EURO2020 Günlükleri: Türkiye vs. İtalya – Kötü Başlangıç

Pandemi sebebiyle bir yıl ertelenen EURO2020, milli takımlar düzeyinde majör turnuvalara hasret kalmış olan futbolseverlerle buluştu. Tüm dünyanın, mevzubahis özlemden ötürü ekstra heyecanla beklediği açılış maçı, milli takımımız adına birçok hayal kırıklığına sahne oldu. Heyecanlar ve tedirginlikler arasında savrulan bir görüntü verdiğimiz bu maçta, taktiksel açıdan da doğru yapıyla sahada olduğumuzu söylemek güç.

NE YAPMALIYDIK, NE YAPTIK?

Turnuvanın fikstürünün belli olmasından bu yana, ilk maçımızda dominant oyunları başarıyla sergileyen, kaliteli ve çok yönlü bir ekiple karşılaşacağımızı biliyorduk. Ancak rakibimizin de zaafları vardı. Bunlardan en barizi, ısrarlı şekilde kullandıkları savunmadan kısa pasla çıkış setlerinde yaşadıkları kopukluklardı. İtalya ile hazırlık maçlarında karşılaşan birkaç ekip, onların bu eksiklerini avantaja çevirmeyi başarmıştı. Bizim de odaklanmamız gereken şey aynıydı. Bunu yapmanın yolu, İtalya’nın savunması ile orta sahası arasında bir set kurup orta bloğa yerleşmekten geçiyordu. Top rakipteyken kullanılacak 4-4-2 dizilimiyle, İtalya’nın oyun merkezi olan Jorginho – Locatelli ikilisini bir kapana kıstırabilirdik.

EURO2020'nin açılış maçı, Türkiye adına hayal kırıklığı yarattı. Milliler bu maçta neleri yanlış yaptı? Sizler için kaleme aldık.

Ancak ne bu planı uygulayabilecek kadar önde savunduk ne de saha dizilimimiz İtalya’yı durdurabilecek biçimdeydi. Maçın ilk 5-6 dakikasından sonra Şenol Güneş’in öğrencileri, rakibini tamamen kendi yarı sahasında karşılamaya başladı. Düşük blok savunmasında 4-4-1-1 dizilimini kullanan Türkiye, İtalyanların topu Jorginho ve Locatelli üzerinden yönlendirmesine fırsat tanıdı. Sağ önde oynayan Kenan Karaman’ın, İtalyan sol bek Spinazzola’ya uyguladığı adam markajından dolayı boşalttığı alana yerleşen Locatelli, orta çizginin gerisinde başlayan rakip baskısından tamamen kurtuldu ve çok rahat biçimde topu kullanmaya başladı.

EURO2020'nin açılış maçı, Türkiye adına hayal kırıklığı yarattı. Milliler bu maçta neleri yanlış yaptı? Sizler için kaleme aldık. EURO2020'nin açılış maçı, Türkiye adına hayal kırıklığı yarattı. Milliler bu maçta neleri yanlış yaptı? Sizler için kaleme aldık.

Eğer bir takım kendi kalesinin hemen önünü savunmaya odaklandıysa, o takımın kendi kalesinin önünü organize biçimde, başarıyla savunabilmesini bekleriz. Lakin bu maçta sahada gördüğümüz milli takım, bunu da yapamıyordu. Maçın ilk yarım saatinden sonra iyiden iyiye kendi ceza alanımıza hapsolduk ve panik içinde, nizamsızca toplara atladık. Oyuncular, önde oldukları bir maçın son dakikalarını oynuyor gibilerdi. Nitekim ilk yarıda kalemizde 14 şut gördük. Bu 14 şutun toplam gol beklentisinin 0.79 değerinde olması net pozisyon vermediğimizi ifade ediyor gibi görünse dahi, gerçek İtalyanların içinde bulundukları heyecan sebebiyle atakları olgunlaştıramamasıyla alakalıydı.

Türkiye, topun ayağında olduğu dakikalarda, rakibi karşıladığı dakikalardan da umutsuz bir tablo çiziyordu. Topu 1. bölgede kazanmayı hedefleyen Kırmızı-Beyazlılar, İtalya’nın orta sahasını by-pass ederek orada karşılaşılacak muhtemel baskıdan kaçınmayı arzulamıştı. Şenol Güneş, bunun yolunu savunmada kazanılan topların direkt ve uzun paslara dönüşmesini sağlayarak bulmuştu. Maçın başlama vuruşundan birkaç saniye sonra Çağlar’ın Kenan’a yolladığı çapraz top, bizlere bu planın ip ucunu veriyordu belki de.

Türkiye, maçın 2. dakikasında bu çapraz toplardan üç tane denemişti bile, ancak bu denemelerden de – tıpkı daha sonrasında gerçekleşecekler gibi – sonuç alınamadı. Bir türlü sonuç getirmeyen bu stratejide ısrar edilmesi, Türkiye’nin sürekli isabetsiz uzun top atmasına ve bu yolla topu kolayca ayağında tutan İtalya tarafından “boğulmasına” yol açtı.

İkinci yarının başında, Cengiz hamlesiyle beraber topu daha fazla ayağında tutmayı hedefleyen bir Türkiye vardı. Ancak Mancini de hamle yapmaktan sakınmayarak, sağ bekte bir değişikliğe gitti ve Florenzi yerine Di Lorenzo’yu sahaya sürdü. Böylelikle sağ bekini de çizgiden hücuma yollama fırsatını yakalayan İtalyanlar, Kenan Karaman’ın Spinazzola üzerinde uyguladığı bek takibine karşılık vermeyi istiyorlardı. Türkiye’nin ikinci bir Kenan’ı olmadığı için, sağ beklerini takip edecek biri de olmayacaktı. Fakat Şenol Güneş’in Kenan’ı sol öne alması, İtalya’nın işini daha da kolaylaştırdı. Kenan sağ bek Di Lorenzo’yla eşleşince, ondan çok daha tehlikeli bir isim olan Spinazzola, savunma takibi olmayan Cengiz Ünder’le baş başa kaldı. Bu doğrultuda sık sık boş alan yakalayan Spinazzola, ikinci yarıda daha etkili bir performans ortaya koydu.

53. dakikada Merih Demiral’ın kendi kalesine attığı gol, skor avantajıyla birlikte moral üstünlüğünü de İtalyanlar’a verdi. Maça en az bizim kadar heyecanlı başlayan Gök Mavililer, bu golün ardından özgüvenlerini kazandılar ve oyunu dikte etmeyi sürdürdüler. Türkiye’de ise tedirginlik ve heyecanın arasına bir de özgüvensizlik katılmıştı. Maçın başından itibaren sergilenen kötü oyuna karşın skor dengesinin bozulmayışı, millileri oyunun içinde tutuyordu ancak golün ardından yaşanan dağılış çabuk gerçekleşti. 66’da gelen Ciro Immobile’nin golü ve maçın Türkiye adına en iyi performansını gösteren Uğurcan’ın yaptığı hata sonucunda doğan Insigne’nin vuruşu, maçın hakkı olan skoru tayin etmiş oldu.

ŞİMDİ BİZİ NE BEKLİYOR?

Turnuva başlamadan önce birçok otorite, Türkiye’nin İtalya karşısında puan alamayacağını tahmin ediyordu. Hatta bence 3-0’lık skor bile beklenmedik değildi. Sonuçta son dönemlerin en iyi İtalya ekibiyle, kendi evlerinde karşılaşıyorduk. Ancak bu denli dağınık bir milli takım görmeyi kimse ummuyordu. Şu sıralarda kamuoyundaki mutsuzluğun asıl sebebi de bu dağınıklık. Bana kalırsa Türkiye’nin EURO2020’deki geleceği, bu dağınıklığı ne derece kırabileceği ve özgüvenini tekrar kazanıp kazanamayacağı ile alakalı. Zira Galler karşısında oynamamız gereken topa sahip olma oyunu, özgüven ve planlı hareket gerektiriyor.

Bu konuda tek yapabileceğimiz; milliler üzerinde azami derecede baskı kurmak ve teknik direktör Şenol Güneş ile oyuncuların zihinsel sağlamlığına güvenmek.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir