Chelsea Elland Road’dan Çıkamadı / Leeds United vs. Chelsea / Premier Lig 29. Hafta

Yeni teknik direktörü Thomas Tuchel’le ani bir yükselişe geçen Chelsea, son üç maçtır gol yemiyordu ve Tuchel döneminde oynanan on maçta, sadece iki gol yemişlerdi. Sezonun başında hayal kırıklığı yaratan Chelsea kadrosunun öz güven yüklediği bu dönemde, Tuchel’in oyunu da büyük bir beğeni topluyordu. Man Utd, Liverpool ve Everton’a karşı da iki galibiyet ve bir beraberlik alan Maviler, çok zor bir sınav vermek üzere Elland Road’a konuk oldu. Sezon başından bu yana üst düzey bir tempoda oynayan ve izlemesi başlı başına bir eğlence haline dönüşen Leeds United ve yükselen yıldız Chelsea’nin karşılaşmasında gol sesi çıkmadı ancak, izleyenlerin mücadeleye doyduğu bir maç yaşandı.

1 – CHELSEA KONFOR ALANININ DIŞINDA

Takımın başında gelmesinden bu yana 3-4-3 dizilimini kullanan ve Conte’nin Chelsea’sini hatırlatan saha yerleşimleriyle beraber başarıyı yakalayan Tuchel, Leeds maçında 4’lü savunma tercih etti. Hücum dörtlüsü Pulusic – Ziyech – Havertz ve Mount’tan oluşan bir 4-2-3-1 sahaya sürdü. Öte yandan savunmadaki Rudiger – Christensen – Azpilicueta üçlüsü yine sahadaydı ama Azpilicueta, dörtlünün sağ beki olarak görev yapıyordu. Savunma önünde ise Jorginho ve Kante vardı. Bana kalırsa bu diziliş değişikliği, bazı açılardan mantıklı bir tercihti. Leeds’in, rakip hücumcuları sürekli hareket etmeye zorlayan, adam odaklı bir savunma yapısı var. Dolayısıyla, rakip yarı alanı daha iyi doldurmak amacıyla ön hattaki oyuncu sayısını arttırmak, işe yarayabilecek bir hamle. Ancak öndeki dörtlünün tamamını hazırlayıcı oyunculardan oluşturma tercihi, kimi açılardan sıkıntı yaratıyordu. Bunlardan en önemlisi son vuruşlardan alınan verimin düşüklüğüydü. Maç boyunca Chelsea, hatırı sayılar fırsatlar yakaladı ancak bunların hiçbiri değerlendirilemedi. Bunun yanında, Ziyech ve Havertz’in rolleri arasındaki karışıklık da dikkat çekiciydi.

Chelsea sete yerleşirken; Mount sol kanattan merkeze, Chilwell sol öne, Kante de ceza yayının 7-9 metre gerisine geliyordu. Böylelikle sol iç koridorda Mount, kanatlarda Chilwell ve Pulusic oluyordu ancak Ziyech, anlamlandıramadığım bir şekilde sürekli ceza sahasına koşu attı. Oysa ki böyle bir düzende onun da sağ iç koridorda konumlanarak servis yapıyor olması gerekirdi. İşte oyuncu tercihlerinin diğer sıkıntısının ortaya çıktığı nokta da bu. Ziyech sağ içte konumlanabilirdi ancak böylesi bir durumda, içeri gönderilen servisleri değerlendirebilecek bir oyuncu kalmazdı. En uçta, sahte 9 olan Havertz veya sol koridordaki Mount golcü oyuncular değildi. Muhtemelen bu durumdan ötürü Tuchel Ziyech’e ceza sahası koşusu attırdı. Gelgelelim Ziyech de doğal bir bitirici değil. Dolayısıyla onun sürekli attığı bu koşular hem amacına ulaşmadı hem de ondan alınabilecek verimi ortadan kaldırdı. En uçta Giroud veya Abraham gibi net golcülerin kullanıldığı bir düzende, golcülükleri olmayan ancak servis konusunda hayli meziyetli olan Ziyech ve Mount, çok daha verimli olurlardı.

Yükselişteki Chelsea, Premier Lig'in nevi şahsına münhasır takımlarından Leeds United'a konuk oldu. Maçın taktiksel detayları, bu yazıda.

Sadece hücumda değil, savunmada da kimi yerleşim problemleri vardı Chelsea’de. Defanstan pasla çıkarken, 3-4-3 oynarken de yaptıkları gibi, savunma önünde tek oyuncu kullandılar. Sol bek Chilwell’in öne çıkıp Rudiger’in sola açılmasıyla da, 3’lü bir geri hat oluşturuyorlardı. Bu, Tuchel Chelsea’sindeki alışık olduğumuz düzene denk geliyordu. Bunu çokça kullanmış ve başarılı olmuşlardı, ancak bu maçtaki farklılık, sağ kanatta bir kişi eksik olmalarıydı.

Chelsea’nin 3-4-3’ünü işler kılan en önemli etken, Chelsea’nin kanatlarda üç kişi olabilmesiydi. Açık, kanat bek ve kenar stoperlerle birlikte kenarlardan oyunu yönlendirebilen Maviler, maç özelinde, sağ tarafta bu üstünlükten yoksundu.

Yükselişteki Chelsea, Premier Lig'in nevi şahsına münhasır takımlarından Leeds United'a konuk oldu. Maçın taktiksel detayları, bu yazıda.

Ayrıca, Leeds’in yaptığı akıllıca baskı da Chelsea’nin oyun kurulumundaki sıkıntılarını göz önüne serdi.

2 – LEEDS DOĞRU OYNADI

Chelsea’nin tek pivotlu, üç savunmacılı yerleşimine karşılık Bielsa, dörtlü bir baskı ekibi kurmuştu. Ancak bu dörtlünün tüm görevi, rakip dörtlüyle birebir eşleşmek değildi. İşin içinde Marcelo Bielsa olduğu da düşünülürse, birebir eşleşmenin ortadan kaldırıldığını söylemek mümkün değil ancak, çok daha komple ve karma bir plandı bu maçta kullanılan. Genelde iki farklı şekilde karşımıza çıktı bu pres planı ancak her ikisinde de Jorginho’yla birebir oynayan bir oyuncu vardı. Eğer Bamford stoperlere baskı yapmaya giderse, Jorginho ile Roberts eşleşiyordu. Kenar oyuncuları Harrison ve Raphinha ise, merkez stoper Christensen ile kenar stoperler arasındaki bağlantıyı kesiyordu.

Yükselişteki Chelsea, Premier Lig'in nevi şahsına münhasır takımlarından Leeds United'a konuk oldu. Maçın taktiksel detayları, bu yazıda.

İkinci şekil, Kante’nin savunmaya yaklaşması durumunda kullanılıyordu. Böyle bir durumda, en uçtaki oyuncu stoperlere baskı yapmayı bırakıyor ve Jorginho ile eşleşiyordu. Gerideki oyuncu ise (önceleri Roberts, maçın sonuna doğru Klich) Kante ile birebir duruyordu. Kenar oyuncularının görevleri, yine kenar stoperlerle aradaki bağlantıyı kesmekti. (Bu “bağlantı kesme” görevinin başarılı olduğunu kanıtlar nitelikte bir istatistik: Ligdeki son 5 maçta, maç başına 71,8 başarılı pas yapan Azpilicueta, Leeds karşısında sadece 49 başarılı pas atabilmiş.)

Leeds, bu karma yapı sayesinde rakibine epey zorluk çektirdi. Ayrıca kendileri savunmadan pasla çıkarken kurdukları plan da harikaydı. Chelsea’nin merkez odaklı ön alan baskısına karşılık, bekleri çizgiye açarak bir “W” ortaya çıkardılar ve bu baskıyı büyük oranda kırdılar. Aşağıda, bu dizilimin detaylarını ve faydalarını belirttim.

Sizi oraya uğurlarken, bir yandan da veda ediyorum. Bu yazıda maçın akışına bağlı kalmayarak, iki takımın da ana planları üzerine açıklamalarda bulundum. Zira maç içerisinde de çok vaz geçmediler bu ana planlardan. Okuduğunuz için teşekkürler sonraki Premier Lig yazısında görüşmek üzere!

SAVUNMADAN PASLA ÇIKARKEN “W” ŞEKLİ ALMANIN GETİRİLERİ

Hücumlarını geriden, kısa paslarla inşa eden takımların, savunma önünde iki oyuncuyu 1. ve 2. bölgeyi bağlamakla görevlendirmesi, alışılageldik bir durum. Bu çift “pivot”lu dizilimin amacı, savunma önündeki oyuncuya bire bir markaj yaptıran rakiplerin, sizin sağlıklı şekilde 2. bölgeye geçişinizi engelleme ihtimalini boşa çıkartmak.

Örnek vermek için bir takım hayal edelim. Bu takım topla çıkarken bir bek ve iki stoperiyle, üçlü bir geri hat; defansif orta sahası ve diğer bekiyle de ikili bir bağlantı hattı oluşturuyor olsun. Böyle bir dizilimde, mevzubahis takımın topla çıkmasını engellemek ve önde baskı kurmak isteyen rakipler, baskı hattında 5 kişi kullanmak durumunda kalacaktır. Bu rakibin de ön üçlüsünü sizin savunma üçlünüzle (topla geriden çıkan takımın geri üçlüsü), iç oyuncularını da sizin bağlantı hattınızdaki ikiliyle eşleştirdiğini varsayalım. Böylesi bir durumda, sizin iç oyuncularınız geniş bir hareket alanı bulur ve sizin hücumcularınız, rakibin savunmasıyla 5vs5 şeklinde eşleşmiş olur. Ayrıca iç oyuncularınızdan birini geriye getirerek rakibin adam adama baskısını da ortadan kaldırabilirsiniz. Veya isabetli olacak tek uzun topla, biraz da yetenek kırıntılarını kullanarak, topu 5vs5’lik bir eşleşmenin olduğu rakip yarı sahaya yollayabilirsiniz. Yani savunma önünde iki tane bağlantı oyuncusu kullanmak, sizin oyun inşa etme sürecinize zeval getirmek isteyen rakiplerin hevesini kursağında bırakmak için gayet kullanışlı bir yöntem.

Yükselişteki Chelsea, Premier Lig'in nevi şahsına münhasır takımlarından Leeds United'a konuk oldu. Maçın taktiksel detayları, bu yazıda.

Peki ya rakibiniz baskı hattını 5-10 metre kadar geriye çeker ve sizin savunma hattınızdaki bir oyuncunun topla oynamasını göze alarak geride üstünlük sağlarsa? Ön üçlüden birini geriye çekip sizin bağlantı oyuncularınızla eşler ve iç oyuncularından birini de geriye çekerek kendi yarı alanındaki üstünlüğü de elde ederse? İşte o zaman 2. ve 3. bölgeye geçişleriniz tamamen kısıtlanır. Peki karşı hamle olarak ne yapmalısınız? Rakibin 4’lü bir baskı hattı var ve topla oynamasına izin verilen stoperiniz hariç tüm oyuncularınız markaj altında, yani topu tutan stoperin hiçbir pas opsiyonu yok.

Yükselişteki Chelsea, Premier Lig'in nevi şahsına münhasır takımlarından Leeds United'a konuk oldu. Maçın taktiksel detayları, bu yazıda. Yükselişteki Chelsea, Premier Lig'in nevi şahsına münhasır takımlarından Leeds United'a konuk oldu. Maçın taktiksel detayları, bu yazıda.

İşte topla çıkarken “W” yerleşimi, bu durumda imdadınıza koşar. İki bekinizi de defansif orta sahanızın yanına ve çizgilere çıkartarak rakip kanat oyuncularını geniş alana açarsınız. Geride kalan iki stoperiniz de genişler ve rakibin merkez baskısını kırar. Genişleyen stoperler ve çizgideki bekler sayesinde, rakibin birer kanat oyuncusuna karşı üstünlük sağlarsınız. Ve bekler üzerinden, kolayca ikinci bölgeye geçersiniz. Dolayısıyla, savunmada kullanılan “W” dizilimi, rakibin merkez – ön baskı hattını kırar ve oyun kurulumunda beklerin kullanım kalitesini arttırır.

Yükselişteki Chelsea, Premier Lig'in nevi şahsına münhasır takımlarından Leeds United'a konuk oldu. Maçın taktiksel detayları, bu yazıda.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir