Bursaspor: Bir Öze Dönüş Hikayesi

Bursaspor’un durumu

Bursaspor, sezona yine bir kaos ortamıyla başladı. Başkan Mestan, başarısız olunup, lige çıkılamamasına rağmen kongre kararını oldukça geç bir zamanda almıştı. Bununla birlikte kongre oldukça geç bir zamanda yapılmış, yeni başkan Erkan Kamat da görevine geç başlayabilmişti. Elde bulunan oyuncu gurubunun çoğunun sözleşmesi bitmişti. Bitmeyenler de alacaklarına karşılık sözleşmelerini feshediyor ve kulüpten ayrılıyorlardı. Bu durumda ortada oldukça kötü ve gelecek açısından hiç umut vermeyen bir tablo vardı. Elde sadece geçen sene kadroda bulunmuş bir avuç oyuncu ile altyapıdan yükselen ve bazılarının daha 90 dakika maç oynama seviyesine gelmemiş olan bir altyapı grubu vardı. Ayrıca takımda teknik direktör belirlenmediğinden ve yaklaşık 40 kişilik bir oyuncu grubu ile antreman yapıldığından, yapılan antremanlar da oldukça verimsiz geçiyordu. Bu sırada hala görevde olan ve günleri sayılı olan Mesut Mestan da eldeki amatör oyuncuları profesyonel yapıp, kulüpte tutuyordu.

Tarihler 30 Ağustosu gösterdiğinde ise buruk bir sevinç ile yeni başkan Erkan Kamat görevine başlama fırsatı buldu. Önünde devasa bir borç ve eksik bir takım buldu Kamat, ama çok geçmeden göreve Mustafa Er’i getirerek hiç değilse sportif açıdan somut bir hamle yapmış oldu. Mustafa Er ise daha önce iki kez kısa zamanlarda sonradan gelerek teknik direktörlük yaptığı, oyuncu olarak da formasını giydiği ve küme düşme üzüntüsünü yaşadığı kulübüne, çok zor şartlar altında teknik direktör olarak dönmüştü. Önünde zorlu bir süreç olduğunu biliyordu ve ilk lig maçına çıkmak için önünde sadece 12 günlük bir süre vardı. Bu kısıtlı zaman içinde oyunculara taktik planının en azından birazını oturtmak ve kondisyon olarak takımı belirli bir seviyeye getirmek zorundaydı. Nitekim bu konuda başarılı bir performans sergiledi. İlk maç olan Adana Demir maçında takım kaybetse de 11 maçta 14 puan alarak oldukça başarılı bir performans sergiledi.

Şimdi Bursaspor takımını pozisyon pozisyon irdeleyelim.

Kaleciler

Bursaspor’da sezona kaleci mevkiinde geçen sezon olduğu gibi Ataberk Dadakdeniz ile başlandı. Ataberk burada özellikle çizgi performansıyla oldukça dikkat çekti. Altınordu, Adana demir ve Giresun maçlarında bu anlamda oldukça kritik refleks kurtarışları yaptı. Ama Tuzla maçında yaptığı birkaç kritik hata ve savunmadan da kaynaklı olarak neredeyse her maçta gol yemesi hakkında doğal olarak soru işaretleri oluşturdu. 5. Haftadaki Balıkesirspor maçı ile birlikte sakatlanan Ataberk’in yerine eldivenleri Deniz Aydın devraldı. Ataberk’ten farklı olarak ayak tekniği ve yan toplardaki performans ile dikkat çeken bir oyuncu olan Deniz aydın da ilk başlarda bazı hatalar yaptıysa da sonradan kaleye alıştı ve daha güvenilir bir görüntü vermeye başladı. Son kupa maçında süre alan Canberk Yurdakul ileride onu tedirgin edebilecek gibi görünmesine rağmen birinci kaleci olarak şimdilik yeri garanti gibi görünüyor.

C:\Users\user\Downloads\Desktop\yazı\437774-tunelin-sonundaki-isigi-gorduk-5f98fe598eded.jpg

Arsenal ve Arteta analizi
Defans

Bursaspor, şu anda ligin en çok gol yiyen ekiplerinden biri konumunda. Bunda muhtemelen en büyük sorumluluk defans hattında bulunuyor. Özellikle stoper ikilisinde bulunan oyuncuların yaptıkları hatalar, takımın golcü kimliğine rağmen hala orta sıralarda bulunmasının en büyük nedenlerinden.

Stoper hattında bu sezona Aykut Akgün ve Cüneyt Köz ikilisiyle başladı. Gerçi ilk haftadaki Adana Demir maçında Cüneyt’in partneri olarak Sedat Dursun görev almıştı. Ama o maçta yaptığı 3, bariz ve gole neden olan hatası ve yedek kaldığı Altınordu maçından sonra yaptığı saçma ayrılık açıklaması ile kadro dışı kaldı ve bir daha forma giyemedi. Cüneyt Aykut ikilisi ise 2. Haftadaki Altınordu maçından 6. Haftadaki Menemenspor maçına kadar birlikte oynadılar. Ve Bursaspor, Altınordu maçı hariç her maçta gol yedi. Burada Cüneyt’in her hafta direkt veya dolaylı olarak gole sebebiyet veren hata yapması ve Aykut’un artan yaşı ile birlikte ağırlaşan vücut yapısı ile Cüneyt’in yaptığı hataları telafi edememesi, Bursaspor’un çok gol yemesindeki baş nedenlerden.

7. Hafa ile birlikte Cüneyt doğal olarak kızağa çekildi ve yerine genç yaşlarında büyük potansiyel gösteren ama 23 yaşına gelmesine rağmen bunu gerçekleştiremeyen Furkan Emre Ünver geçti. Savunmanın ortasında yaşanılan bu değişiklikle birlikte Bursaspor oynanan dört maçta neredeyse hiç bireysel hata dolayısıyla oluşan gol yemeyerek, buradaki sıkıntının yüksek oranda çözüldüğünü göstermiş oldu.

Bursaspor’da, beklerde ise bu sene genel bir istikrarın oluştuğu söylenebilir. Sağ bek oynayan İsmail Çokçalış, bu sene her maçta ilk 11 başladı ve her maç kendi performansının üzerine koyarak gidiyor. Sol bekte ise. İlk maçlarda aslen bir orta saha oyuncusu olan Emirhan Aydoğan buraya çekildi ve birkaç maç oldukça yüksek derecede performans verdi. Fakat orta sahada duyulan ihtiyaç dolayısıyla kesik yemiş olan Onur Atasayar formayı geri aldı. İlk başlarda vasat bir performans sergilese de, sonrada formunu belirli bir seviyeye çıkarttı. Ama bana göre hala yeterince iyi değil.

bursaspor

Orta Saha

Bu sene orta sahanın ortasında Emirhan Aydoğan, Burak Altıparmak, Tuğbey Akgün, Ozan İsmail Koç, Kerem Şen, Vefa Temel ve Özer Hurmacı görev aldı. Neredeyse bütün oyuncuların farklı görevlerde görev aldığı bir yapı var takımda. Şu an için orta sahada pozisyon ağırlıklı bir görevlendirmeden söz edebileceğimizi zannetmiyorum. Zaten orta saha özelinde sistemin belli olduğu ve üzerine gelen oyuncuların kendini şekillendirdiği veya buna göre transfer yapılan bir yapı söz konusu değil ve bunu beklemek de hiç adil değil.

Orta sahanın ortasında şu ana kadar değişilmez iki isim olduğu söylenebilir. Fm severlerin mezzala olarak bildiği görevde oynayan Burak Altıparmak ile Görevi ve Mevkii değişse de geriden oyun kurma konusunda takımın en önemli oyuncusu olan Emirhan Aydoğan. Bu noktada özellikle fiziken çok büyük gelişim gösteren Emirhan’a özel bir parantez açmak gerekiyor. Birkaç yıl önce düz bir ofansif orta saha oyuncusu olan Emirhan, gözümüzün önünde komple bir oyuncuya dönüşmesi gerçekten şu sıralar pek sık görmediğimiz bir durum. Belki bu konuda Salih Uçan’ı örnek gösterebiliriz. Ama hiç zirveyi görmemiş bir oyuncunun kendi eksiklerini kendisinin görüp, bunları kapatmasının da oyuncunun mental olarak çok daha üst seviyede olduğunu söyleyebiliriz.Bunun yanında Ceza sahasına yaptığı koşuları süper lig seviyesinde olan Burak Altıparmak’ın orta sahanın fiziken düşmemesi için daha fazla katkı vermesi gerekiyor.

Orta sahada görev alan üçüncü oyuncu ise Bursaspor’da sürekli değişti. İlk başlarda Özer Hurmacı’nın görev aldığı bu pozisyonda zaman zaman sakatlıklar ile Tuğbey, Ozan, Kerem ve Vefa forma buldu. Bu saydığım oyuncularının neredeyse hepsinin kariyerlerinin ilk maçlarına ilk defa bu sezon çıktıklarını düşünürsek, başlarda yalpalamaları şaşırtıcı olmazdı nitekim çoğunda bu durum yaşandı. Ama sakatlanan Vefa Hariç hepsinin performanslarını belirli bir seviyeye çekebilmeleri, mental olarak a takım seviyesine hazır olduklarını gösterebilir.

bursaspor

Forvet ve Kanatlar

Bursaspor’da bu sezon ileri üçlüde forma giyen Burak, Ali ve Batuhan toplamda 19 gole katkı vererek bu konuda oldukça formda olduklarını gösterdiler. Sene başından beri görev alan Burak Kapacak ve Ali Akman’ın yanına son maçlarda eklenen Batuhan Kör’ün oraya iyice oturması da bu konu hakkında olumlu konuşmamıza sebep oluyor. Forvet özellikli Batuhan’ın kanatta sürpriz ceza sahası koşuları ile attığı goller teknik heyetin elini taktisyel esneklik açısından oldukça rahatlatıyor. Geçen sezon sağ kenarda orta ağırlıklı bir oyun yapısıyla oynayan Burak’ın sola geçmesiyle birlikte iç koridor olarak türkçeleştirebildiğimiz alanı oldukça efektif kullanması ve gol ile asist açısından çok başarılı bir oyun ortaya koyması da oyununu olumlu yönde değiştirdiğini gösterebilir.

Ali Akman konusunda da benzer şeyleri söyleyebiliriz. Ancak gösterdiği potansiyelinin tamamını sahaya yansıtabilirse tek forvet oynayabilecek seviyeye gelebileceğini düşünüyordum onun hakkında. Şu ana kadar gösterdiği performansla bu yönde emin adımlarla ilerlediğini bize gösterdi bence. Bu seviyede oynamaya başlayan oyuncuların oyun yapılarını zamanla belirli bir noktaya yoğunlaştırıp, bu konu üzerine gittiklerini görüyorduk daha önceki zamanlarda. Ama Ali, fiziksel nedenlerden ötürü yapamayacağı şeyler dışında geliştirebileceği neredeyse bütün konularda kendini geliştirmekte. Bu üçlünün en yeni üyesi olan Batuhan Kör de yeni mevkiine hızlıca uyum sağlayarak takımda kalıcı olacağına dair önemli bir mesaj vermiş oldu. Bu oyuncunun da çift ayaklı oluşu aynı zamanda çok yönlülüğünü ve kullanımının kolaylığını arttırıyor. Yani bu takımın artık vazgeçilmezi denebilecek konumda şu an. Batuhan formayı alana kadar genelde sağ kanatta görev yapan Recep ise mevcut fiziksel durumuyla ancak maçların son anlarında sahada bulunabilir bence.

bursaspor

Bursaspor’un Taktik Planı

Bursaspor şu ana kadar pozisyon bulmak konusunda sıkıntı yaşamayan bir takım. Rakip ceza sahasına oldukça kolay inebiliyor ve pozisyonlar bulabiliyor. Bunun oyunun en büyük sebebi muhtemelen geriden oyun kurucusu Emirhan Aydoğan. Bunu daha çok, Emirhan’ın sahada bulunmadığı bölümlerde daha rahat anladık. Takım bu bölümlerde onun yokluğunu aradı. Bursaspor şu anda daha önceki senelerde gördüğümüz, gençlerle neredeyse puan alamadan küme düşen Karabükspor ya da gerçek Gaziantepspor gibi değilse, bunun Mustafa Er faktöründen sonraki en büyük ikinci nedeni sahadaki gizli lider Emirhan Aydoğandır.

bursaspor

Bunun dışında Ali Akman’ın mobil santraforluğu mükemmel yapması ve rakip savunmalar arasında boşluklar oluşturması, o boşlukların arasına başarılı sarkışlar yapan Batuhan Kör ve Burak Altıparmak’ın özel performansları da değerliydi. Ayrıca taktiği tarif etmemden anlaşılabileceği gibi, Bursaspor’un belirli bir taktik dizilişle ya da belirli bir oyun formatıyla tarif edilebilecek bir yapısı yok. Takım, bir mantalite üzerine şekilleniyor ve oyun yapısını şekillendiriyor. Bu da bu yapı bozulmadıkça bu takımın üzerine koya koya ilerleyeceği yönünde bir fikir veriyor. Tabii bu yazdıklarım bazılarına çok optimist bir bakış açısı gibi gelebilir. Bursaspor elbette tökezleyecektir, maç kaybedecektir, hatta oyuncularını kaybedecektir. Ama ortada bir fikir varsa ve diğer elementler bu fikir üzerine şekilleniyorsa, başarı er geç gelecektir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir