Bir Parmak Bal: Farioli’nin İlk Maçı

Francesco Farioli’yi ilk olarak Çağdaş Atan’ın yanında tanıdık. Alanyaspor oyun ve skor olarak sezona çok iyi girince Çağdaş Hoca ile beraber Farioli’nin ismi de daha çok duyulmaya başlandı. Genç olmasına rağmen sağlam bir CV’ye sahip olan Farioli, geçtiğimiz günlerde Barcelona’nın futbol okulu La Masia’da video konferans bile vermişti. Kısa süre önce de Fatih Karagümrük’te teknik direktörlüğe başladı.

Farioli’nin hayatı ve kariyeri ile ilgili çok fazla bilgiyi aşağıdaki bağlantılarda bulabilirsiniz:

1

2

3

Farioli, milli takım arasında yayıncı kuruluşa verdiği röportajda “Topsuz alanda agresif, topa sahip olan bir oyun uygulamaya çalışacağım. İyi performans gösterdiğinizde, skorlar doğal bir sonuç haline gelecek. Futbol büyük bir sektör ve herkes kazanmanın peşinde. Önemli olan, sizin hangi yolu seçeceğiniz…” dedi.

“Topsuz alanda agresif” ve “topa sahip olan” takım tanımı iddialı bir hedef olmakla beraber, daha önce Türk futbolunun içindeki başka teknik direktörlerden de sıkça duyduğumuz bir hedef. Fakat konu bunu sahada uygulamak olduğu zaman, başarılı olabilen çok fazla takım gördüğümüzü de söyleyemeyiz. Kuşkusuz bu prensipleri tam anlamıyla uygulayan bir takımı 1-2 hafta içinde görebilmemiz mümkün değil. Yine de Farioli’nin Karagümrük’ü ilk maç itibariyle bize bazı ipuçları verdi. Bu ipuçlarının ise incelenmeye değer olduğunu düşünüyorum.

Farioli’nin takımının ilk maçındaki rakibi Çaykur Rizespor’du. İlk maç için zor sayılabilecek bir rakipti. Maç deplasmandaydı ve Karagümrük’ün karşısında, Galatasaray maçından galibiyetle ayrılmış moralli bir Rizespor olacaktı.

Bütün bunların yanında Rizespor’un da topa sahip olmaya çalışan takımlara sorun çıkarabilecek bir kadrosu var. Rizespor’un kadrosu, birçok nitelikten eksik olsa da fiziksel kapasite anlamında lig standartlarının üzerinde ve çalışkan bir kadro. Bülent Uygun da kadrosunun bu fiziksel kalitesine güvenerek maça önde Adam Odaklı Pres yaparak başladı. Fakat bu presten istediğini alabildiğini sanmıyorum.

Geriden Oyun Kurulumu

İlk dakikalardan itibaren, hatta daha ilk dakika, geriden oyun kurmaya çalışan bir Karagümrük ve yaptığı presle oyun kurdurmamaya çalışan bir Rizespor izledik. Karagümrük maç boyunca şartlar ne olursa olsun geriden kısa paslarla oyun kurdu. Rizespor ise bu oyun kurulumunu engelleyemeyince bir süre sonra 4-4-2 Alan Savunmasına döndü.

Rizespor’un Adam Odaklı Presi. Herkes kendi oyuncusuyla eşleşmiş durumda. Sadece Boldrin 2 oyuncudan sorumlu.

Yukarıda Rizespor’un agresif ön alan presi görülüyor. Boldrin bir yandan sol stoper Zukanovic’e pres yapmaya hazırlanırken bir yandan da Jimmy Durmaz’ı gölge markaja almış durumda. Rizespor bu presle ligdeki birçok takımı uzun vurmaya zorlayabilir. Fakat Karagümrük ufak bir “Orta Saha Rotasyonu” ile bu baskıyı aşıyor.

Bu presin rahat aşılmasında Rizespor’un presindeki sorunların katkısı büyük elbette. Yine de yukarıda da bahsettiğim gibi bu pres ligdeki birçok takımın oyun kurmasını engelleyebilirdi. Karagümrük bunun gibi rotasyonları sıkça kullandı. Rizespor oyun kurulumunu engelleyemeyince 2. bölgede 4-4-2 Alan Savunması’na geçti.

Toplu Oyun

Karagümrük maça sol kanatta Lens, sağ kanatta Salibur ile başladı. Oyunda genişliği sağlamak özellikle bu 2 oyuncunun sorumluluğundaydı.

Kanat oyuncuları Salibur ve Lens genişliği sağlarken, bek oyuncuları Koray ve Balkovec daha dar konumlandı.

Biglia sık sık 2 stoperin arasına girip top alırken, forvet Sobiech de sık sık orta saha geldi.

Karagümrük merkezde 3’e 2 üstün durumda.

Rizespor 4-4-2 savunmasında merkezdeki orta saha 2’lisine yardım getiremedi. Karagümrük’ün forveti Sobiech de geri geldiğinde merkezde sık sık 3’e 2 Karagümrük üstünlüğü oluştu.

Rizespor’un kanat oyuncularından yardım gelmedi, çünkü Rizespor’un kanatları Karagümrük’ün dar konumlanmış beklerini savunuyorlardı.
Bek oyuncularından yardım gelmedi, çünkü Rizespor’un bekleri Karagümrük’ün çizgiye basan kanatlarını savunmak zorundaydılar.
Stoper oyuncularından yardım gelmedi, çünkü Karagümrük’ün çizgideki kanatları aynı zamanda Sobiech’in geri gelerek boşalttığı alanlara koşu yapıyorlardı.

Karagümrük’ün 2-3-2-3 yapısı. Sobiech geri geliyor ve merkezde bir dörtgen kuruluyor. Salibur ve Lens ise Sobiech’in boşalttığı alana koşu yapmak için hazır bekliyorlar.

Rizespor’un dağınık 4-4-2 savunması rakibinin 2. bölgeye rahatça geçişlerini de engelleyemedi ve bir süre sonra daha da derinde savunmaya başladılar.

Karşı Pres

Farioli’nin hedeflerinden bir tanesi de “topsuz alanda agresif” bir takım oluşturmak. Oysa Karagümrük kadrosunun fiziksel kapasitesi bu agresif yapıyı oluşturmak için çok uygun değil. Bu nedenle Farioli’nin ilk maçlarda bu agresif yapıdan taviz verebileceğini düşünüyordum. Fakat Farioli ilk maçı itibariyle daha idealist davrandı ve Karagümrük maça özellikle karşı pres konusunda çok agresif bir oyunla başladı.

20. Dakikada (19.55) Salibur sağ kanatta topu kaybetti.

Bu görüntü ise sadece 4 saniye sonrası. Karagümrüklü oyuncular hızlıca topun etrafında biriktiler, tüm opsiyonları kapattılar ve topu tekrar kazandılar.

Karagümrük’ün bu karşı presinin etkili olmasını sağlayan faktörlerin başında, Karagümrük’ün topa sahipken “dar konumlanan bekleri” geliyor. Rakibin kontra atak yapmasını engellemek için 2-3-2-3 dizilip, bekleri dar konumlandırmak; dünyada, başta Guardiola olmak üzere, birçok teknik adamın tercih ettiği bir yöntem. Genç teknik adam da ilk maçında bu yöntemi tercih etti.

Yönlendirerek Savunma

Maçın ilk 30 dakikasında Karagümrük’ün savunma organizasyonunu değerlendirebilmek mümkün değildi. Çünkü Rizespor tercih olarak geriden hep uzun top ile çıkmayı denedi. İlk 30 dakikanın ardından Rizespor da geriden oyun kurmaya çalışınca Karagümrük’ün savunma organizasyonunu izleyebildik.

Karagümrük’ün savunma yapısı da agresifti. Tıpkı Rizespor gibi Karagümrük de 3. bölgede Adam Odaklı Pres yaptı. Fakat ufak bir fark vardı: Yönlendirme.

Rizespor topu hızlıca kazanma amacıyla direkt olarak adam odaklı pres uyguladı. Karagümrük ise önce merkezi kapattı ve Rizespor ‘u kanada yönlendirdi.

Yukarıdaki fotoğrafta Sobiech, topa sahip olan Rizesporlu oyuncunun açısını kapatarak kanada doğru yönlendiriyor.

Top kanada yönlendirildiğinde ise Rizespor’un bütün opsiyonları kapalı. Topa sahip olan oyuncuya da aktif bir pres var. Bu pozisyonda Rizespor’un topu kaybetti. Zaten maç boyunca da Rizespor geriden oyun kurarak pozisyon üretemedi.

Sorunlar

1-Kadronun Fiziksel Yetersizliği

Maçın özetini izleyen birisi, yazıyı okuyunca “Acaba ben yanlış maçın özetini mi izledim?” diye düşünebilir. Çünkü maç boyunca oyun üstünlüğü Karagümrük’te olsa da daha tehlikeli pozisyonlara giren taraf Rizespor oldu. Bunda, yukarıda bahsettiğim gibi, Karagümrük’ün kadrosunun fiziksel kapasitesinin düşük olması oldukça önemli bir etken.

Yine yukarıda bahsettiğim gibi Karagümrük, dar konumlanan bekleriyle rakibine kontra ataklarda da genellikle sayısal üstünlüğü vermedi. Fakat daha ilk dakikada Samudio düz bir dribling ile 3 kişiyi geçti ve bu sayısal üstünlüğü çöpe attı. Karagümrük, kadrosunun fiziksel kapasitesi oldukça düşük olduğu için, bu gibi tehlikeli durumları maç boyunca da sıkça yaşadı. Rizespor’dan daha organize kontra atak yapan takımlar, Karagümrük’ün topsuz alandaki agresif yapısına karşı daha büyük problemler oluşturabilir.

2- Üçüncü Bölgedeki Sorunlar

Karagümrük takımı özellikle 1. bölgeden 2. bölgeye maç boyunca çok rahat geçti. Rizespor bu ilerlemeyi engelleyemedi ve özellikle 56. dakikada Skoda’nın atılmasıyla beraber de daha derinde savunma yapmaya başladı. Rakibinin ön alandaki ve 2. bölgedeki preslerini çok rahat kıran Karagümrük takımı, 3. bölgede aynı etkinliği gösteremedi. 34 dakika 10 kişi oynayan rakibine karşı gol bulamadı.

Farioli imza atalı henüz 2 hafta kadar oldu. Bu kadar kısa süre içerisinde sahanın tüm bölgelerindeki sorunları çözmek elbette mümkün değil. Fakat Karagümrük kadrosunun kontra ataklara karşı müsait olması, gelecek haftalardaki rakipleri daha derinde savunma yapmaya itecektir. İlerleyen haftalarda Karagümrük için 3. bölgedeki sorunları gidermek, oyun kurulumundaki sorunları gidermekten daha elzem bir hale gelebilir.

Sonuç

Takımlarımızın “Kaliteli ve tecrübeli oyuncu” ezberiyle yaşlı futbolcularla doldurulmasının ardından, bu durumun düzelmesini isteyen zihinlerde tam tersi yönünde başka bir ezber oluştu: “Genç ve hareketli takım”. Birçok insan çok hareketli bir takımın sadece çok genç bir kadroyla mümkün olabileceğini düşünüyor. Doğruluk payı olan bir düşünce. Ama tam anlamıyla doğru değil.

Çünkü futbolda hareketlilik sadece “nicel” olarak değerlendirilemez. Hareketin niteliği de çok önemli. Avrupa’da özendiğimiz “hareketli” takımlar sadece çok fazla koşu atmıyorlar, aynı zamanda doğru yerlere ve doğru zamanlarda koşu atıyorlar.

Bu bağlamda, Karagümrük’ün maç boyunca özellikle toplu oyundaki hareketliliği çok önemliydi. Bu hareketlilik yaş ortalaması 31 olan bir kadroya rağmen sağlandı. Yaşlı oyuncularla rağmen bu hareketliliğin sağlanması önemli. Çünkü nitelikli hareket eden takımların sayısının artması; ligimizdeki oyuncuların “ruhsuz”, “isteksiz”, “yatmaya gelmiş” gibi öznel ithamlardan kurtulmasını sağlayabilir.

Karagümrük’ün oyununda gelişmesi gereken çok faktör var elbette. Oyunun gelişebileceği çok yön var. Belki önümüzdeki haftalarda bambaşka oyunlar da izleyebiliriz. Fakat yine de Farioli’nin ilk maçı itibariyle ağzımıza bir parmak bal sürdüğünü de reddedemeyiz.

Umarım Farioli “topsuz alanda agresif, topa sahip olan bir oyun” hedefine ulaşır. Bu sayede bizler de Alanyaspor ve Hatayspor’un yanında kaliteli işler deneyen bir kulüp daha izleme şansına sahip oluruz. Bu kaliteli işler, şu an birçok kupadan daha değerli. Umarım başarırlar.

Abdul Kerim Atlı

Teşhis. Futbol.twitter.com/akerimatli

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir