpool için gayet yeterli olacaktır.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir