Ayrılıklar da Sevdaya Dâhil

Hayatta daima kötü şeylerle karşılaşmaya alışkın insanlar vardır. Bir şeyler yolunda gitmez, ters giden şeyleri yoluna koyarsın sonra bir kez daha yalpalarsın ve bu sonsuz sarmal öylece sürüp gider. Öyle ki en mutlu anlarda bile o sevimsizliğin ne zaman seni bulacağını düşünmekten bazen kendi sevincini kursağında bırakmayı başarırsın.

Beşiktaşlılar için de böyle bir alışkanlıktan bahsetmek yanlış olmaz herhalde. Sezon içinde çok defa şahit olduğumuz talihsizlikler silsilesi, bir taraftar grubunun ömrü boyunca yaşamak zorunda kaldığı aksiliklerden sadece bir kesitti. “Ligin lideriyken takımın en golcüsü milli takımdan sakat dönsün, yetmezmiş gibi onun yedeği de zor bir deplasmanda dizini bıraksın.” ya da “Takımda hücumcu olarak adlandırılabilecek herkese ihtiyaç duyuluyorken bir kanadın bağlarını koparsın, öteki arka adalesini yırtsın, bir diğeri de sahte dokuz olarak ileri ucu kotarıyorken çat diye sakatlansın.” minvalindeki çelmeler, bu sezon çokça takıldı Beşiktaş takımının şampiyonluk yürüyüşüne.

C:\Users\Feyza\AppData\Local\Microsoft\Windows\INetCache\Content.Word\cenk-tosun-besiktas-3446_16_9_1618168736.jpg

Fakat önceki sezonlarda karşılaşmaya alışkın olduğumuz senaryoların aksine, tüm bu tökezlemelere rağmen bir şekilde yolu tamamlamayı başardı Ali Rıza Sergen Yalçın’ın Beşiktaş’ı. Son düdük çaldı, kupalar kaldırıldı, boğaz turları atıldı… Şampiyonluk coşkusu yavaş yavaş da olsa yerini yeni sezon endişelerine bırakmaya başladı.

Dedim ya kötü şeyler yaşamaya antrenmanlı bünyeler bunlar diye… Şampiyonlar Ligi’ne sırtını dönüp giden Mario Gomez, yakın tarihin belki de en vizyonsuz yeteneklerinden Anderson Talisca, parayı pek çok şeyin önünde tutan Jose Sosa… Eyşanlar ölmez, yalnızca suret değiştirir dedirtti her sene Beşiktaş taraftarına. Ezel’in yeni sezonu ise görünen o ki kapıda.

Gidenler geride kaldı, yerleri dolduruldu, hatta belki yerine gelenler daha çok sevildi, derken yine bir yol ayrımı gözüktü ufukta. Sezonun açık ara en iyi oyuncusu Rachid Ghezzal ve ligin en iyi sağ beki Valentin Rosier. Bu oyuncular sene başında kapalı birer kutu olarak gelip lige damga vurmayı kesinlikle başardı. Başardı başarmasına da Beşiktaşlılar buna sevinsin mi üzülsün bilemedi. Artan form grafikleriyle birlikte piyasa değerini de yükselten şampiyon takımın oyuncuları, Beşiktaş yönetimini bonservislerinin alımı konusunda sıkıntıya sokacak gibi görünüyor.

Ne Ghezzal ne de Rosier için herhangi bir opsiyona sahip olmayan Beşiktaş’ın, belki de tek artısı oyuncuların takımla devam etme isteği. Ancak mevcut ekonomik koşullarda konuşulan bonservis ücretleri ödenebilir mi, Monaco gibi Avrupa’nın büyük kulüpleriyle bu anlamda bir yarışa girilebilir mi derseniz, pek de mümkün göründüğünü söyleyemem.

Tüm bu handikaplar şampiyonluğun simge oyuncularına vedayı da yakın görmemizi sağlıyor, bir yandan da hayal kırıklıklarına alışkın yürekler bu kez çok yüksekten çakılmamak için kendini en kötüsüne hazır tutuyor. “Sizin Mario’nuz” diyen Gomez, arkasına bakmadan gitmişken, Talisca yalnızca ilgi istediğinde kulübün adını anıyorken, Eyşanlar listesine birer isim daha eklememek için çok da heveslenmemeye çalışıyor Beşiktaş taraftarı.

Bir de ikinci baharı yaşayanlar var tabi. Vincent Aboubakar hem gidip kendini özletenlerden, hem de Porto formasıyla dahi Beşiktaş tribünlerine üçlü çektirecek kadar büyük aidiyet hissedenlerden. Şampiyonluğun son düzlüğü çıkılırken takımı eksik de bıraksa, “bilerek oynamıyor, sakatlığı yok” minvalinde birçok haber de çıksa, bir an olsun taraftarın sevmekten vazgeçmediği Vincent Aboubakar. Herkesin ümidini kestiği, deyim yerindeyse kapıya koyduğu adamken Beşiktaş’ın ona uzattığı eli unutup bir maaş yarışına girer mi? Bilinmez. Girer de bir kez daha giderse kaybeden kim olur, o da bir başka tartışma konusu…

Ayrılıklar sevdaya dâhil; şüphe yok. Ama birlikte bir yol yürümek, sevdanın şanından; orası kesin…

Oğlunun adını Kartal koymasan da olur Rachid Ghezzal, gel şu bonservis işini çözelim.

 

Latest posts by Feyza (see all)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir