Fenerbahçe Sezona Havlu Attı

Fenerbahçe geçen sezon Şubat ayında sezona havlu atmasının ardından bu yılı da Gençlerbirliği maçı ile beraber kapattı.

Sezonun ilk haftasından beri Erol Bulut’un Fenerbahçe’ye ne oynattığı, ne amaçladığı konusunda taraftarların tamamına yakını kararsızlık yaşıyordu. İttire ittire getirilen 25 haftanın ardından balon patladı, takımı Altay bile kurtaramadı. Maç hakkında söylenecek çok şey olsa da, bu tablonun baş kahramanları Ali Koç ve Erol Bulut ile ilgili bir şeyler karalamak daha doğru olacaktır.

Aykut, Ersun, Erol…

Ali Koç, başkanlık koltuğuna oturduğu 2018 yılında ilk olarak Aykut Kocaman ile yolları ayırdı. Sonrasında Cocu ve Koeman maceraları olsa da, bu ikilinin Fenerbahçe ve Türkiye kariyeri çok uzun sürmedi. Ersun Yanal, ligin dibinde yer alan takımı ilk 6’ya – sıralama herhangi bir anlam ifade etmese de- sokmayı başardı. 2019/2020 sezonunda ise kısıtlı kadro ile Şubat ortasına kadar Fenerbahçe, birçok kesim tarafından şampiyonluğun en güçlü adayı olarak gösteriliyordu. Fakat arka arkaya puan kayıpları ve son olarak Galatasaray mağlubiyeti, Yanal’ın da Fenerbahçe kariyerini sona erdirdi.

Erol Bulut hakkında ise söylenecek çok fazla bir şey yok. Aşırı bir beklenti ile takımın başına gelen hoca (!), 30 haftanın tamamına yakınında kaos futbolu üzerinden, duran toplardan, forvet dışındaki her mevkiden skor bularak takımı bir şekilde ilk 3 içinde tutmayı başardı. Fakat Galatasaray ve Beşiktaş bu kadar iyiyken, Fenerbahçe’nin bu kadar plansız bir futbol oynaması elbette ki bir yerde patlayacaktı, nitekim öyle de oldu.

İç sahada mağlubiyet rekorları kıran, Kadıköy’ü hayrata çeviren Erol Bulut, yine de Ali Koç’un desteğini almaya devam etti. Bu noktada Ali Koç’a sorulması gereken birkaç soru var.

  • Erol Bulut’un arkasında durduğunuz kadar Ersun Yanal için de aynı fikirde olsaydınız, bugün Fenerbahçe daha iyi bir noktada olmaz mıydı?
  • İlle de yerli, ille de yerli diye bir ısrarınız varsa, takımın başında toplam 4 sene geçirmiş olan Aykut Kocaman’ı niye yolladınız?
  • Yanal’ın kısıtlı kadro ile oynattığı oyun malumken, taraftarı Erol Bulut ile kötü oyun/kötü sonuç ikilisine niye mahkum ettiniz?

Bugün oynanan Gençlerbirliği maçı, aslında Fenerbahçe için sezonun genel bir özetiydi. Gençlerbirliği, haftalar sonra galip geldi, üstüne üstlük maç boyunca 4-5 atabilecekleri pozisyonları harcadı. Çoğu haftada takımı ipten alan, puan kazandıran, yarışta tutan Altay bu defa farkın açılmasını önledi. Yine bu noktada Erol Bulut’a sorulması gereken birkaç soru var.

  • 29 haftadır top oynamayan takımı Gençlerbirliği maçına bu kadar kötü hazırlamanız bir teknik direktörlük marifeti istiyor mu?
  • Bir sonraki hafta deplasmanda derbi maçı varken, lig sonuncusuna karşı Gökhan Gönül’ü başlatıp risk almanızın sebebi nedir?
  • Sakatlıktan dönen Gustavo’yu rahat geçmesi beklenen bir maçta niye ilk 11 başlattınız? Sosa – Ozan, Sosa – Mert Hakan Yandaş, hatta Sosa – İrfan Can Kahveci ile çıkma ihtimali varken, niye böyle bir kumar oynadınız?
  • İlk 45 dakikada sürekli kanatlardan orta ve savunmadan uzun top denendi. Madem böyle bir oyun planı (!) ile çıkacaktınız, bekler arasında ayağı en düzgün olan Caner Erkin niye ilk 11 başlamadı?
  • Haftalardır süregelen kötü oyun bir yana, Gençlerbirliği’ne karşı hiçbir planın olmaması rakip takımın başarısı mı, yoksa teknik direktörün beceriksizliği mi?

Fenerbahçe, bugünkü oyunun bile hatırlanmayacağı bir maçta Gençlerbirliği karşısında rezil oldu, sezona havlu attı.

Sezon başından beri hakemler, yayıncı kuruluş, x, y, z sebeplerini gösterip asıl problemi görmeyen Ali Koç, bugünkü tabloyu Erol Bulut ile yan yana kutlayabilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir