Güzel Oyun

Le Corbusier der ki; bir şey, bir ihtiyaca cevap veriyorsa güzeldir.

Yalnızca mimarlık özelinde bir yorum olmaktan çok, durup düşünüldüğünde futbolla ilgisi de açıkça ortada olan bir söz esasen. “Güzel oyun” son zamanlarda hepimizin dilinde dolaşıp duruyor, fakat Süper Lig’de kendine bir karşılık bulmakta oldukça zorlanıyor. Ali Rıza Sergen Yalçın’ın Beşiktaş’ıysa bu ihtiyaca cevap vererek sundukları güçlü ve güzel oyunla, ligimizin seyir keyfini bir nebze olsun arttırmayı başardı bugüne kadar. Nitekim son yedi haftaya girdiğimiz bu yolculukta, şampiyonluk ipini göğüslemeleri de bunun bir neticesi.

C:\Users\Feyza\Downloads\IMG_1617.JPG

Fakat milli ara sonrası pek çok oyuncusunun eksikliğiyle boğuşmak zorunda kalan Beşiktaş takımı, oynadığı son dört maçta kaybettiği beş puan ve oyun gücündeki düşüşle eleştiri oklarını üzerine çekmiş gibi görünüyor. Puan kayıpları bir yana dursun, kazanılan Alanyaspor ve Erzurumspor maçlarında sergilenen oyun, birçok yorumcu tarafından Beşiktaş’ın bizi alıştırdığı “o” oyuna yalnızca uzaktan bir selam çakmakla yetindiği yönünde. Peki nedir bu güzel oyun? Ya da son maçlardaki oyunu güzel yapmayan şey nedir pek çoğuna göre?

Kasımpaşa 1-0 Beşiktaş MAÇ ÖZETİ - beIN Sports 1 İZLE

Takımın zor bir deplasmanda, berbat bir zeminde topa nispeten daha az sahip olması mı? Ya da 1-0’ı yakaladıktan sonra rakipleri ürküten bir hücum takımıyken, artık son adımlar atılırken oynanan temkinli oyun mu? Yoksa ligin en kompakt takımlarından birine karşı üç topu direkten dönmüşken yeterince pozisyona girememesi mi? Belki formda bir Ankaragücü’ne karşı 2-0’dan sonra 3’ü bulamaması, belki de Kasımpaşa maçında geriye düştükten sonra sağlanamayan hücum sürekliliği…

Beşiktaş, Erzurumspor engelini 4-2 ile geçti – Sözcü Gazetesi

Bana sorarsınız bunların hiçbiri oyunun güzel olmasının önündeki engeller değil. Dönüp baktığımda 3-0’lık ve 4-2’lik iki net skorla altı puanı cebine atıp yola devam etmeyi sağlayan oyun, güzel oyundur. Allanıp pullanmaya, süslü hücum aksiyonlarına, uçup kaçan bireysel performanslara ihtiyaç duymayan net oyunlardır bunlar. İstediğini verir, seni hedefe götürür.

Kasımpaşa ve Ankaragücü maçlarındaki oyunu kötü yapansa alınan neticelerdir en nihayetinde. Beşiktaş’ın ihtiyacı olan üç puanı getiren her oyunsa bu dakikadan sonra güzel oyundur. O yüzdendir ki 13-14 futbolcuyla, son zamanların en zor ve en uzun ligini oynayan Beşiktaş takımından artık tek beklenen yalnızca skor alması olmalıdır. Bunun yanına ekleyeceği, alışkın olduğumuz “o” oyun ise pastanın üzerindeki çilektir. Bugüne kadar elindeki kısıtlı kadroyla olağanüstü işler başaran Sergen Hoca’nın “faydacı” teknik direktörlük anlayışı, an itibariyle Beşiktaş’ın ihtiyaçlarıyla bire bir örtüşmektedir.

De Marke Sports #FutbolBuKutuda on Twitter: "Rosier: "Biz Beşiktaş'ız. Asla pes etmeyeceğiz."… "

Yaşı biraz daha büyük olan Beşiktaşlıların çok iyi bildiği, bizim gibi gençlerin de geçen her sezon biraz daha farkına vardığı bir gerçek var aslında; başarıya giden yol Beşiktaş için her zaman daha çetrefilli, daha zorludur. 15-16 sezonu Akhisar deplasmanı, 16-17 sezonu 1-1 biten Fenerbahçe derbisi… Belki de bu Ankaragücü beraberliği, o puan kayıplarının 20-21 sezonu versiyonudur. Kim bilir?

Olay BEŞİKTAŞ ??? в Twitter: "Geçen sezon Akhisar maçındaki direk sonrası şampiyonluk gelmişti. Bu sezon yine bir Akhisar maçıyla inşallah farkı açıp Şampiyon Olacağız!… https://t.co/oSiHPCB9yx"

Beşiktaşlı futbolcu Serdar Kurtuluş maç esnasında gözyaşlarına hakim olamadı

Bildiğim bir şey varsa, o da güzelliği işlevselliğin kapısından girilen bir ev olarak tanımlayan Le Corbusier’e, “dünyanın siluetini değiştiren mimar” deniyorsa, aldığı ve alacağı neticelerle hedefe ulaşmaya en yakın isim olan Sergen Yalçın’ın, “Süper Lig’in siluetini değiştiren teknik adam” olarak anılması çok da uzak değildir.

 

Latest posts by Feyza (see all)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir