Bir Emre Belözoğlu Hikâyesi

Yıl 1996 , henüz 16 yaşında olan Emre Belözoğlu Kazlıçeşme İstasyonu’ndan Florya’ya trenle antrenmanlara gidiyordu. Daha 16 yaşında bir çocuktu ve o kadar yolu gitmesinin tek nedeni futboldu. Hayatının tam merkezinde olan futbol.

Emre Belözoğlu’nun babası da futbolcuydu. Başlarda oğlunun futbolcu olmasını istemiyordu ama sonraları futbola olan yeteneğini farketti ve o da desteklemeye başladı.


Kazlıçeşme İstasyonu’ndan bir fotoğraf.

2 sezon sonra 1997-1998 sezonunun ikinci yarısında Fatih Terim ona ligde ilk kez 11’de forma şansı verdiğinde, verdiği mücadelenin ilk meyvesini almıştı. O formayı o sezon giydiğinde  böylesi bir kariyeri olacağını  kendi bile düşünmezdi belki de.


Galatasaray’da düzenli olarak forma şansı bulmaya başlamıştı artık. Galatasaray 2000 yılında UEFA Kupası’nı kazanırken onunda büyük katkısı oldu.Bu katkısı o dönem Avrupa kulüplerinin de dikkatini çekti ve o dönemin güçlü ekiplerinden İnter’e transfer oldu.


 Inter’de 2.sezonunda muhteşem futbol oynayarak Inter’de yılın futbolcusu seçildi. Inter’den sonra ise Newcastle United’a transfer oldu.

O dönem şanssız sakatlıklar yaşadı ve efsanesi olacağı Fenerbahçe’ye 2008 yılında transfer oldu. Onun hikâyesi tam olarak da burada başladı. Geldiği ilk sezon 2.kaptan oldu.



Sahadayken oyuncuları orkestra şefi gibi yönetmesi,maçlarda olanca hırsıyla , taraftarları kendine hayran bırakmaya başlamıştı.
Kaybetmeyi hiç kendine yediremiyordu. Kazandıkça daha da hırslanan bir karaktere sahipti.
Fenerbahçe’de 4 sezon oynadıktan sonra Atletico Madrid’e gitti ve yarım sezon oynayıp tekrar Fenerbahçe’ye döndü. Dönemin başkanı Aziz Yıldırım’la arasında olan sorunlar nedeniyle takımdan ayrıldı ve bir başka İstanbul temsilcisi İstanbul Başakşehir takımına transfer oldu.


Başakşehir’e geldiğinde artık daha tecrübeliydi ama sahada hırsından ve mücadelesinden hiçbir şey eksilmemişti. Hala ilk sahaya çıktığı gün gibi oynuyor, son dakikaya kadar savaşıyordu.

 Şampiyonlar Ligi ön eleme maçında Sevilla’ya karşı kullandığı son dakika frikiğinde topun direkten döndüğü an Başakşehir formasıyla en unutulmaz anı olarak hatırlanır.

Başakşehir şampiyonluğa oynarken de takımın adeta beyniydi. 4 muhteşem sezon geçirdi burada.

Ardından Başakşehir’den ayrıldı  ve tekrardan kendini bulduğu gerçek” Emre Belözoğlu”olduğu takıma geldi. Yaşı artık 40’a dayanmıştı. Son bir sezon daha oynayıp futbolu hiç istemese de bırakacaktı ama futbol onu bırakamadı.
Fenerbahçe’de sportif direktörlük görevine geldi .

Belki de ona en çok bu görev yakıştı. Sahada zekasını üst düzeyde kullanan bir insanın saha dışında da başarısız olma olasılığı oldukça düşüktü zaten.

Katıldığı programlarda, verdiği röportajlarda oldukça kendine güvenilir,ne yaptığını bilir bir şekilde gözüküyordu.

 Sanki yıllardır bu anı bekliyordu. Transfer sezonunda Fenerbahçe’ye yaptığı transferlerle de bunu kanıtladı.

 

Her Türk gencinin hayal ettiği bir kariyeri gerisinde bıraktı. Bu kadarını kendi bile hayal edemezdi . 4 farklı ligde mükemmel performanslara imza attı. Seveninden çok sevmeyeni de olsa herkesin saygı duyduğu birisi o.
İleride de inşallah hayatımızdan çıkmaz ve futbolun içinde kalmaya devam eder.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir