GEÇMİŞ GÜNLER GELECEK

GEÇMİŞ GÜNLER GELECEK

Herkesin teknik direktör olduğu şu zamanda ortaya bir fikir atmak kadar kolayı yok.Fikirlerimizi genelde kendimiz bulmuşuz gibi düşünsek de aslında hep en başa dönerek sadece olayı yorumlarız.İşte o her şeyin başı ”İleriyi 5’lemek”.

Futbol hep oyuncular,teknik adamlar,ekonomi vb. birkaç etken üzerinde değişen taktiklere sahip oldu.Hatta değişen formasyonlara!!Lakin bir husus değişmiyor ki o da oynanmak istenen şekil.

 

İlk ortaya çıktığında daha basit bir oyun olduğu ve amaç sadece gol atmak olduğu için 1–2–7 2–2–6 ve ‘The Englısh Game‘de de görüldüğü gibi 2–3–5 gibi dizilişlerle oynanıyordu.Daha sonra oyuncular gelişti,26 ocak 1963’de Mourınho doğdu, Rinus Michels Hollanda’nın başına geçti, Sacchi Milan ile bir şeyler denedi,Cruyff Barça ile tarihe not düştü,Mou neden doğduğunu anlattı(2004),Pep bir kapıyı aralarken(Mou tabi ki yine oradaydı(2010)) yeni decade’in adamıyla karşılaştı(Klopp) ve arada taktiksel gelişimler yaşandı.Peki değişmeyen şey neydi?

İLERİYİ 5’LEMEK

Oyuncular ne kadar savunmaya çekilirse çekilsin,forvet tek oyuncuya hatta bazen 0’a (2012 İspanya) bile düşse akıllarda hep aynı şey vardı.

En başından beri aslında aynı oynanan bu oyunda. her hocanın amacı ileriyi 5’leyebildiği bir hücum seti kurmaktı.Yakın zamanda bunu;

Klopp: 2 bek-2 kenar forvet-1 forvet

Pep: 2 orta saha-2 kenar forvet-1 forvet

Conte: 2 kanat bek-2 kenar forvet-1 forvet(ileri 3’lü bazen değişebiliyor)

ve daha nice örnekler bu tip setler çizerek yapmıştı.Simeone savunmacı bir hoca olarak adlandırılırken aslında söylenen de bununla alakalıydı.İleriyi neredeyse hiç 5’lemeyen genelde 4’lü bir hücum hattı oluşturan El Cholo geçişlerde geride hep 1 adam fazla bekleyip tam anlamıyla bir ”dinamik geçiş oyunu antitezi”oluşturdu ki 2020 Liverpool eşleşmesi de en bariz örneği oldu.(Eğer Ronaldo’nuz yoksa El Cholo‘yu eleyemezsiniz!).Öte yandan akıllarda bir başka soru da var.

ORTAYI 3’LEMEK

Beklerini ileri çıkartan Klopp gibi hocalar ortada fiziğiyle ön plana çıkan futbolcular isterler ki bunlar çoğu zaman çizgideki rakibe pres yapar ve kontraları önlerler.

Pep ve benzeri oyun oynatan hocalar ise ortada tek oyuncu kaldığından iki bek oyuncusunu oraya çeker ve böylece hep rakip karşı atak başlattığında mesafelerin kısa olması sayesinde savunma oyuncuları daha rahat pozisyon alır(Pep bu yüzden aslında tam da bir ”Possesion Gaming”hocasıdır).

Conte ve benzeri hocalar ise asıl yenilikçi olanlardır(ahh şu İtalyanlar yok mu).

TANDEM

Conte ve benzeri hocalar demiştik.Onlar biraz daha yenilikçi bir oyunla çıkarlar sahaya .3’lü bir defans,2 kanat bek,2 orta saha ve kadro durumuna göre konumlandırılmış 3 hücumcu.

Diğerleri ortayı 3’lü kullanıp en geride 2 oyuncuyla oynarken Conte gibiler geride 3’lü bekleyip 2 oyuncu bulundururlar(ahh Brozovic yaktın gül gibi örneği).İstisnai durumlar da olur elbet ama dizilişten ziyade oynanış ele alındığında orta ikili yönlendiren ve rakibin atağını kısa sürede kesen(Gençlere Pirlo-Gattuso hatırlayanlara Ancelotti-Rijkaard)oyuncular olarak kullanılır.

Gelelim Brozovic meselesine.Aslında ufak bir şakaydı yukarıda yazdığım Brozovic meselesi.O tam da olması gereken yerde yani ‘Tandem’deydi.Conte ve geçmiş/gelecek muadilleri 50–60 dönemlerinde oluşmaya başlayan ve daha sonra stoperler demeye başladığımız bölgede tandem(önlü arkalı oynayan demek)kullanmaya başladı.Burada olay yaratan hareket ise şu tabi ki.

Top takımdayken geri 3’lünün kenarları bek bölgesine açılıyor ortada tandem kalıyor.Eskiden libero kullanılır ve tandemin arkasındaki oyuncu oyunu yönlendirirdi.Ancak bir gelişim oldu ve yönlendirme görevi öndeki oyuncuya geçti.Kenarlarda daima bir bek ve ortada mutlak bir ikili,önlerinde ise takımın dönüşlerde toparlanmasını çıkışlarda ise daha akışkan olmasını sağlayan iki orta saha olunca hem geriyi çok çabuk yada en azından vaktinde 5’leyebiliyorsunuz hem de hücuma daha korkusuzca çıkabiliyorsunuz.

Ki bu durum oyunculara ayrı bir özgüven hatta zihinsel rahatlık katıyor.

. . .   . . .   . . .

               Oldukça yol katettiğimizi sandığımız,eski ile yeniyi kıyaslarken acabalara daldığımız bu zamanlarda aslında eski ile yeninin tek farkı ‘artık kurallara daha çok uyuyorlar’

Geçmiş günler gelecek, geliyor, geldi.

Hiç gitmedi ki aslında geçmişimiz.

Sadece insan biraz yükü azalsın istiyor şu zor günlerde.Sağlığınıza zeval gelmemiş nice umut dolu, hayal dolu günlere.

. . .

Yaşamak ağrısı asıldı boynuma,

Oysa türkü tadında yaşamak isterdim..

 

 

Baki Bahadir
Latest posts by Baki Bahadir (see all)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir