ACIDAN ZAFERE: JORDAN HENDERSON

ACIDAN ZAFERE: JORDAN HENDERSON

Liverpool’a geldiği ilk yıllarda beklenilen performansı vermemesi nedeniyle taraftarlar tarafından eleştirilen Henderson, Liverpool kariyerinin ilk yıllarında da Brendan Rodgers tarafından takas ile Fulham’a gönderilmek istendi.  Jurgen Klopp’un gelişi ile ise takımda farklı bir role bürünen Jordan Henderson, babasının da tabiri ile adeta saha içi menajerlik rolünü üstlenendi. Son yıllarda saha içi ve saha dışında yaptıkları ile gerçek bir Liverpool efsanesi halişne gelen Jordan Henderson’un hikayesi sizlerle.

Henderson, Sunderland’da, futbolu seven bir ailede dünyaya geldi. Babası Brian Henderson, bir polis ve amatör bir futbolcuydu. Annesi Liz’de profesyonel bir fitness öğretmeni.

Ailesinin sıkı Sunderland taraftarlığı Henderson’u, doğduğu şehrin alt yapısına yönlendirdi. 6 yaşında Sunderland’ın kapısından giren Henderson, hocaları tarafından forvet ve sağ kanatta başladı. Daha sonraları ise orta sahaya doğru kaydırıldı. Sunderland’da ilk kez 2008’de A takıma yükseldi. Ocak 2009’da Coventry şehrinin takımlarından Coventry City’e yarım sezonluğuna kiralandı, geçirdiği sakatlık sonucu Sunderland’a geri döndü. Coventry’deki ilk golü, aynı zamanda A takımlar düzeyinde, kariyerinin ilk golüydü ve Şubat 2009’da Norwich’e karşı attı. Sunderland’deki golünü de Lig Kupası’nda Birmingham’a attı. 2011 yılına kadar Sunderland’de kaldı ve son iki sezonunda kulübün sezonun genç oyuncusu seçilmeyi başardı.

MANCHESTER UNİTED’IN KAPISINDAN DÖNDÜ!

Sunderland’da bir dönem, Liverpool’a imza atmadan önce Manchester United’ın kapısından döndü, belkide tarihin akışını değiştirmiş oldu. Alex Ferguson’ın eski öğrencisi, Manchester United’ın unutulmaz futbolcularından ve dönemin Sunderland menajeri Steve Bruce, Jordan Henderson’ı ısrarla Manchester United’a öneriyor ancak Ferguson bu transferi onaylamıyordu. Efsane menajer Alex Ferguson, Jordan Henderson hakkında, “Henderson’ı defalarca izledik, Steve Bruce’un onun hakkında gereksiz bir hevesi vardı. Koşu stilini beğenmedik. Modern futbolda bu koşu tarzı ilerleyen zamanda ona sorun yaratacak” diyordu. Ferguson, Henderson’ın yerine, genç İngiliz futbolcu Phil Jones’u Blackburn’den, hemen hemen aynı ücrete United’ın kadrosuna katacaktı. Bugün Liverpool’un kaptanı olan Jordan Henderson’un, Liverpool’ a transfer olmadan önce yaşadığı bu olayı da Sir Alex Ferguson’ın yayımladığı otobiyografisinden öğrendik.

Haziran 2011’de, FSG’nin ilk önemli transferlerinden biri olarak, 20 milyon sterlin karşılığında Liverpool’a katıldı. Tesadüf bu ya, ilk karşılaşmasına da eski kulübü Sunderland’e karşı 1-1 berabere kaldıkları maçta çıktı. Aynı yılın ağustos ayında, Henderson, Liverpool adına ilk golünü Anfield’da, bir Premier Lig karşılaşmasında Bolton Wanderers’a karşı attı. Jordan Henderson, eski takımında yakaladığı istikrarı devam ettirdi ve ilk sezonunda tam 37 lig maçında forma giydi.

Transferinden 14 ay sonra Brendon Rodgers tarafından Clinton Dempsey karşılığında Fulham’a satılmak istendi. “Zor bir andı ve çok net hatırlıyorum.” diyor o zamanlardan bahsederken Henderson. “Hearts’a karşı Anfield’da oynayacağımız Avrupa Ligi eleme maçına hazırlanıyorduk. Her zaman olduğu gibi Hope Street Hotel’de buluştuk ve kapım çalındı, hoca bizimle konuşmak istiyordu. Brendan Rodgers’a haksızlık etmek istemem, gerçekten de yalnızca bir konuşmaydı.

Fulham’a gitmem için bana bir fırsat verildi ama bu fırsatı ne istiyordum ne de bu fırsattan hoşlanmıştım. Hala kulübe çok fazla şey verebileceğimi hissediyordum. Teknik direktöre takımına gireceğimi göstermeliydim. Onun takımında, bu kulüpte oynamak için her şeyi yapmaya hazırdım, onlara yanıldıklarını gösterecektim. Gösterdim de.”

GERARD: “HENDERSON, KULÜP İÇİN ÖNEMNLİ BİR OYUNCU OLACAK”

Liverpool’a geldiği ilk yıllarda kaptan Gerrard ile birlikte yakınlık kurduğunu daha sonraki röportajlarında anlatıyordu: “Ligi kazanmaya yakın olduğumuz zamanlarda Steve’le sık sık konuşmalarımız oluyordu. İngiltere Milli Takımı’ndayken de Steve’le birlikte çalışma fırsatı yakaladım. Anlayacağınız onunla konuşabileceğim çok güzel birkaç yıla sahip olma şansına sahiptim. Bu gerçekten benim üzerimde büyük bir fark yarattı.”

Bir zamanlar Henderson’ın odasında kendi posteri olduğu için şakayla karışık yaşlandığını hissettiğini söyleyen Gerrard, Jordan’ı dikkatle izliyordu. “İşler yoluna girecek, biliyorum.” demişti. “Kulüp için çok önemli bir oyuncu olacak.”

2013-14 sezonuna Rodgers’ın Liverpool’u fırtına gibi başladı ve şampiyonluğun en güçlü adaylarından biri haline geldi. İnanılmaz işleyen hücum hattı Suarez, Sterling, Sturridge ile ligi darmadağın ettiler. Henderson da Gerrard ile beraber bu takımın kilit taşıydı. 2014 Nisan ayında iç sahada kazanılan Manchester City maçının ardından şampiyonluk şarkıları daha güçlü söylenmeye başladı. Ancak takımın en önemli oyuncularından Henderson o maçın son anlarında kırmızı kart görmüş ve iki maç ceza almıştı. Norwich maçında fazla aranmayan bu eksiklik Chelsea karşısında fazlasıyla hissedilmiş ve şampiyonluğun kaçmasının en önemli nedenlerinden biri olmuştu. 2020’de kazanılan şampiyonluk belki de o sezon yaşanabilir ve tarih erken yazılabilirdi. Dramatik bir şekilde kaçan şampiyonluğun ardından takımda büyük bir yıkım yaşandı. Dünya Kupası’nın ardından önce Luis Suarez, 1 yıl sonra da Raheem Sterling takımdan ayrıldı. Kırmızılar’ın efsanevi kaptanı Steven Gerrard da fiyasko ile sonuçlanan 2014-15 sezonun ardından takımdan ayrılıp ABD’nin yolunu tuttu. Gemiyi terk etmeyen ise Jordan Henderson olmuştu.

“BABAM TEDAVİ SÜRECİNDE BİZİ GÖRMEK İSTEMEDİ”

Tam da o sezon Henderson babasının kanser olduğunu öğreniyordu ki, hayatının belki de en zor zamanları olacaktı. Babası Brian’a birkaç ay önce gırtlak kanseri teşhisi konmuştu. Henderson yaşananları “Bu benim için tam bir şoktu.” diye anlatıyordu. “Babam tedavi olduğu süre boyunca bizim kendisini görmememizi istememişti, bu sebeple onu en az beş ay boyunca görememiştim. Olanların karşısında başımı öne eğdim, kendimi oyunuma verdim çünkü babamın bizi izlediğini biliyordum ve bizim kazanmamızın babama mental açıdan yardım edebileceğinin farkındaydım. Babama ocak ayının sonunda teşhis konmuştu, ben de futbol oynadığım zaman elimden gelenin en iyisini yapıp babamı ayağa kaldırmaya yardım edecek her şeyi yapmaya çalıştım.”

Steven Gerrard’ın ardından takım kaptanlığına kim getirilse getirilsin eleştiri oklarının hedefinde olurdu şüphesiz. Jordan Henderson’da bundan fazlasıyla nasibini aldı. Henderson birçok kişiye göre Liverpool kaptanlığını yapacak seviyede olamayan, yetenekleri kısıtlı, sıradan, çalışkan bir takım oyuncusu olarak görüldü. Ancak kulübün efsanesi ve bir önceki kaptanı Steven Gerrard kendinden sonra takım kaptanı olarak onun ismini önermişti. Kaptanlığa yükselen Henderson, özellikle 2018-2020 sezonları arasında da gösterdiği performans ve sergilediği liderlik ile nitekim, efsane ismin de seninle gurur duyuyorum dediği bir isim haline geldi.

KLOPP’UN GELİŞİ HERŞEYİ DEĞİŞTİRDİ

 Ekim 2015’te Jürgen Klopp’un takımın başına gelmesiyle beraber Liverpool yıllar içinde kabuk değiştirerek bu günlere geldi. Jurgen Klopp’un olumlu etkisinden Jordan Henderson’da nasibini almıştı. Babası şöyle anlatıyordu: “Jurgen Klopp geldiğinde sadece takıma değil, Jordan’ın üzerinde de çok etkisi oldu. Sahada sanki takımın ikinci lideriymiş gibi, öyle değil mi?”

Guardian’a verdiği röportajda Henderson, Jurgen Klopp’un kendisi üzerindeki etkisinden şu sözlerle bahsetti: “Klopp takıma katıldığında sakat olduğumdan dolayı benim için işler zordu. Sürekli küçük detaylara takıldığımdan kendi özümü ve ritmimi bulmam biraz zaman aldı. Ardından Jürgen, sayesinde daha derinde oynamaya başladım. O zamanlar Jürgen dışında o mevkide kullanılabileceğimi düşünen pek fazla insan yoktu ve her maçta beklenileni veremiyordum. Yeterince iyi olup olmadığım sorgulanıyordu ama teknik direktörümüze güveniyordum, çalışmaya devam ettim ve geliştim. Bu fırsatı bulabildiğim için minnettarım çünkü çift yönlü oyunum hem savunma hem de hücum ekseninde gelişti.”

Liverpool’daki en iyi sezonu, Liverpool’un 3 yıllık bir bekleyişin ardından ilk Lig şampiyonluğunu kazandığı 2018-19 sezonuydu. Arka arkaya iki Şampiyonlar Ligi finalinde de Liverpool’un kaptanlığını yaptı. İlk maçı Kiev’de Real Madrid’e 3-1 kaybettiler, ancak 2019’da Madrid’de, Tottenham’ı 2-0 yendikten Liverpool’un tarihinde altıncı kez Şampiyonlar Ligi şampiyonluğunu kazandılar.

Babasının kanser tedavisi görmesinin üzerinden tam 6 yıl geçmişti ki Jordan, Avrupa’nın en büyük kupasını kazanan takımın kaptanı olarak sahaya çıktı ve zaferle sonuçlanan maçın bitiş düdüğü ile saha kenarına gidip babasına sarılarak dakikalarca sevinç gözyaşları döktü. Bu ikonik anın ardından babası Brian Henderson: “Küçükken onu Manchester’da oynanan Şampiyonlar Ligi finaline götürmüştüm. Seremoni müziğinde bana ‘baba bir gün ben de bu kupada final oynayacağım’ dedi. Oğlum bunu iki kez başardı ve birinde kazanan taraf oldu. Onun için çok mutluyum” diyerek haklı bir şekilde gururlanıyordu. O an onu bırakmak istememiştim. Ona dedim ki “Başardın. Yapabileceğini biliyordum.” açıklamalarında bulundu.”

NHS ÇALIŞANLARINA DESTEK

Jordan Henderson, Covid-19 nedeniyle omuzlarına fazla iş binen ve cephede en önde savaşan başta kuzeni olmak üzere sağlık çalışanlarına destek amaçlı kurduğu dernek ile de biliniyor. Henderson bu dernek hakkında şunları söylüyor: “Yaptıkları şeyler ve içinde bulundukları durum hakkında birçok hikâye duyuyorsunuz. Gerçekten zor. Cepheden geçit verdirmemeyi deniyorlar. Onlara yardım edebileceğimiz kadar etmeliyiz çünkü yaptıkları bazı şeyler gerçekten akıl almaz. İnsanlar hayatlarını kaybederken ailelerinin hastanelere alınmasına izin verilmiyordu. Sağlık çalışanıysanız o sırada, insanlar aileleriyle son kez görüşürken telefonu tutan kişi siz olmalısınız. Bu tip hikâyeleri dinlemek benim için çok zor. Cephedeki insanlar korkunç şeyler görüyor ve biz de en azından onlara destek olabiliriz.”

Jordan Henderson, Gerrard’ın ayrılmasının ardından 2015 yılında Liverpool kaptanı olarak göreve getirildi. Liverpool’un Kaptanı olarak Henderson, 2019’da UEFA Şampiyonlar Ligi, UEFA Süper Kupası ve FIFA Kulüpler Dünya Kupası’nı kazandı ve 2020’de takımını kulübün 30 yıldaki ilk lig şampiyonluğu olan Premier Lig şampiyonluğuna taşıdı. FWA Yılın Futbolcusu ödülüne layık görüldü, 2019-20. Hem U-21 hem de üst düzey düzeyde iki kez İngiltere’de Yılın Oyuncusu ödülünü kazandı ve onu bunu yapan ilk İngiliz oyuncu. Çok çalışan ve takıma enerji katan bir oyuncu olarak kabul ediliyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir