Atilla Szalai: Sessiz ve Uyumlu

22 yaşındaki savunma oyuncusu Atilla Szalai, birçok futbolcunun futbol yaşamlarında başaramadıklarını henüz yeni sayılabilecek futbol macerasına sığdırmayı başardı: Avusturya’da, Macaristan’da ve Kıbrıs’ta oynadı, Avrupa Ligi başta olmak üzere birçok farklı organizasyona katılma şansı yakaladı. Görünüşe bakılırsa şimdi de yeni kulübü Fenerbahçe ile Şampiyonlar Ligi’ne katılmak için mücadele edecek. Peki, Szalai bu maceraya nerede başladı ve bu hikâye onu nasıl İstanbul’a getirdi?

Genç Szalai henüz 12 yaşındayken köklü bir tarih ve güçlü bir altyapıya sahip olan Vasas Budapeşte kulübü, genç yeteneği takımlarına dâhil etmek için oyuncunun ailesi ile irtibat kurdu. Babasının onayının ardından teklifi kabul eden Atilla, yaklaşık 2 sene boyunca Vasas altyapısında iyi bir gelişim gösterdi ancak kaderini değiştiren olay, 14 yaşındayken Rapid Wien ile oynadıkları bir hazırlık maçı oldu.

Avusturya ekibinin temsilcileri sol stoperin performansından etkilenmişler ve oyuncuya bir deneme teklifinde bulunmuşlardı. Szalai bu fırsatı değerlendirerek denemeden geçti ve Rapid Wien altyapısına katılma şansını geri tepmedi. Esasında Szalai’yi korkutan şey kulüp değiştirmek değildi, oyuncu hayatında ilk kez Macaristan’dan ayrılıyor ve Macarca bilmeyen bir oyuncu grubuna katılıyordu. Szalai o döneme değin yurtta bile kalmamıştı, bu sebepten ötürü Avusturya sınırına yakın bir Macar şehri olan Sopron’a taşındı ve ciddi miktarda Almanca dersi aldığı bir liseye dahil oldu. Atilla kariyerinin bu kısmını daha sonrasında bir Macar spor sitesi olan Publicer’e şöyle özetliyordu.

“Rapid kariyerimin ilk yılının 6 aylık dilimi dil engeli nedeniyle çok zor geçti. Çok az Almanca konuşabiliyordum. Takım arkadaşlarım gerçekten çok iyi ve sıcaktı, bu yüzden biraz İngilizce ile birbirimizi anladık. O dönemde akademide Zsolt Rátkai ve Tamás Szántó gibi iki Macar daha olması bana çok yardımcı oldu. Onlarla hala arkadaşız.’’

https://c10.patreonusercontent.com/3/eyJyb3RhdGUiOjAsInciOjgyMH0%3D/patreon-media/p/post/46317257/6d676b828f2c4caeb6050fd1d13a842b/1.png?token-time=1612206396&token-hash=WoS_vGsrHtSqWAj--a9ZWGqzUsXgngFWuot_c8pLFvM%3D

Szalai uyum noktasında problemler yaşasa da, bunların üstesinden gelmesini bilerek galip ayrılan taraf olmayı başardı. Çocukluk dönemlerinde genellikle sol bek pozisyonunda oynayan Macar oyuncunun stopere dönüşümü de burada gerçekleşti, hatta kendi yaşından birkaç yaş büyük oyuncu grubuyla oynamaya başlamıştı. Bu dönemde genç savunmacı Macar milli takımının alt yaş gruplarına da çağrılıyordu. Szalai’nin bu performansı onu Hollanda ekibi PSV’nin radarına sokmuş ve oyuncuya Eindhoven ekibi tarafından bir deneme teklifi de gelmişti ancak Rapid oyuncuyu tutmakta kararlıydı ve Szalai – PSV birlikteliği tekliften ibaret kaldı.

Szalai, 2015’ten itibaren Rapid’in rezerv takımı olan Rapid II ile Avusturya Bölgesel Ligi’nde ciddi süreler almaya başlamıştı ancak kariyerinin kırılım noktası 2016 yılında Rapid Wien’in 4 savunmacısının da oynayamaması olmuştu. Admira Wacker karşısında yaşanan bu krizi çözmek için Rapid, Szalai’yi ilk 11’de başlatmış ve Viyana ekibi maçı 4 – 0 kazanmayı başarmıştı. Dönemin Rapid teknik direktörü Zoran Barisic onun hakkında şöyle bahsediyordu:

‘Atilla şu an bir U – 18 oyuncusu olmasına karşın as takımla antrenmanlara çıkıyor. Ona güveniyoruz, sahada tıpkı Badstuber gibi hatta biraz daha hızlısı.’

Szalai’nin Rapid macerasını istediğimiz kadar övsek de, oyuncunun kontratı 2016 itibariyle bitiyor ve genç savunmacı Rapid ile yeni bir sözleşme imzalamak istemiyordu. Aslında bu kararın altında yatan sebep Atilla’nın kendine güvenmesi ve daha fazla süre almak istemesiydi. Rapid bu fırsatı sunamazdı ancak Mezökövesd sunabilirdi.

Mezökövesd, Macar futboluna namını genel olarak çok büyük beklentilerle karşılanan ancak potansiyelini pekte gösteremeyen oyuncuları rehabilite etmesiyle yaymış bir kulüp. Hem bek hem stoper oynayan bir oyuncu her daim Macar futbolu için değerli ve Mezökövesd’de altın tepside gelen bu fırsatı geri çevirmeyerek oyuncuyu takıma dahil etti.

https://c10.patreonusercontent.com/3/eyJyb3RhdGUiOjAsInciOjgyMCwid2VicCI6MH0%3D/patreon-media/p/post/46317257/3cddde292edc488491d597be5d077be6/1.jpg?token-time=1612206396&token-hash=tefQjy4N4smXI_83RGu7q4xGTfGXMPPzcj_EhyuZ7R8%3D

Szalai kısa süre içerisinde takımın önemli bir ismi haline gelmekle birlikte, gerçek taktiksel rahatlığına 2017’de takımın başına Atilla Kuttor’un gelmesiyle ulaştı. Kuttor yönetiminde Mezökövesd, sert savunma tercih eden ancak savunmacılarına hücum şansı da tanıyan bir takıma dönüştü. Szalai sol stoper oynadığı bu dönemde takımı için ciddi hücum katkısında bulunurken Mezökövesd’de bu birliktelikten ciddi şekilde yararlandı. Yaklaşık 2 senelik 2. Macaristan macerası bittiğinde Szalai, potansiyelli altyapı oyuncusundan sıyrılarak as takımda ciddi süreler bir oyuncuya dönüşmüştü.

Szalai’nin Apollon Limassol’a transferi çok ses getirmemekle birlikte oyuncuyu vitrine çıkaran olay, Macar A Milli Takımı’nın yaşadığı savunma oyuncusu eksikliği sayesinde olmuştu. Teknik direktör Marco Rossi, 3 savunmacısının yokluğunda ( Roland Juhasz, Kenneth Otigba ve Tamas Kadar ) savunmada oyuncu problemi yaşıyor ve özellikle stoper mevkiinde oyuncu yokluğundan muzdarip konumda bulunuyordu. Bu süreçte Szalai ilk A Milli takım çağrısını alırken, ilk şansını yenilenmiş Puşkaş Ferenc Arena’da Uruguay ile oynanan hazırlık müsabakasında oyuna 72. dakikada girerek yakaladı. Rossi bu dönemde Macaristan’ı 3 – 5 – 2 formasyonunda oynatmaya karar vermiş ve Szalai içinde 3’lü savunmanın ortasında oynama imkânı doğmuştu. Sarı kart cezası nedeniyle kaçırdığı bir Uluslar Ligi maçı hariç takımı için bu sezon 7 resmi maç ve 1 hazırlık maçı olmak üzere 8 maçta oynama şansı buldu.

https://c10.patreonusercontent.com/3/eyJwIjoxLCJ3ZWJwIjowfQ%3D%3D/patreon-media/p/post/46317257/38dc83f0059041c383229c16a2868ad5/1.jpg?token-time=1612206396&token-hash=DcEV8rm465hHUfJYd-4SSATrAFj1oaQRWBNJ1ioc_Bw%3D

Szalai’nin yaklaşık 10 yıllık futbol kariyerinde onu sembolize eden özelliği ani verdiği değişim kararlarından ziyade bu değişim süreçlerini hızlı atlatması ve takıma hızlı uyum sağlamasıydı. Viyana’da, Mezökövesd’de veya Limassol’de hiçbir zaman uzun süre denklemin dışında kalmadı, yaptığı tek şey yüzüne alaycı gülümsemesini koymak ve ona verilen görevleri layığıyla yapmak olmuştu.

Fatih Terim, yakın tarihte oynanan bir maç sonrası röportajında ‘Başka takımlara scouting yapmaktan yorulduk.’ demiş ve hem nalına hem mıhına gidebilecek minvalde bir ifade kullanmıştı. Daha sonrasında ortaya çıkan iddialara göre Terim’in bu ifadeyi Szalai’nin Fenerbahçe tarafından transfer edilmesine bir cevap olarak söylediği medyada yazıldı ve çizildi. Szalai, gerek Mesut Özil transferi gerek kariyeri nedeniyle Türkiye’ye sessiz sedasız bir giriş yaptı. Bakalım genç Macar şu ana kadar yaptığı şeyi, yani kısa süre içinde uyum sağlamayı ve soğukkanlılığı bu sıcak futbol coğrafyasında da sürdürebilecek mi?

 

Hasan Kara

Molchat Doma dinliyor, Doğu Bloku ve alt ligler hakkında yazıyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir