İsviçre Ligi Detaylı Analizi

SWITZERLAND FOOTBALL FEDERATION

İsviçre Futbol Federasyonu 1895 yılında kurulmuş, 1904 yılında FIFA üyeliği alarak kurumsal lig statüsü kazanmıştır. İsviçre’nin güncel başkenti olan Bern şehrinde kurulan federasyon, aynı zamanda aktif olarak UEFA üyeliğini de taşımakta olup, Avrupa’nın Major lig olarak adlandırılan beş büyük lig içerisinde yer almamaktadır. UEFA lig sıralamalarında 17. sırada yer alan küçük Avrupa ülkesi, bünyesinde profesyonel seviyede üç lig bulundurmaktadır. Bu ligler sırasıyla aşağıdaki gibidir:

  • Super League
  • Challenge League
  • Promotion League

Super ve Challenge League’de 10’ar takımdan 20 takım, Promotion League’de 16 takım bulumaktadır. Lig şampiyonu UEFA sıralamasından ötürü Şampiyonlar Ligi ön elemesi oynamakta olup  lig ikinci ve üçüncüsü de Avrupa Ligi ön elemesi oynamaktadır. Her sene ligde ki sonuncu takım direkt düşmekte, lig 9. su ise Challenge League ikincisi ile rövanş sistemle Play-out oynamaktadır.

SWISS SUPER LEAGUE

İsviçre Süper Ligi 2020/2021 yılı ile birlikte lig tarihinin 125. Yılını geçirmektedir. Federasyon kurulduktan iki yıl sonra ilk kez 1897 yılında lig oynanmaya başlamış ve süre gelen 124 yılda bu gelenek bozulmadan devam etmiştir. Ligi en çok kazanan ekip, şuanda Super League’in bir alt ligi olan Challenge League’de yer alan Grasshoppers takımıdır. Süre gelen senelerde aralıklı olarak şampiyonluğu göğüsleyen zirve yarışı içerisinde sürekli bulunmaya gayret eden Zürih şehrinin ekibi 2018/2019 yılında küme düşerek alt ligde mücadele etmeye başlamıştır.

Lig 10 takımdan oluşuyor olup, her takım kendi arasında dört kez karşılaşacak şekilde 36 haftada tamamlanmaktadır. Millenium olarak kabul edilen ve 21. yy.’ın başlangıcı olan 2000’li yıllardan sonra ligde bariz bir FC Basel üstünlüğü mevcuttur. Ülkenin kuzeyde Fransa sınırında yer alan Basel şehrinin takımı, lig tarihinde kazanmış olduğu 19 şampiyonluğun 12’sini 21. yy. da kazanmış ve bu kupayı 8 yıl üst üste müzesine götürerek lig tarihindeki en uzun seriye imza atmıştır.

Basel’in bu hegemonyasına son veren ekip, tıpkı geçmiş yıllarda Grashoppers ekibinin de üstünlüğü ket vuran Young Boys takımıdır. İsviçre başkenti olarak kabul edilen Bern şehrinin takımı, lig kuruluşundan sonra oluşan Grasshoppers şampiyonluklarını 1908 – 1911 yılları arasında kazandığı üst üste üç şampiyonlukla dizginlemiş, akabinde ligde 1956 – 1960 yılları arasında üst üste dört kez şampiyonluk ipini göğüsleyerek yaptığı seri ile zirveye ismini kazımış ve lige damga vurmuştu.

İsviçre liginde her 10 şampiyonluğa verilen bir yıldızı armalarında taşıyan diğer iki takımdan kısaca bahsetmeden geçilmemesi gerekir. Bu takımlar Servette ve FC Zurich takımlarıdır. Ligde 16 şampiyonluğu bulunan Servette takımı, 94 senesinden beri şampiyonluğu kazanamamış ve zirvenin uzağında kalarak ligde orta sıra takımı haline gelmiştir. Bu bilgiye ek olarak şuanda Young Boys takımının santraforu olan ve transfermarkt verilerine göre ligdeki en yüksek değere sahip olan Fransız oyuncu Jean Pierre Nsame’yi İsviçre topraklarına getiren takımdır.

Ülkenin kuzey doğusunda yer alan Zürih şehrinin takımı FC Zürich ise lig şampiyonluğu 12 kez göğüslemiştir. Young Boys’un ket vurduğu Grasshoppers takımına vurduğu ket gibi FC Zürich takımının da hegemonyasını yıktığı bir takım vardır. Bu takım FC Basel takımından başkası değildir. FC Zürich özellikle 21. yy.’da kazandığı 3 şampiyonlukla Basel’in seriyi 10’lu sayılara çıkarmasını engellemiş ve ligdeki rekabet duygusunu biraz olsun tutmayı başarmıştır.

Son üç senenin şampiyonu Young Boys takımı maç eksiği ile birlikte en yakın rakibinin 5 puan önünde lige devam etmektedir. Young Boys takımının puan farkıyla zirvede olmasının en büyük sebebi şüphesiz deplasman karnesinin oldukça başarılı olması. Deplasmanda oynadıkları 6 maçta kaybetmeyen başkent ekibi, aynı zamanda deplasmanda en az gol yiyen takım konumunda.

 

Ligde en çok gol atan üç takım istatistik olarak aynı sayıda buluşuyorlar. Young Boys, Basel ve düşme hattı üstünde bulunan Luzern takımları attıkları 20 gol ile ilk sırayı paylaşırken, arkalarında FC Zurich 19 gol ile Lausanne Sports 18 golle ikinci ve üçüncü sıradalar. Buradaki detay bilgi, yeni nesil futbolunda oldukça önem verilen parametrelerinden birisi olan “xG Beklentisi” parametresi. Beklenen gol parametresinde, ligin en çok gol atan takımları arasında olmayan Servette takımı yer alıyor. Bunun en büyük sebeplerinden birisi, bu sezon başarılı performans ortaya koyan ve oyuncu analizinde detaylı bilgisini dile getireceğimiz santrafor oyuncuları Grejohn Kyei.

Atak aksiyonları parametrelerini bu sezon özelinde İsviçre futbolunda inceleyecek olursak, Young Boys takımının ligdeki sıralamada neden lider olduğunu daha iyi anlayabiliriz. Başarılı dribbling haricinde, beklenen gol, isabetli şut, başarılı atak aksiyonları, rakip ceza sahasında topla buluşma, şut pası gibi hücum futbolunda önemli parametrelerin neredeyse tamamında 1. sıradalar. Sadece “başarılı dribbling” parametresinde Basel 1., ancak Young Boys takımı da yalnızca 4 fark ile bu istatistikte 2. sırada yer alıyor. Özellikle rakip ceza sahasında topla buluşma, xG beklenen gol, şut pası parametrelerinde oldukça önde olması, bu formunun bozulmaması durumunda kendilerini şampiyonluğa ulaştıracak en iyi hücum istatistikleri gibi gözüküyor.

Defansif aksiyonlara geldiğimizde karşımıza henüz hiç konuşmadığımız bir takım geliyor. St. Gallen takımı, İsviçre liginin geride bıraktığımız haftalarında defansif aksiyon olarak en iyi reaksiyon veren takımlarından birisi. Bu istatistiklerde zirveyi zorlayan, genel resimde bu konuda ilk ikiye rahatlıkla girebilecek takımın bu olguyu yaratmasındaki en büyük sebep, yine oyuncu analizinde detaylı olarak bahsedeceğimiz sol bek oyuncusu Miro Muheim ve stoper hattında bulunan Betim Fazliji. Yine Servette takımı da bu alanda potaya giren takımlardan birisi. Bunun en büyük sebeplerinden birisi, daha önce de dile getirdiğim defans oyuncusu Steve Rouiller.

Defansif aksiyonlarda St. Gallen’den nasıl bahsettiysek, pas aksiyonlarına geldiğimizde de Servette takımından bahsetmeliyiz. Aslında ligin orta sıralarında bulunan köklü takım, pas parametrelerine bakıldığında İsviçre liginin yıldız takımlarından diyebiliriz. Bu konuda yukarıda da bahsettiğimiz Steve Rouiller’in geriden takım çıkarken ki isabet katkısı ve doğru pas oyunu oynaması oldukça önemli. Orta sahanın sağında oynayan, Boşnak asıllı Sırp oyuncu Miroslav Stevanovic’in de pas parametresine olan olumlu katkısı takımı bu alanda öne çıkarmaya yetecek seviyede.

Birebir aksiyonlarda çok bariz üstünlüğü olabilecek bir takım olmasa da St. Gallen takımı defansif aksiyonlarındaki başarısını birebir aksiyonlar sayesinde yaptı demek yanlış olmaz diye düşünmekteyim. Zaten oyuncu analizinde de detaylı olarak paylaşacağımız, yukarıda bahsettiğimiz Miro ve Betim öncülüğünde takım ligdeki sıralamasını ofansif aksiyonlardan çok defansif aksiyonları sayesinde hakkediyor desek yanlış bir analiz yapmış olmayız diye düşünüyorum.

Oyuncu performansları olarak, ilk etapta aktif lig oyuncularından başlayacağız. Bu anlamda mevkisel bazda bir oyuncu seçimi değil bölgesel bazda öne çıkabilecek oyuncuları kendi gözlemimce aktarmaya gayret göstereceğim.

Bu anlamda ilk etapta kale bölgesinden bahsetmek istiyorum. Aday olarak göstermek istediğim iki kaleci var. Bu ikili kalecinin aslında bireysel anlamda özellikleri, takımlarına oldukça yansıyacak seviyede. Bunun örneklerini yukarıda takım parametrelerini verirken de paylaşmıştım.

Lawrence Ati Zigi: 25 yaşındaki Ganalı kaleci St. Gallen takımının kalesini koruyor. 189 boyuna sahip kaleci, ligde en çok birebir hava topunu kazanan, en çok gol yemeyerek maç tamamlayan (clean sheet), sezonun en çok kurtarış yapan kalecisi. Major liglere gidebilmek için yaşı hala müsait olan Lawrence, takımının defans aksiyonlarında bu denli başarılı olmasında önemli pay sahibi. Kalesine gelen topları kurtararak gol yemeyen ve bu sayede takımının defans direncini arttıran, hava toplarındaki birebir performansıyla güven uyandıran kaleci, pas konusunu da çözdüğü taktirde çok daha iyi yerlere gelebilecek bir potansiyel.

Noam Baumann: 25 yaşındaki İsviçre asıllı Dominik Cumhuriyeti patentli Noam, ligin en az gol yiyen takımlarından birisi olan Lugano takımının kalesini koruyor. Sezon başında forma şansı bulamayan, lig başladıktan yaklaşık 1,5 ay sonra forma şansı bulmaya başlayan 192 boyundaki kaleci oynadığı maçlar 8 maçta kalesinde sadece 4 gol gördü (İkisi Young Boys). Oynadığı 8 maçın 5’inde kalesini gole kapatan Baumann, kullandığı topları kaybetmeyen, topun takımda kalmasını sağlayan bir kaleci kimliğinde.

Jeremy Frick: 28 yaşındaki solak İsviçreli kaleci ligin orta sıralarında yer alan Servette takımının kalesini koruyor. 192 boyundaki kaleci, yukarıda az önce Servette takımı için övgü ile bahsettiğimiz “pas” konusunun en büyük sebeplerinden birisi. Bölge olarak baktığımızda Frick ile başlayan pas bağlantıları sahanın bütününe yayılıyor. Uzun başarılı paslarda ligin en iyi performansını gösteren İsviçreli kaleci, tehlikelere karşı kalesinden yapmış olduğu başarılı çıkışlar ile zaafiyeti önleyerek defansına verdiği güven ile de ön plana çıkmakta.

Bu üç kaleci ile birlikte 1 numara performansını geride bırakarak defans hattına geçmek istiyorum. Defans bölgesinde yine kendi scouting bakışımla dikkatimi 3 oyuncunun analizini yapmak istiyorum:

Miro Muheim: 1998 doğumlu, İsviçreli oyuncu milli takımının yıllarca sol bek mevkisini kapatacak gibi gözüküyor. 23 yaşındaki oyuncu kendi bölgesinde sezona fırtına gibi girdi ve sezon sonu büyük bir sürpriz olmazsa majör liglere transfer olur gibi gözükmekte. Oldukça hücumcu bir bek olan Miro, dribbling ve atak aksiyonları konusunda kendi liginde 1. sırada yer alıyor. Bu istatistiğe rağmen halen asistinin bulunmaması, aslında oyuncunun değil hücum bölgesindeki oyuncuların beceri eksikliği gibi gözüküyor. Bunun sebebi, Miro’nun şut pası konusunda kendi bölgesinde 11 pas ile 3. sırada yer alması. Defansif ve birebir performansında çoğu lig ile rahatlıkla kıyaslama yapılabilecek oyuncu, top kazanımı, araya girme, başarılı defansif aksiyonları, rakip sahada top kazanma defansif parametrelerinde lig lideri. Özetle pas ve birebir performansı olarak da lig lideri olan sol bekin bir sonraki durağı yüksek ihtimalle İngiltere olur, bu anlamda müthiş bir scout tavsiyesi olabilecek bir oyuncu.

Betim Fazliji: Kosova asıllı İsviçre patentli oyuncu, Miro’nun defanstaki partneri. Stoper özellikli 22 yaşındaki oyuncu, 186’lık boyuna rağmen oldukça çabuk ve hızlı bir stoper. Bu özellik kendisine, araya girme gibi, top kazanım gibi konularda kendi bölgesinde lig zirvesi olmasını sağlıyor. Takım boyunun kısaldığı, stoper oyuncularının öne çıktığı durumlarda geriden oyunu kurmak orta saha oyuncuları için zor bir durumken, gerideki bazı oyuncular buralarda sorumluluk alırlarsa bu takımın oldukça yararına olacaktır. Bu konuda Fazliji takımına müthiş katkı sağlıyor. Savunma arkasına, kendi hücumlarının 3. bölgesine direkt olarak göndermiş olduğu toplar ile takımının hücumuna da ayrıca katkı sağlamakta olan oyuncu bu konuda da ligin zirvesinde.

Steve Rouiller: Servette takımının 30 yaşındaki tecrübeli İsviçreli oyuncusu, ofansif özellikli bir oyuncudan çok takımın gerideki sigortası olarak değerlendirilebilir. Top kazanma, araya girme, başarılı defansif aksiyonlar konusunda kendi bölgesinde lig lideri olan savunma oyuncusu kazandığı toplar ile direkt olarak hücumu düşünen ve bunu uzun toplarla yapmayı seven bir oyuncu. Rakibin 3. bölgesine direkt olarak top gönderen ve bunların çoğunda isabet sağlayan oyuncu, uzun paslar ve rakibin direkt olarak 3. bölgesine yapmış olduğu paslar ile bu anlamda takımının hücuma çıkmasında oldukça önemli bir faktör.

Defans hattını burada tamamladıktan sonra orta saha bölgesine geçelim. Bu bölgede kanat oyuncuları, merkez, defansif, ofansif orta saha bölgeleri aynı kategoride yer alacağından dolayı her birinden öne çıkabilecek birer oyuncu ile yorumlamayı tercih ettim:

Jordi Quintilla Guasch: St. Gallen takımının 28 yaşındaki İspanyol defansif orta saha oyuncusu defans aksiyonlarında savunma oyuncuları ile birlikte takımının omurgasını oluşturan defansın önündeki sigortası. 17 boy ve 70 kg olmasına rağmen, hava topları ve defansif birebir aksiyonlarında lig zirvesinde yer alıyor. Bununla birlikte top kazanım, araya girme, defansif aksiyonlarda da kendi bölgesinde lig zirvesini domine eden İspanyol oyuncu için majör liglerde oynamak halen çok uzak değil gibi gözüküyor. Defansif orta saha olmasına karşın, rakip yarı sahasında kazanılan toplarla hücum başlatabilen bir oyuncu olması, 6 numara bölgesine göre hiç şüphesiz ki yadsınamaz büyük bir artı özelliği taşıyor.

Fabian Frei: Futbol ne kadar genç oyunculara sürekli açık olan bir oyun olsa da bu aşamada her takımda tecrübeli oyuncularında olmasının gerektiği bence çağımızın en gündem olabilecek konularından birisi. Bu oyuncuyu özellikle aldığımı, böyle oyuncuların varlığının genç yeteneklerin daha iyi scout edilebilmesindeki en önemli etken olduğunu düşünmekteyim. Fabian  32 yaşında, Basel takımının İsviçreli oyuncusu. Artan yaşına rağmen “pas” parametrelerinde lig lideri. Kaliteli oyuncunun uzun, kısa, anahtar, ara toplar gibi parametrelerinin çok iyi olması takımının ileride iyi işler yapmasını ve az sonra analiz edeceğimiz Edon Zhegrova gibi süratli ve dinamik oyuncuların daha çok öne çıkmasını ve parlamasını sağlıyor.

Edon Zhegrova: Basel takımının 22 yaşındaki Alman asıllı Kosovalı kanat oyuncusu, genç yaşına rağmen hücum konusunda sahanın sağ tarafında takımına liderlik eden oyunculardan. Dribbling, atak aksiyonu, şut pası ve isabetli şut parametreleri ile kendi bölgesinde lig zirvesinde olan genç oyuncu, yeni nesil futbolunda kanat oyuncularından en çok beklenen “tabelaya katkı” konusunu da çözebilirse çok geçmeden daha üst liglerde kendisine yer bulabilir. Genç yaşının vermiş olduğu hareketlilikle birebir performansı da özellikle ofansif anlamda oldukça iyi olan oyuncu, üstüne skor katkısı da ekleyebilirse çok daha iyi yerlere gelebilmeyi vadediyor.

Christian Fassnacht: Biraz da oyunu iki yönlü oynayan, tüm ana parametre konularında önde olabilecek bir oyuncu ele alalım. Bu oyuncu Fassnacht’tan başkası değil. 1993 doğumlu İsviçreli Young Boys takımının kanat oyuncusu, kanat oyuncusu olmasına karşın takımının neredeyse tüm aksiyonlarında yer alıyor. Ceza sahasında topla buluşma, isabetli şut, başarılı atak aksiyonları, xG gol beklentisi, top kazanımı, rakip sahada top kazanımı, araya girme, başarılı pas aksiyonları, kazanılan birebir mücadele parametrelerinin çoğunda lig zirvesinde yer alan kanat oyuncusu takımı sene sonunda şampiyonluğu göğüslerse şüphesiz en büyük pay sahiplerinden birisi olacak.

Hücum bölgesine geldik. “Atanınla tutanın iyi olacak” mottosunun “Atan” kısmına. Geride bıraktığımız bölgelerde 10 oyuncuyu analiz ettik. Amacından sapmaması ve konunun canlı kalması için bu bölgede iki oyuncu analiz edip güncel oyuncu analizimi sonlandıracağım. Bu iki isim, yukarıda da görebileceğiniz, Young Boys santraforu Jean-Pierre Nsame ve Grejohn Kyei.

Jean-Pierre Nsame: Kamerun asıllı Fransız oyuncu, lig lideri Young Boys’un ligde en çok gol atan santrafor oyuncusu. Kendi bölgesinde en çok isabetli şut atan, rakip ceza sahasında topla buluşan oyuncu xG gol beklentisi konusunda da Kyei’nin arkasında geliyor. Takım savunmasına da destek olan Nsame, rakip sahada top kazanma konusunda yine kendi bölgesinde takım arkadaşı Elia ile birlikte zirvede bulunuyor. Hava toplarındaki etkinliği ile birlikte takımının 3. Bölgeye yerleşmesinde katkısı olan oyuncu, takım arkadaşlarını da sıkça pas ile besleyerek takım oyuncusu olduğunu ve forvet oyuncuların en büyük olumsuzluklarından birisi olan “bencillik” konusunun kendisinde olmadığını da gösteriyor.

Grejohn Kyei: Servette takımının 26 yaşındaki Fransız asıllı Ganalı oyuncusu ligde attığı 5 golle gol krallığında Nsame’nin arkasında yer alıyor. Ancak buna karşın, entresan bir istatistik olan xG beklenen gol parametresinde lig zirvesinde yer alan oyuncu en azından İsviçre liginde tıpkı daha önce Nsame’nin yaptığı gibi daha üst sıralarda bir takımda oynayabilir. 187 boyundaki oyuncu, hava toplarındaki hakimiyeti, “pivot” santrafor özelliği ile takımına hücumda zenginlik sunuyor. Ofansif birebir parametrelerde lig zirvesinde yer alan oyuncu, başarılı, isabetli, etkin pas konularını da geliştirebilirse kendisini daha iyi yerlerde görebilir.

İsviçre liginde yetişip, şuan majör liglerde yer alan ya da emekli olan oyuncuları direkt olarak liste yapmak ve özet tablo olarak sizlere sunmak istiyorum. Bu konuda 2010’lu yılları baz alarak bir özet tablo hazırladım, aşağıdaki gibidir:

#Oyuncu İsmiYetiştiği KulüpYurtdışı Takımı
1Xherdan ShaqiriFC BaselLiverpool FC
2Alexander FreiServetteBorussia Dortmund
3Andi ZeqiriLausanne SportBrighton Hove & Albion
4Donald EmboloFC BaselMönchengladbach
5Haris SeferovicGrasshoppersBenfica
6Granit XhakaFC BaselArsenal
7Admir MehmediFC ZürichWolfsburg
8Josip DrmicFC ZürichNorwich City
9Stephan LichtsteinerGrasshoppersJuventus
10Fabian ScharWil 1900Newcastle United
11Ricardo RodriguezFC ZürichAC Milan

İsviçre Ligi’nde yetişen veya bu lige dokunduktan sonra yurtdışında önemli işler yapmış ya da iyi takımları çalıştırmış teknik adamları da tıpkı yukarıdaki gibi bir tablo ile özetlemek isterim, aşağıdaki gibidir:

#Antrenör İsmiYönettiği KulüpYurtdışı Takımı
1Ottmar HitzfeldGrasshoppersBayern Münich
2Roy HodgsonNeuchatel XamaxLiverpool
3Vladimir PetkovicLuganoLazio
4Adi HütterYoung BoysEintracht Frankfurt
5Paulo SousaFC BaselFiorentina

Son olarak İsviçre Challenge League’de mücadele veren 10 takım üzerinden genç yetenek olabilecek ilerleyen senelerde üst ligde ya da farklı liglerde top koşturmaya müsait olabilecek potansiyelde ki oyuncuları özet tablo ile göstermeye çalıştım, aşağıdaki gibidir:

#Oyuncu İsmiYaşKülüpBölge
1Yanis Lahiouel26FC Stade Lausanne-OuchySantrafor
2Nikola Gjorgjev24GrasshoppersKanat
3Kenan Fatkic24FC ThunOrta Saha
4Serdar İzmirlioğlu23FC Will 1900Defans
5Alexandros Safarikas22FC ChiassoKaleci

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Latest posts by enesilter (see all)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir